Türkiye Barolar Birliği 25/26 Mayıs tarihinde yaptığı 32. Olağan Genel Kurul’u ile 8. Başkanını ve Kurul’larını seçti.
   
Türkiye’de bulunan yaklaşık 80.000 Avukatı barındıran 79 Baro’dan gelen 447 delegenin oy kullandığı seçimde adaylardan; Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu 209 oy, eski Başkan Vedat Ahzen Coşar 159 oy, İstanbul Barosu avukatlarından olan üçüncü aday 68 oy aldı.
   
Eski Başkan’a yaptıklarından ötürü teşekkür ederken, yeni Başkan’dan daha büyük hizmetlerin beklenmesi doğaldır. Zira Türkiye’de en fazla yakınılan kurumların başında “adalet ve yargı” en fazla ötelenen mesleklerin başında ise “savunma” gelmektedir.
   
İnsanlık varolduğundan beri, insanlar için önde gelen iki olgudan biri “sağlık” diğeri “adalet” tir. Biri olmazsa, diğerinin kıymeti olmaz.
   
Sağlığın temel ayağı ”doktor”,adaletin temeli “Avukat” tır. Savunmanın olmadığı yerde adaletten söz edilemez. Ama üzülerek belirtmek gerekir ki toplumda en fazla hırpalanan, güvenceden yoksun olan da bu iki meslek gurubudur.
   
Seçim öncesinde yaptıkları açıklama ve konuşmalar ile, Türkiye Barolar Birliğinin eski Başkanı ve yeni seçilen Başkanı bu konularda benzer şeyler söylemişler ve “yargının siyasallaştığına” dikkat çekmişlerdir.
   
Yapılan konuşmalarda “yargının tarafsız ve bağımsız olmadığı, siyasi iktidarın tesiri ve hatta güdümü altına girdiği” vurgulanmıştır.
  
  Bunlar ciddi ithamlardır.
   
Tüm adliye bina ve salonlarında yer alan “Adalet Mülkün Temelidir” yani “Adalet Ülkenin Temelidir” ibaresi hatırlandığında, bu temelin sağlam olmaması ve güvenilmez olmasının, ülkenin varlığını da tehlikeye düşüreceği keyfiyeti gözden kaçırılmamalıdır.
   
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yer alan ve değiştirilmesi bir yana, değiştirilmesinin teklif edilmesi dahi mümkün olmayan maddelerinin tartışıldığı, Cumhuriyetin niteliklerine yönelik tehditlerin giderek arttığı, demokratik, laik, Atatürk ilkelerinin dışlandığı, ülke ve millet olarak bölünmezlik ilkesinin yıpratıldığı, gerici ve bölücü akımların meydanı boş bularak at koşturduğu, dış ve iç tehditlerin arttığı bir dönemde Barolara, Barolar Birliğine, Avukatlara ve tüm Atatürkçü güçlere daha büyük ve önemli görevler düşmektedir.
   
Barolar Birliği, Barolar, Avukatlar, tüm vatansever kişi ve örgütler birbirine destek vererek, kenetlenerek; Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milleti ile bölünmez birliği ve bütünlüğü, demokratik, laik, Atatürk ilkeleri için çalışmalıdırlar.
   
Çalışacaklar ve başarıya ulaşacaklardır.
     


Bu köşe yazısı, sayın Av. Erdem AKYÜZ tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner138