Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey…” diye başlayan kitabında Oktay Akbal “Çünkü yeryüzünde savaş vardı, İnsanlar sebebini bilmeden ölüyor, öldürüyorlardı. Barış günlerinin insanları artık yok. Nice tanıdığım insanların şimdi hepsi bana yabancı geliyor. İyileri kötü, cömertleri hasis, duyguluları katı yürekli oldular. Ah, o ekmeğin bozulması, insanların mayası muhakkak ki ekmektir.” Der.
        
Ekmeğin bozulması, insanın mayasını ve insanı da bozmuştu.
        
Peki, bundan “dönüş” mümkün mü idi.
        
Geleceğe Dönüş” özgün adı ile “Back to the Future” filminde yönetmen; bir delikanlının, yanlışlıkla geçmişe döndüğü zaman, müstakbel anne ve babasının tanışmalarını ve aşık olmalarını engellediği için, bu hatasını düzeltmek amacıyla geçmiş ve gelecek arasında yaptığı gidiş gelişleri konu edinir.
        
Yaşadığımız günlerdeki “kaos”u görünce insan düşünmeden edemiyor.
        
Geçmişte yapılan hata nerede idi diye...
        
Önce ekmeklerin bozulduğu” gibi “Önce Türkiye’nin idari yapısı ve zihniyeti bozulmuştu.
         
Kısaca “kimyası” bozulmuştu.
        
Bu bozukluğu düzeltmek için bir “Back to the Future” yaparak 1989 yılına “67 Vilayet” dönemine gidilmesini zorunlu görürüm.
        
29.Ekim.1923’de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra idari sistemde değişikliklere gidilmiş ve nihayetinde 67 Vilayet (İl) kurularak, uzun seneler boyunca bu idari yapı ile oynanmamıştı.
        
Alfabetik sıraya göre “Zonguldak” taşıdığı plaka numarası ile 67’nci son İl idi.
        
1989 yılında eklenen yeni il’lerle ne alfabetik sıra kaldı ne bir şey.
        
Bu düzenleme Milli Selamet Partisi kökenli, Anavatan Partisinden gelen Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde yapılmış, idari, adli ve düşünce alanındaki çözülme süreci de böylece başlamıştı.
        
Türkiye büyük bir sinema platformuna dönüştü, herkesin kaseti herkesin cebinde idi.
        
Devletten en büyük ihaleleri, kıyakları alanlar, milletin anasına avradına sövdü, bir şey olmadı.
        
En yüksek maaşı alanlar, devletin kuyusunu kazdılar, kimse aldırmadı.
        
Gericilik, bölücülük, soygunculuk “geçerli” , Atatürkçülük, vatanseverlik “geçersiz” oldu.
        
Sonraki süreçte yalnız İl’ler değil, “İl’lerin adı” bile değişti. Türkçe dışında, bilinmeyen bir dil oldu.
        
Daha sonra çuvallarla gelen torba yasaların, demokratik, laik Cumhuriyet düzenine verilen zararların; bürokraside, idari, adli yapıdaki “paralel” ve “dikdörtgen” yapılanmaların, artık, tek tek düzeltilmesi mümkün değildir.
        
Hangi kanunu kaldırıp, hangisini düzelteceksin.
        
Pislik ve bozulma bulaşıcıdır, temizlik ve düzen ise bakım ister.”
        
Önce ekmeklerin mayasının bozulması gibi, Türkiye’nin ve Türk halkının mayası, çağdaş kafası ve idari yapısı bozuldu.
        
Geleceği düzeltmek için; önce geçmişi, sonra bu günü düzeltmek gerekir.
        
Geçmişe gidip, 67 İl’den sonraki tüm yapılanları silmek gerekir.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.