Türkiye, AİHM'de “Adalet“e emanet!
Sadullah Ergin, "Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 68. Toplantısı"ndaki konuşmasında, uzun yıllardır göz ardı edilen sorunların iktidarları döneminde çözüme kavuşturulmaya çalışıldığını söyledi.

Cumhuriyetin ilanı ile başlatılan reform hareketinin bir benzerinin, içinde bulunulan süreçte yaşandığını belirten Ergin, "Türk hukuk sistemindeki tüm temel kanunlar neredeyse 10 yıllık bir zaman aralığında değiştirilmiştir. Temel hak ve hürriyetler, askeri darbe ürünü bir anayasaya rağmen geçmişle mukayese edilemeyecek şekilde genişletilmiştir. Özellikle ülkemiz insanına yaraşır, demokrasiyi yücelten, temel hak ve özgürlükleri dayanak noktası olarak belirleyen çağdaş bir anayasa oluşturmanın gayreti içindeyiz" şeklinde konuştu.

Ergin, 1982 Anayasası'nın reform çabalarını zaman zaman yavaşlatsa da yollarına kararlı bir şekilde devam ettiklerini dile getirdi.

Bakan Ergin, 2010 yılında gerçekleştirilen anayasa değişikliklerinin uzantısı olarak bir kısım yeni uygulamalar hakkında bilgi vererek, "2010 yılında gerçekleştirilen Anayasa değişiklikleri ile temel hak ve özgürlüklerin korunmasını güçlendirmek amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne 'bireysel başvuru hakkı' 23 Eylül'de işlevsel hale gelecektir" dedi.

AİHM'deki davalar

Bakan Ergin, Türkiye'nin insan hak ve hürriyetleri konusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile belirlenen standartlara erişim yönünde sahip olduğu güçlü iradenin nişanesi olarak bakanlıklarının İnsan Hakları Dairesi Başkanlığının 2011 yılında faaliyete geçtiğini anımsatarak, şöyle devam etti:

"Bu adımla yargı mensuplarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde koruma altına alınan hak ve özgürlükleri ve bunların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından ne şekilde yorumlandığını daha yakından izlemelerine imkan sağlanacak, diğer yandan da AİHM önünde Türkiye'yi ilgilendiren davalarda bir kısım istisnalar dışında savunmalar itibariyla Adalet Bakanlığınca yapılacaktır. 

1 Mart tarihi itibariyle AİHM'de taraf olduğumuz davaların savunması Adalet Bakanlığı tarafından yürütülecektir. Bu şekilde Türkiye'nin sözleşmeyi ihlal ettiği yolundaki kararlar için daha etkin değerlendirmeler ve çalışmalar yürütülebilecek, belki de ihlal kararı çıkma olasılığını gördüğümüz durumlarda önceden tedbirler alarak mağduriyetlerin derinleşmesinin önüne geçmeye çalışacağız. 

İlaveten, Avrupa Konseyi'nde ve AİHM'de Türk hakim ve savcıların giderleri bakanlığımız tarafından karşılanarak görevlendirilmesi uygulamasına devam edilecektir. Bu şekilde görevlendirdiğimiz hukukçularımız bir yandan AİHM uygulamalarını yakından takip etme imkanını devam ettirecek, diğer yandan da edindikleri tecrübeleri Türk meslektaşları ile paylaşarak Türk uygulamasının AİHM uygulamalarına yaklaşmasını sağlayacaktır." (AA)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mahmut oğuzhan 5 yıl önce

aihm deki davaların türkiyede karara bağlanmasını doğru bulmuyorum.zaten iç hukuık adil olsaydı 19000 dosya aihm ye gitmezdi.ancak adalet bakanlığı adil bir şekilde haksızlığa uğrayan insanların haklı olduğunu kabul ederse dostane çözüm oluşabilir.aksi halde sadece dosyaları eritme amaçlı yine insanların hakları gasp edilirse ve dosyalar sümen altı edilmeye çalışılırsa o zaman sadece adalet değil insanlıkta biter.aihm yetkililerinin bu konuya duyarlı olacaklarını düşünüyorum.en önemlisi adalet bakanımız sadullah ergin 'in adil bir yaklaşım sergilemesi ve adil yargılama hatası sonucu mağdur olan vatandaşlarımızın haklarının korunması gerektiği düşünmesidir.