18 Mayıs 2012 Cuma

2070 yılından Farz-ı Muhal Paşa röportajıdır.

21 Eylül 2011, 13:34
2070 yılından Farz-ı Muhal Paşa röportajıdır.
FARZ-I MUHAL PAŞA

İLK BÖLÜM: FAY ADASINDAN HAYMANA'YA 
LPG’li pardon Pronükleer yakıtlı uçan kaçan arabamla, Temel Bey’in “Fay Adası” sahilindeki mütevazi yazlığının yapay çim bahçesine iniyorum.
Temel Bey, 2040 Elektronik Hukuk İhtilali sonrasında re’sen emekli edilen Yargıtay’ımızın değerli  üyelerinden.
İhtilali yapan mübaşir robotlara dargın mısınız diye başlıyorum sorularıma.
-         Emekli edilmemin en büyük sebebidir ihtilal diyor. Eski sisteme geçilmeseydi 120 yaşıma kadar rahat çalışırdım. Neymiş efendim 90 yaşında emekli olunacakmış. Peeh peeh. O zaman bizim başkan niye 116 yaşında ve hala başkan. Turp gibi de maşşallah. Bakın Elektronik Hukuk İhtilalini bile atlattı. Dünyadaki ve diğer gezegenlerdeki oy kullanan her  10 Türk’ten 7 sinin desteğini almış
-         İhtilalciler, tüm UYAP sistemini bir gecede çökertip geri dönülmez hale getirdiler. Düşünün yargı sitemi içinde 75 MİLYON dava dosyası var ve hepsi birden puff yok oluyor. 2020 sonrası tüm yargıda Elektronik kayıt tutuluyordu. 2040 daki bu ihtilaliyle  75 MİLYON dava dosyasının çöp sepetine atılması sonrası her şey geriye döndü. Tüm kayıtlar silinmişti. 100 yıl önceki sisteme dönüverdik birden. Yeniden dosyalama ve tozlu arşiv dosya sistemi geri geldi.
-         Devam eden yıllarda, bir daha böyle bir sorunla karşılaşmamak için Yargıtay, Elektronik Bakanlığı’ndan alınarak tekrar Adalet Bakanlığı’na bağlandı.
-         Geçenlerde stajyerlerimi ziyaret için Yargıtay’ın HAYMANA’daki merkez yerleşkesine gittim. Bu vesileyle stajyerlerimi de görüp 2070 adli yılbaşlarını da tebrik edeyim dedim.
-         Esenboğa’dan Haymana’ya HAVA RAY ile 10 dakikada geldim.
-         Yerleşkenin her tarafında, konteynerler, harıl harıl çalışan forktlifler. Şantiyeye mi geldim, gümrüğe mi, limana mı afalladım birden.
-         Laf lafı açtı, bizim haylaz Rıfkı daire başkanı olmuş. Rıfkı’cığım dedim. Kuzum neler oluyor nedir haliniz pek acıyasım geldi size dedim.
-         Rıfkı ağlamaklı bir çehre ve ses tonu ile “sorma be Temel Abi, dosyalar bizi yiyip bitirdi, gömüldük çıkamıyoruz” dedi. . Hayrola hele bir sakinleş, al şu kolonyayı aç aç elini sür şöyle eline yüzüne bağrına dedim. Sakinleş. Hele anlatıver olup biteni. Burada işler nasıl dönüyor. Biz görmeyeli Yargıtay baya değişmiş
-         Ülkedeki dosyaların Yargıtay a daha hızlı sevk edilmesi için 2045 de “Yargıtay Hava Kargo” (YHK) kurulmuştu. Sizin şimdi seyahat ettiğiniz Yargıtay Hava yollarının kurulmasına vesile olmuştur hava kargo.   
-         2069 yılı içinde Yargıtay’a 85 milyon dosya geldi.  Kadrolu tır şoförlerimiz Esenboğa Havaalanı YHK Antrepolarından 40 lık konteynerlerle Yargıtay'ın Gölbaşında ki Antreposuna dosyalarını getirirler.
-         O antreponun yan tarafında ayrı bir fabrika vardı. Kağıt geri dönüşüm fabrikası.
-         O Fabrikaya, Yargıtay da 21. Yüzyılın başlarından kalmış dosyalar gönderilirdi. Sen bilirsin abi o dosyalar PEMBE DOSYALARDI. Yargının halini TOZ PEMBE gösteriyor diye eleştirilince, Elektronik darbeden sonra  dosyaların rengini sanırım 2045 da MORA çevirmişlerdi. Bu fabrikada üretilen MOR DOSYALAR gene YHK ile tüm yurda dağıtılır.
-         Neyse, Yargıtay’a gelen dosyalara döneyim. Gelen dosyalar, Gölbaşı Antreposundan YYT yani Yargıtay Yük Trenleri seyrüsefer amirliğinin trenleriyle Tuz gölünün altında yapılan Yargıtay Depolarına götürülür.
-         Bu Depolar DÜNYANIN EN BÜYÜK KURU ATIK PARDON YARGI DEPOLARI OLARAK Guinnes Rekorlar kitabına girmiştir. Hatta Guinnes Rekorlar kitabının da,çürümemesi ve  kokmaması için tuzlandığı söylentisi, bu depoda bir örneğinin saklanmasından çıkmıştır. En son 7 bin cilt oldu sanırım. Artık, Aydan, Mars’tan, Venüs’ten, Ocaliptüs’ten ve uzaydaki UYDU KENT lerden de rekorlar geldiği için kitaplıktan çıktı tabii.
