AB’de FETÖ algısı Türkiye yönünde değişiyor
Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakerelerinin durdurulması ile ilgili tartışmalar gündemdeki yerini korurken, ilişkilerdeki gerilimin en önemli nedenlerinden biri olarak ortaya konulan terörle mücadele konuları iki taraf arasında 28-29 Kasım tarihlerinde Ankara'da yapılacak terörle mücadele diyalog toplantısında masaya yatırılacak. Deutsche Welle'ye Türkiye- AB ilişkilerinin geleceğini değerlendiren düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu'nun (GMF) kıdemli araştırmacısı Kadri Taştan, "İlişkilerde mevcut krizin aşılmasını sağlayabilecek, en azından ilişkileri rahatlatabilecek en önemli konunun terörle mücadele olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu. İşte Taştan'ın değerlendirmeleri;
 
Türkiye ile AB arasında yaşanan sorunlarda terörle mücadele konusunda algı farklılıklarının, güvensizliğin ciddi bir ağırlığı var. Bir güven bunalımı olduğu çok açık. AB Türkiye'nin çok geniş yorumladığı terör tanımın daraltmasını bekliyor. Türkiye ise AB'nin PKK ve FETÖ konusunda beklediği adımları atmamasına, özellikle de cemaat üyelerinin iade edilmemesine tepki gösteriyor. Türkiye'nin ve AB'nin terörizmle mücadele konusunda hem tanım, hem öncelik farklılıkları bulunuyor. Krizlere yol açan da bu temel farklılıklar. Her iki tarafın adım atmasıyla ancak karşılıklı güven yeniden inşa edilebilir. İki taraf açısından öncelikler ne? AB, Türkiye üzerinden Avrupa'ya gelme ihtimali olan DEAŞ üyeleri, yabancı savaşçılarla ilgili istihbarat paylaşımının devamını istiyor. Türkiye'nin ise PKK ile mücadele ve özellikle darbe girişiminden sonra FETÖ konusunda beklentileri var. Darbeden sonra Türkiye'deki gelişmeler Avrupa tarafından çok da anlaşılamadı, ama AB'de Gülen algısı son dönemde Türkiye lehine değişmekte. Türkiye'nin Gülen endişesini daha çok anlar hale gelmeye başladılar. Türkiye'ye, darbe girişimine katıldığı ve kesin bulguların olduğu isimlerin iadesi gibi bazı konularda yardımcı olabilirler.
 
PKK, AB'nin terör örgütleri listesinde ve yakın gelecekte listeden çıkartılmasını olası görmüyorum. AB, uzun süreden beri, Türkiye'deki Kürt sorununa siyasi çözüm bulunmasını destekliyor. Bu yönde adımlar atılması durumunda, Türkiye'nin PKK ile mücadelede Avrupa'dan daha çok talepte bulunabileceği ve bunlara karşılık verilebileceği belirtiliyor.
 
Gerilime rağmen ne AB tam üyelik müzakerelerini durduruyor ne de Türkiye vazgeçiyor. İki taraf da diyaloğa alternatif aramanın çok da hayırlı olmayacağının farkında.

Star Haber
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.