AİHM, Çorum'a uğramadı!

Kayhan KARACA
ntvmsnbc


Strasbourg - AİHM, Türkiye'nin Strasbourg Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkını 1987 yılında tanımış olmasını gerekçe göstererek, olaylarda hayatını yitirenlerden Ali Paçacı ve Veysel Paçacı'nın ailesi tarafından yapılan dava başvurusunu sadece bu olayla ilgili Türk mahkemeleri önünde başlatılan yargı süreci temelinde ele aldığını duyurdu. Bir diğer deyişle, AİHM Çorum olaylarının ayrıntısına girmeden, bu olaylarda hayatını yitiren iki Türk vatandaşının ailesinin Türk mahkemeleri önünde başlattığı yargı sürecinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'yle uyumlu olup olmadığını incelemekle yetindi.

Mahkeme, dört yıldır gündeminde olan buı davayla ilgili incelemeleri sonucunda, yetkili ulusal mercilerin Ali ve Veysel Paçacı'nın katillerini bulmak için gerekli ilgiyi göstermediklerine, bu ilgisizlik nedeniyle soruşturmanın sonuçsuz kaldığına ve katillerin bulunamadığına kanaat getirerek, bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşam hakkıyla ilgili maddesine aykırı olduğuna hükmetti.

Ali ve Veysel Paçacı 4 Temmuz 1980 tarihinde Çorum'da traktörle köylerine dönerken 20 kişilik bir grup tarafından durdurulmuş, bir tarlaya götürülerek öldürülmüş ve traktörleri ateşe verilerek cesetleri yakılmıştı. Katillerin bulunması için 1983 yılında başlatılan yasal süreç 2006 yılına kadar devam etmiş, kimi sanıklar çeşitli cezalara mahkum edilmiş ancak Türk mahkemeleri, "bazı sanıklar bulunamadığı veya kimlikleri tespit edilemediği" gerekçesiyle 22 Mayıs 2006 tarihinde davayı gündemden düşürmüştü.

TÜRKİYE: SORUMLULUĞUMUZU YERİNE GETİRDİK
Türk hükümeti, bu davayla ilgili olarak Strasbourg'da yaptığı savunmada, Çorum olayları hakkında devletin, "Ali ve Veysel Paçacı'nın katillerini tespit ederek ve cezalandırarak sorumluluğunu yerine getirdiği" tezini işlemişti. Türk hükümeti, ayrıca, "12 Eylül döneminin sıkıyönetim savcısının yürttüğü soruşturmanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'yle uyumlu olduğunu" savunmuştu.

Karar 1'e karşı 6 oyla alındı. Davaya bakan dairedeki Macar yargıç Andras Sajo, bazı sanıkların bulunamamış veya kimliklerinin tespit edilememiş olmasının uluslararası hukuk karşısında devletlerin sorumluluğu kapsamına girmediğini gerekçe göstererek karar aleyhinde oy kullandı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.