Canlar gidiyor, İçimiz yanıyor, ciğerlerimiz parçalanıyor.

Derdimiz ortak biliyorum;  ama hepimiz de derdimizi anlatacak kimsenin olmadığını, hatta derdimize deva olmadığını, en kötüsü ne yapsak boşuna olduğunu düşünüyoruz...
           
İşte en kötüsü de bu; yani her şeyi çalanların, umutlarımızı da çalmaları... 
           
Oysa umut hep var ve kimse yokken sen varsın...
           
Eskiden hayallerimiz vardı, yarınlara dair umutlarımız vardı. 
           
Sokaklarda dolaşırdık özgürce ve birbirimizin gözlerine bakar selam verirdik samimiyetle.
             
Oysa şimdi öyle mi? Sokaklarda korku, evlerde kaygı ve yürekler yangın yeri. Yüzlere bakılmıyor artık, çünkü bakılacak yüz bırakmadı ayrıştıranlar... 
           
Zaten insanlığı kaybettiğimizden beri huzur da kalmadı, güven de...
           
Kırmızı plaka sevdalıları, koltuk düşkünleri vardı hep ve onların  peşinde koşanlar... Doğruyu söyleyenler kovuldu hep köyden ve  şarlatanlara itibar edildi.
           
Şaşırmayın yaşadıklarınıza sizin eserinizdir bugünler ve dün bugünü düşünmeden yaptıklarınızdır. 
           
Sloganlarınızın, ideolojik takıntılarınızın, önyargılarınızın, sorgulamadan yaptıklarınızın , düşünmeden yaşadıklarınızın eseridir bugünler...
           
Bırakın günlük çıkarlarınızı, bırakın zafiyetlerinizi, bırakın para sevdanızı, bırakın iktidar hırsınızı, bırakın kırmızı plaka aşkınızı, bırakın koltuklarınızı...
           
Bakın babasız kalmış bir çocuğun gözlerine ve bakın evladını kaybetmiş bir ananın yüzüne, bakarsınız ama etkilenmezsiniz siz...

Çünkü siz insanlığınızı kaybetmişsiniz, sizin kalpleriniz taş kesilmiş, sizin beyinleriniz satılmış ve sizin vicdanlarınız yok olmuş...

Azıcık dürüst olun, azıcık samimi olun, azıcık doğru olun, doğrudan yana olun ve azıcık insan olun... Uzun ve boş cümleler kurup sömürdüğünüz ve içini boşalttığınız değerlere azıcık sahip çıkın ve değerleri yaşayın...

Sözünüz ve eyleminiz bir olsun…

Sadece bugünleri değil yarınları da düşünün... Biraz da elinizi taşın altına koyun... Bu arada lafım anlayan herkese... Anlamayanlara da sizler anlatın...    

(Bu köşe yazısı, sayın Av. Halil SARI tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)                                                    
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hayrettin Özmen 2 yıl önce

demek ki doğruları da söyleyen birileri varmış.

Avatar
Ali Tursener 12 ay önce

Söz ve eylem birlikteliğini yani dürüstlüğü ne güzel tarif etmişsiniz Üstad.

Avatar
Yaşar Olguntaş 12 ay önce

Bir memleket sorgulamayanlar yüzünden bu hale geldi.