Özel mahkemeler ile şiddet azaldı!
Özge Özdemir

Avrupa Parlamentosu İçişleri Genel Müdürlüğü’nün Vatandaşlık Hakları ve Anayasal İlişkiler birimi, başta tecavüz olmak üzere kadına şiddeti engellemek adına dünyada ortaya konan en iyi politikaları inceledi. Milliyet’in incelediği, 2013 tarihli “Toplumsal cinsiyet eşitliği: Dünya çapında tecavüzü önlemenin ve tecavüz kurbanı kadınları desteklemenin en iyi örnekleri” adlı raporda, tecavüzün kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğin bir göstergesi olduğu vurgulanıyor. Gerekli politikaların hiçbir toplumda tam olarak uygulanmadığı belirtilirken başarılı projeler sıralanıyor. AB üyeleri için yapılan öneri ise, tecavüzün ‘işkence’ ve ‘insan hakkı ihlali’ olarak değerlendirilmesi.

Meksika’da kanunu feministler hazırladı

Kanunda, kadına verilen her türlü zarar, ‘cinsiyetçi şiddet’ olarak tanımlanıyor, cinsel tacizin ‘erkeklerin kadınlar üzerinde üstünlük sağlamak istemesinden’ kaynaklandığı
belirtiliyor.

Türkiye’de olduğu gibi güçlü bir ataerkil toplum yapısına sahip olan Meksika, yaptığı yasal düzenlemeyle raporda örnek ülke olarak gösteriliyor. Erkek egemenliğine dayalı bir toplum yapısı görülen Meksika’da 2007’de yapılan ve 2012’de geliştirilen ‘Kadınlara şiddetin olmadığı bir hayatı garantilemek için genel kanun’, kadına uygulanan herhangi bir şiddetin cinsiyet temelli ve sistematik olduğunu yasalaştırması açısından önemli.
Meksika’da kadınların yüzde 80’inden fazlası ailesinde, iş yerinde, toplumda veya kamu alanında şiddete maruz kalıyor. 2012 ve 2013 arasında şiddetten ötürü 3 bin 892 kadın öldü; ülkede her gün beş kadın ölüyor. 
Kanunun uygulanmasında ülkenin federal yapısı, merkez ve eyalet yönetimleri arasındaki kopukluklar nedeniyle yetersizlikler görülse de, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yasalarda yer alması ve devletin sorumluluğunu vurgulaması açısından başarılı. Kanunda devletin sorumluluğunun, ‘tecavüzcülerin cezasız kalmaması’ olduğunun belirtilmesi mihenk taşı niteliğinde.
Sebep eşitsizlik
Kongre üyesi ve ülkenin önde gelen feministlerinden Marcela Lagarde öncülüğünde, 2008’de kadına şiddet uzmanları ve araştırmacılardan oluşan 60 kişilik bir ekip, feminist organizasyonların yardımıyla bu kanunu hazırladı. Lagarde, kadınların öldürülmesini, “kadınlara karşı sistematik bir şiddetin, toplumun kökenlerine nüfuz etmiş kadın-erkek eşitsizliğinin, kadınların kamu ve özel hayatında insan haklarının ihlal edilmesinin” neticesi olduğunu kaleme aldı.
Polise eğitim
Kanunda kadınlara verilen her türlü zarar, “cinsiyetçi şiddet” olarak tanımlanırken herhangi bir cinsel tacizin “erkeklerin kadınlar üzerinde üstünlük sağlamak istemesinden” kaynaklandığı belirtildi. Kadına şiddet uygulayan faillere federal kanunlar tarafından ceza verileceği ve eğitim programlarına katılacakları ifade edildi. Faillerin yargılanması, taciz kurbanlarına yardım edilmesi ve tecavüze uğrayan kadınlar için sığınak ayrılması adına federal bütçeden pay ayrılacağı kaleme alındı.
Polis ve yargı sisteminde çalışanlara eğitim verileceği aktarıldı. Üniversiteler ve okullarda toplumsal cinsiyet eğitimi verilirken 2006’da kadına karşı şiddet davalarına bakması için Özel Savcılık kuruldu.

