2023'de hedef yüzde 30 yenilenebilir enerji
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik'in yazılı soru önergesini yanıtlayan Yıldız, 4,4 milyar ton rezerv ile Türkiye linyit rezervinin yaklaşık yüzde 40'ını barındıran Afşin Elbistan Havzası'nın, aynı zamanda ilave 8200 megawatlık bir kurulu güç potansiyelini elinde bulundurduğunu ifade etti.

Havzanın potansiyelinin değerlendirilmesi ile birlikte bir yandan yerli kaynakların ülke ekonomisine kazandırılması sağlanırken, diğer taraftan ithalat bağımlılığını azaltarak arz güvenliğine katkı sağlanacağını ve yaklaşık 1,2 milyar dolarlık doğalgaz ithalatının önüne geçilmiş olacağını belirten Yıldız, "Ayrıca yapılması beklenen 10-12 milyar dolar yatırımla bölgenin iş gücü önemli ölçüde artacak ve bölge ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunacaktır" dedi.

Afşin Havzası'nda kurulacak olan tesislerin, lisans öncesinde ÇED Olumlu Belgesi alma zorunluluğu olduğunu anımsatan Yıldız, havzada kurulacak tesisin insan, çevre ve ekosistem üzerindeki olası etkilerinin ÇED sürecinde değerlendirilecek ve ÇED Olumlu Belgesi alınması durumunda lisans işlemlerinin tamamlanıp, yatırıma başlanabileceğini kaydetti.

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında, Afşin-Elbistan Havzasında B, C, D, E ile G sahalarında yeni santrallerin inşa edilmesi, işletilmesi, rehabilitasyonu, modernizasyonu ve yeni kömür sahalarının geliştirilmesinin planlandığı "Afşin-Elbistan Projesi Hükümetlerarası Antlaşma"nın 3 Ocak 2013 tarihinde imzalandığını hatırlatan Yıldız, kurulacak santrallerle ilgili teknik çalışmaların sürdürüldüğünü, bu çalışmalar sonucunda en son teknolojiye sahip çevreci santral tip ve gücü belirleneceğini ifade etti.

"Yenilenebilir kaynaklar önemli"

Türkiye'de elektrik tüketiminin her geçen gün arttığını, gerekli olan enerji üretimi ve arz güvenliğinin sağlanması için çalışmaların devam ettiğini belirten Yıldız, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda, yeterli kurulu güce ulaşmak ve enerji alanında dışa bağımlılığı azaltmak adına, yenilenebilir enerji kaynakları büyük önem arz etmekte olup, Bakanlık olarak enerji politikalarını bu paralelde oluşturmaktayız.

Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı olan 2023 yılında yerli kaynaklarımızın tamamının kullanılmasının yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarının da azami ölçüde kullanılarak, enerji arzında çeşitlendirmenin artırılması ve dolayısıyla bugüne kadar kömür, doğalgaz ve petrol üzerine oturtulmuş olan enerji sektörümüzün mimarisinin yeniden dizayn edilmesi, böylelikle dışa bağımlılığın ve ithalat faturasının azaltılması hedeflenmektedir.

Bu çerçevede, Türkiye'de elektrik üretiminde hidroelektrik, rüzgar, jeotermal ve diğer yenilenebilir kaynakların payının 2023 yılında en az yüzde 30 düzeyinde olması, doğalgazın payının yüzde 30'a düşürülmesi ve nükleer enerjinin enerji arz kaynaklarına dahil edilmesi hedeflenmiştir.




DÜNYA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.