Türk siyasi hayatı, var olan gücün kendi alternatifini doğurduğunun örnekleri ile doludur. Demokrat Parti-Adalet Partisi, Refah Partisi-Saadet Partisi-Adalet ve Kalkınma Partisi örnekleri bir çırpıda söylenebilecek olanlardan. 

Son günlerde, şu an milletvekili olmasalar da ve Adalet ve Kalkınma Partisinin alternatifi olabilecek gibi görünmese de, Hüseyin ÇELİK, Bülent ARINÇ, Suat KILIÇ gibi isimlerin, siyasi bir dalgalanma oluşturdukları ortada. Esasen, bu isimlerin açıklamalarının önem kazanmasının nedeni son 2-3 yıldır zaten bilinen fikirlerinden çok, birilerince peylenmiş yazarların bu isimlere fütursuzca saldırmasıdır. Ama konumuz bu peylenenlerin ettikleri laflar değil. 

Asıl üzerinde durulması gereken bu siyasi dalgalanmanın ne anlam ifade ettiği ve gücünün tahlilidir. Bir isim var ki, oyuna dahil olması, bu dalgalanmaya ayrı bir güç katmıştır. Cemil ÇİÇEK. Evet, günlük siyasi anaforlara dahil olmayıp, hep uzun vadeli siyasi oluşumların yapı taşını oluşturanlardandır Cemil ÇİÇEK. İşte bunun içindir ki, siyaset arenasında bir konuya temas etmesi demek o meselenin gözden kaçırılamayacak kadar önem arz edeceği anlamına gelir. Bu işaretlemeye binaen konunun ele alınması zorunludur.

Gidenlerin yerine konulmaya çalışılan yazar ve siyasetçi tayfasına karşı eski arkadaşlarına kol kanat germesi, kendi ifadesi ile Onlara “şehadet etmesi” bu ekibin soyunduğu mücadelenin en baştan takip edilmesi gerektiğini gösteriyor.  

En son Mustafa ŞENTOP’un “yeni bir anayasa yapamazsa yeni bir seçim olur” şeklindeki açıklaması da olup bitenlerle birlikte okunduğunda şu anlam çıkmaktadır: Uzun zamandır konuşulan, Saray ve etrafının, Davutoğlu hakkındaki tereddüt ve hatta kabul görmeme yönündeki fikirleri ile Davutoğlu ve cesaretten yoksun ekibinin çatışması, bu güne kadar olduğu gibi AKP Genel Merkezinde hapsolmayıp siyaset sahnesine taşacak demektir. Mustafa ŞENTOP siyasetin içinden gelen biri değil. Ama bu kadar keskin bir laf edebiliyorsa, bu laf O’na söylettiriliyor demektir. Elbette bu çıkışların bir hedefi var. Ama ilk hedefin Davutoğlu’nun yıldızlarını dökmek olduğu gün gibi açık. 
 
Bizi siyasette bu çatışma ekseninde hareketli günlerin beklediği kesin. Amma sokaktaki vatandaşın bile aklına gelen ilk soru şu: Recep Tayyip ERDOĞAN’ın bileğini bükebilirler mi? En neticede siyaset de bir mücadele alanı ve Cumhurbaşkanı’nın çok güçlü bir siyasetçi olduğu, şu ana kadar hiçbir rakibinin, O’nun karşısında dişe dokunur bir başarısının olmadığını biliyoruz. 

Ancak Cumhurbaşkanı da bu güne kadar ki başarısını aslında yol arkadaşları olan bu isimlerin etrafındaki sıralanması ve bir orkestra gibi uyumla hareket etmesine borçluydu. Bu ekip hep birlikte iken geride kalan 13 yılda diğer tüm muhalefetin en büyük dezavantajı, AKP kadrosunun en iyi olması idi. Düşünün bi, hangi takımı kursanız Messili, Fabergaslı, Neymarlı, Ardalı … bir Barcelona’dan daha iyi olabilirsiniz ki? Zaten en iyilerin hepsi bir arada Barcelonada. 

Gelin görün ki, artık tüm kadro takımın en iyisinden şikâyetçi ve O en iyisi olsa da artık tek başına. Herkesin malumu üzere, Cumhurbaşkanı bu yol arkadaşlarından kimilerinden boşalan yerleri ya hiç dolduramadı, yada gidenler kadar iyi olmayanlarla takviye etmeye çalıştı. 

Rahmetli Özal da Cumhurbaşkanı olduktan sonra, kendisinden boşalan Başbakanlık makamını kim eli ile nasıl kontrol edeceği hususunda takıldı ve sonunda ANAP bitti. Yani kademe atlayan her başarılı siyasi figür arkasından gelecek olanı da kontrol etmek istediğinde bu çatışma kaçınılmaz olmuş.

Cumhurbaşkanı’nın, kendisinden boşalan Başbakanlığı da kontrol etmek istemesi, bundan kaynaklanan çatışma, AKP Genel Merkezinden geçmişi siyasete dayanmayan birinin bile Başbakanı tasfiye edercesine sözler söylemesi, bu güne kadar ki en başarılı kadrosunun Recep Tayyip ERDOĞAN’ın karşısında sıralanması, tüm bu sayılanlar, doğal bir liderden yoksun olsa da bu ekibin, Recep Tayyip ERDOĞAN’ın istediklerini yapmasına bayağı mani olacağa benziyor. Yani Başkanlık mücadelesi epey zorlu geçecek gibi.


Av. Murat ARAÇ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.