-         Bizim Ocaliptüs’teki Türklerin ne rekor denemeleri olurdu bir bilsen abi. Bir ara ben de orada UYDU KENT HAKİMİYDİM. Aaah eski günler. Yargıtay da olmaktansa o hor gördüğüm 3 aylı Ocaliptüs’ün adliyesi daha güzel ve rahat.
-         YYT yani Yargıtay Yük Trenleri seyrüsefer amirliğinin tren hattının yavaş olması sebebiyle 2050 lerde, YHYYT yani Yüksek Hızlı Yargıtay Yük Treni projesi gündeme geldi ama halen yapılmadı.
-         2040 İhtilaninin hemen ardından yapılan bu hattaki tren saatte 300 km ile günde ancak 400 bin dosya taşıyabildiği için eleştiriliyordu.  Seksen beş milyon dosyanın Gölbaşı Yargıtay Antreposundan Tuz gölü Yargıtay depolarına taşınması dahi 212 gün on iki saat  sürüyor. 176 gün 6 saat çalışan Tuz Gölü TREN PERSONELİ bu taşımayı bir yılda bitiremiyor. Anlayacağınız milyonlarca dosyanın taşınması bir sonraki seneye kalıyor.
-         O kadar dedim bu işin iki çözümü var. Bizim dosyalarımız çürümesin diye Tuz Gölü nün altına götürülmek zorunda mı evet. O halde ya Esenboğa’dan direkt tuz gölüne Esenboğa’dan direkt YHYYT  hattı yapacaksınız. Bu sayede Esenboğa’ya gelen dosyaların Tuz Gölü depolara taşınması 6 ayda biter.
-         Ya da direkt Tuz Gölü kenarına bir havaalanı yaparsınız 6 ayı da kurtarmış olursunuz. Hız çağında bu ne rezillik canım Temel Abi.
-         Abi dinleniyor olabiliriz. Fazla politikaya girmeyeyim ben anlatmaya devam edeyim.
-         Tuz Gölü depomuz 2 milyon metre kare, burası ile Haymana Yargıtay yerleşkesi arasına yer altından sadece dosya taşınan bir taşıma sistemi kuruldu. Yargıtay Konseyi Başsavcılığında dosyalar beklemiyor artık.
-         Sırası gelen dosyalar direkt o Yargıtay Dairesinin deposuna bu sistemle dağıtılıyor. Her dairenin deposundan da dosyalar forktliflerle ve yılda 176 gün 6 saatliğine çalışma akitleri yapılmış kuzey Afrika dan mevsimlik işçi olarak gelen HAMALLAR ca odalarımıza sevkiyatlar yapılır.
-         Hamallar her yarım saatte bir odalarımızdaki masalarımıza bir balya dosya atarlar. Sanki başımıza çarpar gibi atarlar bazen abi. Bazıları da acıyarak bakar bize.
-         Ama bu hamallar var ya bu hamallar, geçenlerde Yargıtay Konseyi Başsavcılığına dava açanlar olmuş. Neymiş dosya taşımaktan bel fıtığı olmuşlar felan feşmekan.
-         Kardeşim biz de olduk bel fıtığı ne olmuş, açıyor muyuz davayı, al bak abi boyun fıtığı ve göbek fıtığı da var bende.
-         Geçenlerde “ Yirminci yüz yıl Filmleri” kanalında Küçük Emrah’ın Acıların Çocuğunu izledim. Abi haline imrendim. O da sizin Fay Adasında yaşıyormuş abi. Görürsen selam söyle o da yüzü devirdi be abi. 130’a kadar yolu var.
-         Abi dedim ya imrendim acıların çocuğuna, ayda 25 bin TL ve sınırsız Yargıtay Kredi Kartına değer mi be abi bu kadar çalışma.
-         5 saniyede bir dosyayı karara bağlıyoruz.
-         Allah’tan gözlerimize ve beynimize kızılötesi pardon mor ötesi çip taktılar da dosya kapalıyken bile tüm dosyayı bir saniye de okuyabiliyoruz.
-         Sonraki 1 saniyede beynimizdeki hard disk çipindeki araştırma sürüyor.
-         Bir sonraki saniyede ise omurilik soğanımızdaki terazi mantığı ile çalışan haklılık ünitesi mikro çipindeki işlem ve göğüs bölgemizdeki kalpten gelen iletiyi vicdani kanaate çeviren çipten gelen işlem birleşiyor.
-         Bu şekilde oluşan şahsi kanaat bizim dairedeki 1500 hakimin ortak hafıza çipine atılıyor ve 4. Saniyede de oların ortak kanaatleri alınıyor. Şahsi kanaatime 751 olumlu  kanaat gelirse 5. Saniye de dosya, okuma, analiz, karar marar hepsi bitiyor.
-         Ben dedim her şey gene eskisi gibi olsun. Bizi şu hamallarla muhatap etmeyin yeter. Ama bakanlık yeni bir elektronik hukuk darbesinden korkuyor be Temel Abi.
 
