TÜİK’ in son yayınlanan verilerine göre, Türkiye genelinde son 12 ayda istihdam edilenlerin %2,3’ ü iş kazası geçirmekte. Bu yüzdeyi sayısal olarak hesapladığımızda yaklaşık olarak yılda 706 bin işçi iş kazası ile karşı karşıya kalmakta. Bir de her on iş kazasından yalnızca birinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına geçirildiğini hesaba kattığımızda durumun vahameti ortaya çıkıyor.

İş kazalarının önemi ve ülkemizde sıklıkla gerçekleşmesi iş sağlığı ve güvenliği hususunda yer alan mevcut düzenlemelerin daha kapsayıcı ve koruyucu bir şekilde düzenlenmesi ihtiyacını doğurmuştur.

Böylelikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 89/391 sayılı Avrupa Birliği direktifi de dikkate alınarak hazırlanmıştır. Daha önce çırak ve stajyer ile 4857 sayılı İş Kanununa tabi işçiler için söz konusu olan iş sağlığı ve güvenliği kuralları yeni düzenlemeyle tüm çalışanları kapsayacak şekilde oluşturulmuştur. Bu bakımdan aşağıda yer alan haklardan tüm bağımlı çalışanlar yararlanabilecektir. (6331 sayılı Kanun 2/2’de kanunun kapsamına girmeyen faaliyetler ve kişiler bu haktan yararlanamayacaktır.)

Yani 6331 sayılı Kanun, sadece 4857 sayılı İş Kanununa tabi olan işçileri değil, Türk Borçlar Kanunu, Deniz İş Kanunu ve Basın İş Kanununa tabi olan özel veya kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen tüm çalışanları kapsamaktadır. (Kamu idarelerinde görevli memurlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinde tanımlanan 4/B ve 4/C statüsünde çalışan personel de dahil.)

5038 sayılı yasayla onaylamış olduğumuz ve Anayasa 90/5’ e göre de iç hukukumuzun bir parçası haline gelen İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çalışma Ortamına ilişkin 155 sayılı Uluslararası Çalışma Sözleşmesinin 13. Maddesi ile 6331 sayılı kanunun 13. maddesinde çalışanların, çalışmaktan kaçınma hakkının varlığı kabul edilmiştir.

Çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilmek için çalışanların iş görme borcunu yerini getirdikleri yerde sağlık ve güvenlikleri bakımından ciddi ve yakın bir tehlikenin varlığı gereklidir. Böyle bir durumun varlığı halinde çalışanlar, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği kurulu varsa bu kurula yoksa işverene başvurarak durumun derhal tespit edilmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını talep eder. Kurulun yazılı tutanağı veya kurul yoksa işverenin derhal vereceği karar üzerine ciddi ve yakın bir tehlikenin varlığı tespit edilmiş ise gerekli tedbirler alınana kadar çalışanın çalışmaktan kaçınma hakkı doğmuş olacaktır.

Çalışmaktan kaçınıldığı sürelerde çalışanların ücret ve ücret ekleri bakımından herhangi bir kesinti olmayacağı gibi sözleşmeden doğan diğer borçlarda da herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacaktır. Çalışana ücret veya maaşı ile bunların ekleri ödenmeye, SGK primleri de yatırılmaya devam edecektir. Bu durumda normal bir çalışma ilişkisine göre tek fark, çalışanın iş görmemesidir. Bunun dışında kalan, tarafların tüm borçları devam etmektedir.

Çalışanlar işyerinde mevcut olan ciddi ve yakın tehlikenin ‘önlenemez’ nitelikte olduğu kanısındaysalar eğer herhangi bir kurul veya işverene başvurmaksızın kendi takdirlerine göre işyerini terk hakkına sahip olacaklardır. Aynı şekilde bu durumda da çalışmaktan kaçındıkları süre boyunca ücret hakları devam edecektir.

Özetle; çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin işverence hiç yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi sonucunda işyerinde ciddi ve yakın bir tehlikenin varlığını görmüşlerse çalışmaktan kaçınma haklarını kullanabilmelidirler. Böylelikle çalışanlar da işverenin gerekli tedbirleri almasını sağlayarak iş kazalarının önüne geçilmesine katkıda bulunmuş olacaklardır. Aynı zamanda ciddi ve yakın bir tehlikenin varlığına rağmen gereken tedbirlerin alınmaması halinde çalışanların iş akdini haklı nedenle fesih hakları doğmuş olacaktır.


Ülkemizde işsiz sayısının 3 milyonu geçtiği ve iş bulmanın bin bir zorlukla gerçekleştiğini göz önünde bulunduracak olursak, çalışanın bırakın gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmasında çalışmaktan kaçınma hakkını kullanmayı talep etmesini, fazla çalıştırılmış ise bunun karşılığını dahi işini kaybedeceği ihtimaliyle isteyememektedir.
Diyecek söz yoktur.

Ancak haklar bilindiği ve kullanıldığı sürece çalışma hayatında değişiklikler olacaktır.
 
Stj. Av. Karsu KÜÇÜK     
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.