İsveç’te #hakkındakonuş tecavüzü sorgulattı

Türkiye’de Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesi İdil Elveriş’in sosyal medyada başlattığı #sendeanlat kampanyasının benzeri, 14 Aralık 2010’da İsveç’te Twitter üzerinden “hakkındakonuş” (#talkaboutit) etiketiyle düzenlendi. Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’a yöneltilen cinsel taciz suçlamalarının ardından kadın gazeteciler tarafından bu etiket altında sosyal medyada bir kampanya başlatıldı. Kimileri tarafından Assange’a karşı bir karalama kampanyası olarak görülse de, tecavüzün asıl tanımının ne olduğunun kamuoyu tarafından tartışılması açısından büyük yarar sağladı.
Rıza verilen seks ve tecavüz arasındaki çizginin tartışılmasını sağlayan etiket altında önce İsveç sonra bütün dünyaya yayılan kampanyada kadınlar, tecavüzün yasal tanımı dışında yer alan ancak tecavüz sayılabilecek tecrübelerini konuştu. Kadın gazeteciler ve yazarlar tarafından aynı anda başlatılan kampanya çok hızlı bir şekilde yayılırken çok sayıda ödül aldı.
Tecavüzün genel kanının aksine sadece tanınmayan failler tarafından gerçekleşmediğini, evde ya da kurbanı yakından tanıyan kişiler tarafından yapılabileceği açıkça konuşuldu. Kampanya aynı zamanda geleneksel medyanın bu tartışmalara hakim olmadığını da ispatladı.

Güney Afrika’da özel savcılar 24 saat görevde

Özel Mahkemeler ile dava süreleri 2 yıldan altı aya düştü, kadına yönelik şiddet olaylarında 2012’de yüzde 3.1’lik azalma gerçekleşti.

Güney Afrika’da tecavüz ve cinsel şiddet kültürü oldukça yaygın. Ülkede her dokuz vakanın sekizi ise yasal mercilere ulaştırılmıyor.  1999’da Cinsel Suçlar Mahkemesi’nin kurulması, kurbanların travmasını azaltmak ve mahkumiyet oranını artırmak için oluşturulan ‘tecavüz karşıtı strateji’ kapsamında büyük önem teşkil ediyor. Özel eğitimli yetkililerin görev aldığı bu mahkemeler, diğerlerinden farklı olarak şu özelliklere sahip:
- Cinsel suçları inceleyen ayrı bir mahkeme odası yer alıyor.
- Kurbanlar, kurban aileleri ve tanıklar için ayrı bir bekleme odası bulunuyor.
- Kurbanların mahkemede yüz yüze tanıklık yapmaması için ifadesi sırasında kameralı ayrı bir oda tahsis ediliyor.
- Biri mahkeme süreciyle diğeri kurbanın mahkemeye çıkmasıyla ilgilenen iki ayrı savcı görev yapıyor.
- Kurbana danışmanlık veren bir ofis ve sosyal hizmet görevlisi bulunuyor.
Özel mahkemelerle görülen iyileşmeler:
- Cinsel tacize ya da tecavüze maruz kalan kurban, özel savcılar 24 saat çalıştığı için olayın hemen ardından yasal mercilerle iletişime geçebiliyor. Bu savcı dava sonuçlanana kadar kurbanın yanında olarak ona danışmanlık yapıyor ve yardımcı oluyor.
- Eğitimli kişiler mahkemede çalıştığı için kurbanlar, ikinci kez travma yaşamıyor, daha kolay şikayet ediyor ve kanıtlar daha iyi hazırlanıyor.
- Kurbanlar polis merkezlerine gittikleri anda özel merkezlere gönderiliyor; kanıtlar uzmanlar tarafından toplanıyor ve tanıklık kayda alınıyor.
- Özel mahkemeler ve merkezler kurulmadan önce bir davanın sona ermesi 18 aydan iki yıla kadar sürerken yeni sistemle altı ay içinde çözülmeye başladı.
- 2012 yılı itibariyle cinsel suçlarda yüzde 3.1’lik bir azalma görüldü.
Özel mahkemelerin zayıflıkları ise, çok sayıda dosyanın olması nedeniyle yaşanan güçlük, yeterli kaynak bulunmaması.

Milliyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.