Ülkemizde sıklıkla “işçiye tazminat müjdesi” haberleriyle gazetelerde yer alan ve iş hukukunda da büyük önem taşıyan hususlardan biri kıdem tazminatıdır.

Kıdem tazminatının hesaplanmasında işçinin iş akdi hangi tarihte yapılmış olursa olsun önemli olan fiilen ne zaman işe başlanmış olduğudur. Ve fiilen çalışmaya başlamış olan bir işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için de en az 1 yıl süreyle o işyerinde çalışıyor olması gereklidir. Fakat çalışma hayatı içerisinde hastalık, gözaltı, tutukluluk, muvazzaf askerlik, zorlayıcı nedenler gibi öyle bazı durumlar gerçekleşebilir ki işçi, işverene karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu iş görme borcunu ifa edemeyebilir. Peki çalışmaksızın geçirilmiş olan bu süreler kıdem tazminatının hesaplanmasında dikkate alınacak mıdır? Veya alınmalı mıdır?

Öncelikle kanunun lafzına bakarsak; “işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı…” ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanunkoyucu hizmet akdinin devamını esas almış, bu sürenin mutlak suretle fiilen çalışılarak geçirilmesini aramamıştır.

Muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmek amacıyla iş ilişkisine devam etmeyen işçi bakımından da kesintisiz bir fiili çalışma mevcut değildir. İlk olarak belirtmem gerekir ki muvazzaf askerlik süresinde iş ilişkisi devam etmemesine rağmen borçlanılan muvazzaf askerlik dönemi kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaktadır. Yargıtay’ın konuya ilişkin kararları da muvazzaf askerlik süresinin kıdeme dahil edileceği yönündedir. (Y9HD. 03.05.2007 27606/14024; Y9HD. 29.03.2004 17421/6470)

Bu sonuca varılmasının dayanağı ise, kanunda ifade edildiği üzere değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi gereğidir. (1475 sayılı İş Kanunu m.14). Ancak bunun için iş akdinin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre emeklilik veya toptan ödeme almak amacıyla sona erdirilmesi gerekmektedir.

Askerlik süresini borçlanan işçinin sigortalılık süresinden saydırmak amacıyla sosyal güvenlik kurumlarına borçlanmış olduğu söz konusu muvazzaf askerlik süreleri de sanki kamu kuruluşunda çalışılmış gibi kıdemden sayılacak ve kıdem hesabında dikkate alınacaktır.

Kıdem tazminatının miktarı, işçinin işe başladığı tarihten itibaren her geçen tam yıl için işverence ödenecek olan otuz günlük ücret tutarıdır. Söz konusu ücret ise işçinin son brüt ücreti olacaktır.

İşverence kıdem tazminatı zamanında ödenmez ise kanun özel bir faiz hükmü getirmiştir. Buna göre “mevduata uygulanan en yüksek faize” hakim hükmedecektir. Son olarak belirtmek gerekir ki kıdem tazminatı alacağı için on yıllık zamanaşımı mevcuttur. On yıllık zamanaşımı, işçinin son çalışmasının bitimi tarihinden itibaren başlayacaktır.
 
Stj. Av. Karsu KÜÇÜK
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.