-         Rıfkı’cığım yeter daha anlatma. Biz ne güzel günler görmüşüz.
-         Büyük Üstad Sami Selçuk beş buçuk dakikada bir dosya bakıyoruz dediydi de hepimiz hayıflanmıştık.
-         Hiç unutmam Başkan yine 2000 lerde “van munit” demişti.  
-         Bak şimdi hatırladım Rıfkı’cığım, 2011 adli yıl açılışında o zamanki Yargıtay Başkanımız Nazım Kaynak, HER DOSYAYA ANCAK 2 DAKİKA VAKİT AYIRABİLİYORUZ “ mealinde bir şeyler söylemişti.
-         Biz tehlikenin farkına varamamışız, ya bize sizin mor ötesi çiplerden taksalardı.
-         Sahi, ayıptır söylemesi, çipler motoru felan bozmuyor de mi Rıfkı’cım
-         Rıfkı’cım seni baya meşgul ettim. Bak senin hamal oturalı beri üç balya daha yığdı önüne. Hem bana pis pis bakıyo. Rıfkı cım bu hamalın gerçekten sana acıyor ve değer veriyor. Bak dövecek az kalsın beni.
-         Abi sen onun kusuruna bakma. Yarın sabah ki balyaları masa boşalana kadar elinde tutmak zorunda kalacağı için korkuyo. Balyayı benim masa dışında bi yere bırakırsa bi daha bulamaz bu kadar hamal ve balyanın arasında.
-         Geçenlerde bi hamal iki balyayı kaybederek bi çuval inciri berbaat etmiş. Teminat olarak Libya’da Trablus diye bir yer var oralarda eskiden Petrol müdür nedir bi şeyler çıkan yerde 1000 dönüm tarlası varmış. Çöl be abi çöl. Bu tarlasına Newyork’taki Tapu müdürlüğünden ipotek koyarak teminat almış bizimkiler.  Sen misin iki balyayı kaybeden elinden almışlar garibin  tarlayı. Garibim tarlayı neyleyim. Yılda bi çuval incir getiriyodum çoluğa çocuğa bak ondan da olduk. Bi çuval inciri berbat ettim diye ağlıyordu.
-         Tarla dedesinden  kalmış oğlanın. Şey adı Kallavi miydi neydi aklıma gelmedi. Hani tarih filmlerinde çöl delisi bir devlet başkanı var ya.
-         Haa Kaddafi’yi diyosun seen. Sahi onun torunu muymuş? Vay bee bi zamanlar Paris’e çadır kurardı o adam.
-         Servis ufobüsüne yarım sat kalmış Temel abi şu balyalara bir el atsana. Ahh belim…
Ocaliptus Krakeri alır mısın? Lafa daldık bi şeyler ikram etmeyi dahi unuttum.
Sana bizim adanın altından geçen fay hattı yarığına çıkan lavları göster miş miydim. Hadi gel daha sonra devam edelim.  Bak bir Yargıtay ziyaretimi dahi tam anlatamadım size evladım.
Engin tecrübe ve yaşanmışlıklarınızla bize ışık oluyorsunuz sayın Temel Bey. Gevrek için teşekkürler.
Fay Hattı mı dediniz. Merak ettim…

