İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
1877'de Osmanlı Meclis-i Mebusan'ında iyi yargıç yetiştirilmesi için daha iyi bir eğitimin verilmesi ve yeni bir hukuk mektebi kuruluşu tartışıldı. Adı Mekteb-i Hukuk-i Sultani olan bu okul 1878'de kapatılarak, bunun yerine yeni bir Hukuk Mektebi düşünüldü.




17 Haziran 1880'de(5 Haziran 1926) Adliye Nezareti bahçesinde faaliyet gösterecek Mekteb-i Hukuk öğretime başladı. Bunun programı Batılı örneklerine yakın ve daha gelişmişti. Sırasıyla bu iki okul, fakültemizin esasını oluşturmuştur.

II.Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yılı olan 1 Eylül 1900'de, Darülfünun'u Şahane açıldı. Mekteb-i Hukuk bunun içinde bir şube (Fakülte) haline getirildi. 20 Nisan 1912 tarihli Nizamname ile de bu kurum, İstanbul Darülfünun'u adını aldı. Tüzel kişilik kazanması ve bilimsel özerkliği elde etmesi, 11 Ekim 1919 tarihindedir.

21 Nisan 1924 tarihli Kanunu takiben, 11 Ekim 1919 tarihli nizamname yeniden değiştirilerek tüzel kişiliği tekrar düzenlendi. 7 Ekim 1925 tarihli İstanbul Darülfünun'u Talimatnamesi ile de bilimsel ve idari özerklik benimsendi.




31 Temmuz 1933 tarihinde, 2252 sayılı kanunla Darülfünun ilga edildi ve İstanbul Üniversitesi olarak yeniden örgütlenildi. Bu düzenleme İsviçreli Prof.Dr.Albert Malche'nin 29 Mayıs 1932 tarihli raporuna dayanılarak yapıldı. Darülfünun'dan Üniversite'ye ilerleyen süreçte her aşamada batılı öğretim üyelerine rastlamaktayız.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde 1933'den beri batılı profesörlerin çalıştığı görülür. Batılı öğretim üyelerinin en etkili katkısı, 1933 reformu sonrasında Almanya'dan Nazi zulmü nedeniyle kaçmak zorunda kalan profesörlerin Üniversitemize ve Fakültemize katılmalarında gözlemlenebilir.

 
Bu tarihçenin tümüne baktığımızda, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin mirası 1453'e kadar götürülebilir. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Cumhuriyet'in ilanı öncesinde hukuk eğitimine ait bütün gelişme ve yenilikleri kendi bünyesinde toplamış ve bütünleştirmiştir.

Tanzimat sonrası gelişmeler, daima batı standartında bir fakülte olma yönündedir. Günümüzdeki fakültemizin öğretim programı ve hedefleri, büyük ölçüde 1933 Reformunun ilkelerine dayanmaktadır. Bu ilkeler de,Atatürk ilke ve devrimleri ışığında hukuk eğitiminin demokratik, laik ve hukuk devleti esasına dayanan bir eğitim olmasının koşullarını sağlamaktadır.

ATATÜRK, İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ'NDE DERS DİNLEDİ


HUKUKİHABER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.