Türkiye bize savaş açamaz
Tarihçi Ali Satan, İngiliz Yıllık Raporları serisinin 5. kitabı 1924’te yer alan çarpıcı belgeleri açıklıyor.

Raporlara göre, İngilizler, özellikle Türk ordusunun envanterini çıkarmış. Söz konusu durumu Londra’ya şöyle bildirmişler: “Türk hükümetinin İngiltere ile savaş riskini göze almaya hiç niyeti olmadığı bu hususta gayet aşikârdı.” Kitapta ayrıca Cumhuriyet’in ilk kayıp parasından isyanlara harcanan bütçeye kadar yeni bilgiler de bulunuyor.

Cumhuriyet sonrası yazılan resmî tarih, tek yönlü olduğu için hep eleştirildi, eleştiriliyor. Ancak söz konusu tezler, yeni belgeler gün ışığına çıktıkça geçersiz hale geliyor. Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Satan, ilk kez yayımlanan İngiliz Yıllık Raporlarıyla dönemin fotoğrafını çekiyor. 1920 yılından başlayan seri 1924’e ulaştı. İngiltere Devlet Arşivleri’nde bulunan belgeler, 1925 senesinde İstanbul’da görev yapan İngiltere Komiseri R.C.Lindsay tarafından raporlanarak; Londra’da Dışişleri Bakanı Sir Austen Chamberlain’e yollanmış. Belgelerin orijinali 44 sayfa. Ali Satan, 1924’ün ağırlıklı olarak Türk ordusu etrafında şekillendiğine dikkat çekiyor. Buna göre; İngilizler, orduda tahminen 85 bin asker olduğunu kaydediyor. İngilizler, topçu sınıfından subaylara, nakliyattan eğitime kadar ilgililer. Satan, İngilizlerin ordu üzerine bu kadar ilgilenmesinin sebebini şu cümleyle açıklıyor: “Çünkü masada duran ve hâlâ çözülmeyen bir Musul meselesi vardı.”

1924 Yıllık Raporları’nda yer alan tarihî belgeler:

Türkiye, İngiltere ile savaş riskini göze alamaz:“Türk hükümetinin İngiltere ile savaş riskini göze almaya hiç niyeti olmadığı bu hususta gayet aşikârdı. Ancak İsmet Paşa’nın Lozan’da ve sonrasında sürdürdüğü ‘İngiltere ile karşılıklı ilişkileri iyileştirmek’ konusundaki sağduyulu yaklaşımından Türk hükümetinin uzaklaşmakta olduğuna dair korkuyu haklı çıkarmak için bu hadise yeterince vahimdi.”

Donanması, İngiltere’nin kalesi:Kitaptaki en çarpıcı belgelerden biri de Türk donanmasının İngiliz hayranı olması. Söz konusu iddia rapora şöyle yazılmış: “İngiliz bakış açısından deniz kuvvetlerinin zayıflaması üzüntü konusu olacaktır çünkü donanma Türkiye’deki geleneksel eski İngiliz hayranı hissiyatın önemli bir müstahkem mevkiidir.”

Türk hükümeti, Rusya’ya karşı sırtını İngiltere’ye dayadı:“1924 yılı boyunca Birleşik Krallık’a karşı Türk tavrı esas olarak güvensizlik ve şüphe üzerine şekillendi. Diğer taraftan daha da eski bir inanış hâlâ mevcudiyetini korumaktadır: Rusya’dan olası saldırgan bir tavra Türkiye’nin karşı koyabilmesi için sırtını dayayabileceği doğal ve en cazip destek Büyük Britanya’dan gelecektir. Bu durumda Türk hükümeti ‘Majestelerinin hükümeti’ne böylesine beklenmeyen bir olayda kullanılacak yararlı bir kaynak olarak bakmaktadır ve iki ülke arasındaki sorunları bu kaynağın tükenmesine yol açacak biçimde zorlamaktan kaçınacaktır.”

Cumhuriyet tarihinin ilk kayıp parası:Raporlar arasında en dikkat çeken bilgi ise Cumhuriyet tarihinin ilk kayıp parası. Belgeye göre, 40 milyon lira tedavülden kaybolmuş. “Basılmış olan Türk Lirası toplamı 159 milyon TL ancak savaşın son sürecindeki toplu yıkım, Anadolu’daki seferberliğin seyri ve İzmir’deki yangın nedeniyle tedavülde dolaşan para muhtemelen bunun hayli altında. Bazı yetkililer tarafından piyasada olduğu tahmin edilen en fazla 120 milyon Türk Lirası’nın ticarî talebi karşılamaktan pek uzak olduğuna dair şikâyetler mevcut.”

Doğu’daki isyanlara 10 milyon lira harcanmış:Genç Cumhuriyet, Doğu’daki Kürt aşiretlerinin isyanını bastırmak için 10 milyon lira harcamış. Bu durum belgelere şöyle geçmiş: “Doğu vilayetlerindeki isyanlar nedeniyle 10 milyon Türk Lirası’nı bulan olağan dışı bir askerî harcama yapıldı ve Meclis’te, bütçedeki zararın 30 milyon TL olma ihtimali tartışıldı.

Terakkiperver milletvekilleri daha demokratlar: Cumhuriyet’in ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, İngilizlere göre, daha ehil ve demokrasiye yatkın. “Cumhuriyetçilikleri daha saf bir terkiptir. Halk partisi her konudaki emirleri tek kişiden almaya hazır olsa da Terakkiperverler, -doğru veya yanlış ve büyük ihtimalle yanlış-, bir düşünce içindedirler: ‘Bugünün Türkiye’sinde devleti Batı Avrupa demokrasisi çizgisinde yönetebilecek çok sayıda yeterli Türk mevcuttur.’ Ve ‘gözlerinin önünde kurulmakta olan fiilî otokrasi, mücadele edilmesi gereken bir şeydir.’



Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.