Ekonomik gelişim sürecinde banka sistemi  üzerindeki hareketlerin  finansal  sektörde izler bırakarak  devam ettiği görülmektedir.  Banka sistemi verilerinden  yola çıkılarak yapılan toplu vergi incelemelerinde  pek çok kimsenin vergi kaydı olmadığı hatta herhangi bir şirkette ortaklığının bulunmadığı görülmektedir. Banka hesaplarından  yola çıkılarak yapılan  vergi incelemelerinde hesap sahibi adına yüksek montanlı paraların girip çıktığı görülebilmektedir. Bu gibi durumlarda vergi müfettişleri hesap sahibine çeşitli sorular yöneltmektedirler. Bu sorular kısaca şöyledir:

1) Hesap  sahibi  kimsenin gerçek  usulde veya basit usulde   vergi kaydının  bulunup bulunmadığı

2) Hesap  sahibinin herhangi bir anonim veya Limited şirkette  ortaklığı, müdürlüğü vs. durumunun olup olmadığı

3) Hesap sahibinin   herhangi bir tarihte gayrimenkul, otomobil veya kıymetli bir varlık satışının  bulunup bulunmadığı

4) Hesap sahibi adına yut içinden veya yurt dışından gönderilen havale, para ve EFT’nin mahiyeti

5) Gelen paraların hesap sahibinin mevduatına girdikten sonra  kimlere ve nerelere bu paraların  transfer edildiği,

6) Hesaba giren paranın bilahare kimlere hangi maksatla geri transfer edildiği, bu  transfer karşılığında herhangi bir fatura veya belge alınıp  alınmadığı konuları,

7) Hesaba gelen paralar veya konulan çeklerle ilgili  karşı tarafa  fatura düzenlenip düzenlenmediği,

8) Vergi kaydı olmayıp ancak banka hesabı  bulunan bu  kimseye  gelen havalelerle ilgili  havale yollayan kimselerin hukuki durumu, bu kimselerin  bu  paraları  bir iş veya mal karşılığı mı yolladıkları,

9) Vergi kaydı olmayıp, ancak kendi adına bankada açılan  hesaba gelen paraların  daha evvel bu  hesap sahibi tarafından bu  kimselere elden veya başka şekillerde yollanan paraların bulunup bulunmadığı, bu  paraların  herhangi bir faiz mukabilinde  gelen  para olup olmadığı,

10)Vergi kaydı olmayan hesap  sahibi adına  gelen ve giden paraların  herhangi bir çek kırdırma ile ilgili  olup olmadığı vs.

11)Banka sistemi üzerinden geçirilen büyükmontanlı para transferlerinde şüpheli işlemlerin  varlığının  tespiti halinde bu durum  MASAK ve ilgili kuruluşlara bildirilmektedir. Kuşkusuz bu gibi şüpheli işlemlerin taraflarının  vergi kaydı olmaması  veya herhangi bir  şirket ortaklığının bulunmaması gibi durumlarda ortaya çıkabilir.

Banka sistemi verileri üzerinden hareket edilerek yapılan  toplu vergi incelemelerinde  hesap sahiplerinin bizzat görüşlerine müracaat edilerek bu paraların içerikleri sorgulanmaktadır. Ülkemizdeki kayıt dışılık ve istihdam üzerindeki vergi ve sigorta primleri dikkate alındığında kayıt dışılığın %65’in üzerinde olduğu ve vergi ve sigorta yükünün  ise %42 civarında olduğu ifade edilmektedir.

Diğer yandan, kayıtlı çalışanların düşük  tutardan  bordrolarda  gösterilmesi ve bunlara açıktan fiili ücretlerin ödenmesi önemli bir kayıt dışılığa neden olmaktadır. Ülkemizde, KDV oranlarının  çok yüksek  olduğu yıllar  itibariyle giderek bu oranların düşmesine rağmen   belli sektörlerde KDV oranları çok yüksektir. Özellikle, inşaat ve tekstil sektöründeki KDV oranlarının  aşağı çekilmesi ile beraber bu  sektörlerde kayıt dışılık  önlenememektedir.

Bankalar ve finans sektörü üzerinden  yapılan para transferleri çoğu zaman vergi kaçağına neden olabilmektedir. Maliye banka verilerinden hareketle toplu vergi incelemeleri  4 – 5 yıldır sürdürmektedir.  Bu  vergi incelemelerinde yaygın olarak kayıt dışılık takip edilmektedir.   Bu incelemeler neticesinde kayıt dışı işlemler yaparak veya bu işlemlere aracılık edenler banka sistemi üzerinde iz bırakanlar yüksek vergi, ceza ve gecikme zamları ile karşılaşmalarına neden olacaktır. Özellikle incelemelerin zamanaşımı süresi olan  5 yıla yayılması  halinde pek çok kimse vergi kaydı açılarak  yüksek  cezalı tarhiyatlara maruz kalmaktadırlar.  [1]

İşletme ile bağlantılı kayıt dışı  banka hesabı ve işlemi saptandığı takdirde  konu kendi içerisinde analiz edilerek  yapılan uygulamalar işletmenin gelir tablosunda yer alan satışların  maliyetinden işçilik  maliyetleri arındırılarak ortaya çıkan  tutar  bulunmaktadır. Brüt satışlar, bu kaleme bölündüğü takdirde brüt satış kar marjı hesaplanmaktadır.  Kayıt dışı hesaba giren  ve açıktan hasılat değerlendirilen tutar yukarıdaki şekilde bulunan brüt kar marjı ile  çarpılarak  hesaplanan açıktan kazanç vergi tarhiyatına esas kazanç olabilecektir.  Kayıt dışı  hasılat nedeniyle hesaplanan KDV de hesaplanmak  suretiyle işletmenin KDV beyannameleri yeniden  düzenlenebilmektedir.  Kayıt dışı  hasılata ait olarak  tevsik zorunluluğuna uyulmadığı için de açık hasılatın %5’i nispetinde VUK md. 355 hükmü gereğince özel  usulsüzlük cezası kesilebilir.        Kesilen bu gibi cezalar açısından tarhiyat öncesi uzlaşma talebi mümkündür.  Bu gibi cezalar inceleme raporuna dayalı olarak kesilmiş ise tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamında olduğu bilinmelidir.

(Bu köşe yazısı, sayın Av. N. Gaye ALPASLAN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

----------------
[1] YAZ Dursun Ali, “Maliyeciler Nerden Buldun Sorusunu Sorabilirler mi?”, Vergide Doğru Bilinen Yanlışlar,  HUD Yayınları,  İstanbul 2011, s.214-218. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.