Son zamanların popüler konusu.  Eşlerden biri diyor ‘’boşanıyoruz.’’. Diğer eşe bakıyoruz hiç oralı bile değil. Bazen müvekkiller geliyor boşanmaya hevesli ama bir bakıyorsunuz ‘’avukat hanım süründürelim’’ diyor. Ben dava dosyalarında o işlere hiç karışmıyorum gerçekten. ‘’Hakkımı almadan boşanmam’’ diyeni anlayabiliyorum ve hatta ‘’yuvamı kurtarırım, zaman lazım’’ diyene bile saygım sonsuz ama sırf kötülük olsun diye birinin hayatını etkilemek bence kusurlu bir davranış biçimi. 

Bu yazımın konusu yuvasını kurtarma ümidi olan bunun için de zamana ihtiyacı olan eşler için verilebilecek taktikler oluşturuyor.

Açılmış bir dava varsa dava dosyası işlemlerinin ve duruşmaların iyi bir şekilde takip edilmesi gerekmektedir.

Çünkü davalı tarafın takip etmediği bir davada, davacı eş lehine boşanmaya karar verilmesi ihtimali artmaktadır. Boşanmak istemeyen tarafın haklarının etkili bir şekilde savunulması için bir avukat yardımının alınması çok faydalı olacaktır. 

Boşanmak istemeyen tarafın avukat tutacak maddi gücü yoksa bulunduğu ilin barosunun adli yardım servisine müracaat ederek kendisine avukat verilmesini isteyebilir.

Boşanma davaları her avukatın az çok bildiği dava türüdür. Adli yardımdaki avukatlar yeni mezun olsalar bile konuyla ilgili bilgi sahibi olacaklardır. Bu konuda kimsenin tereddüt etmemesi gerekir.

Boşanmak istemeyen taraf süren boşanma davasında kendisi ve çocukları için tedbir nafakası isteyebilir.

Bu masrafsız bir yöntemdir. Zira harçla falan değil talep içeren bir dilekçe ile ya da duruşmada beyanı zapta geçirme ile olur.

Boşanma davası yoksa muhtaç olan eşin geçimini diğer taraf temin etmediği durumlarda geçim derdi yaşayan kendisi ve çocukları için nafaka davası açabilir. 

Nafaka davası açmak boşanmak istemeyen kişi için bir çözümdür ancak dava uzun sürer. Bu yüzden tedbir nafakası istemeli ve çıkacak miktarı hemen takibe koymalısınız.  Çoluk çocuğa nafaka vermemek için işten çıkanlar bile var ama bu durumda yapacak bir şey yok. Bazı zaman haciz konacak maaş bile bulamayabilirsiniz çünkü sigortasız çalışmayı göze alıyorlar ve maaşlarını elden alıyorlar. işverenler de bu durumdan memnun kalıyor bu bir Türkiye gerçeği.

Taraflardan birinin ve/veya çocukların diğer tarafça tarafından dövüldüğü, tehdit edildiği, hayatının tehlikede bırakıldığı, cinsel şiddet uygulandığı veya ruh sağlığının bozulduğu durumlarda mahkemeden ailenin korunmasını talep etmek mümkün

Aile Mahkemesinden koruma kararı talep etmek mümkündür. Aile Mahkemesine koruma kararı talebi harca tabi değildir. Koruma kararı isterken mutlaka diğer eşin yapmaması gereken hususlar belirtilmelidir. Örneğin eşi hakkında evden uzaklaştırma kararı verilebilir ya da eşin irtibat kurmaması istenebilir. Koruma kararında verilen tedbirler açıkça belirtilmelidir. Eşin bu koruma kararına uymaması halinde ilk defasında 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi uygulanır. İkinci ve sonraki tekrarlarda ise diğer eş hakkında 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanır.

Açılan boşanma davasında dalıysanız hem boşanmamayı hem de tazminat istemek mümkündür

Boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.

Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır. Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Boşanma isteğinin reddi gerekir.

Terditli olarak talepte bulunabilirsiniz. Mahkeme öncelikle kusurlu tarafı tespit ederek kusursuz olan ya da daha az kusurlu olan talebine göre hareket edecektir. Ancak her halükarda evlilik birliğinin bittiği kanaati oluşur ise de en azından tazminat talepleriniz değerlendirilir. Yani boşanma istemiyorsanız ‘’açılan davanın reddine, eğer boşanmaya karar verilecekse davacıdan 50.000 TL maddi 50.000 TL manevi tazminatın alınmasına" gibi bir talepte bulunabilirsiniz. Açılan davanın hem reddi hem tazminat istemek için karşı dava açılmasının gerekli olmadığını düşünüyorum.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.