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 8 yorum mevcut

    • Haluk 4 ay önce yorumlandı

      devamını bekliyoruz paşam.

    • Rıfkı 8 ay önce yorumlandı

      yargıtay Başkanının açıklaması üzerine bu yazı iyi gittti.
      Hakimlere çip takarlar yakında. Sabahlara kadar başka türlü çalışılmaz heralde de mi?

    • Paşa bela 8 ay önce yorumlandı

      23 katlı Yeni yargıtay Binasından Haymana'ya ne zaman geçilecek Paşam?
      Yıl 2030 da felan mı:))

    • Yeliz 8 ay önce yorumlandı

      Merakla bekliyorum devamını:)

    • orkun 9 ay önce yorumlandı

      Bu siteyi uzun süredir takip ediyorum. Hukuk sitesi doğal olarak hep ciddi haberler var. Irmak'ın istediği isimle seslenirsem "Paşa baba" nın yazıları bu sitenin fenomeni olacak bence. İşte buraya yazıyorum....
      yazdım.,

    • Irmak 9 ay önce yorumlandı

      Hakimler başka türlü dosyaları okuyup karar veremezlerdi. çip iyi fikir. çipler Motoru bozmaz demi Farzı Muhal Paşa...
      size "paşa baba" diyebilir miyim...?

    • Avukat Hakları 9 ay önce yorumlandı

      Hakim Rıfkı Bey "ayda 25 bin TL ve sınırsız Yargıtay Kredi Kartına değer mi be abi bu kadar çalışma." diyor. Parası bi tarafa ama sınırsız kredi kartı olayı güzel. Bana uyar ben çalışırım. Kredi kartlarına takla attırmaktan kurtuluruz bu sayede.... İleride böyle bir şey olacaksa hemen hakimliğe geçeli. Avukatlıktan hakimliğe geçmedeki Yaş sınırı da 45 e çıkarmaları iyi oldu. 3 yılla kurtarıyoruz. 90 a kadar çalılsak yeter. Ömrü uzatma çalışmaları iyi gitmiş anlaşılan. İlk Hakim 120 den fazla o zaman...
      Ha ha ha cidden komik yazı olmuş. Kurgu için kafa patlatmışsınız. Hukuk yazılarında bu yeni bi şey gördüğüm. devamını dileriz.

    • Uğur Y. 9 ay önce yorumlandı

      Usta bu nedir böyle? Yazınızı okuyunca önce afalladım. Daldıkça dalmışsınız Haymana'ya:)))
      En çok başkana ve kallavi nin torununa güldüm.

    TÜM YORUMLAR

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Okur Profili Anketi. LÜTFEN MESLEĞİNİZİ BELİRTİR MİSİNİZ?

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV