Ev almak isteyenler dikkat! Sizin de başınıza gelebilir...

Bir ev sahibi olmak isteyen Levent Ünsaldı'nın başına gelenler, konut almak isteyenler açısından ibretlik. Uzman bilgisi gerektiren karmaşık mülkiyet ve finansman mevzuatı karşısında vatandaşı menfaatlerini korumaktan aciz bırakan sistem, Ünsaldı'yı evinden etmekle kalmadı bir de sırtına 5 yıl daha ödeyeceği 93 bin liralık kredi borcu yükledi.

Akademisyen Levent Ünsaldı, 5 yıl önce bir daire almaya karar verdi. Bir emlakçı aracılığıyla Etimesgut'ta bulduğu daireyi satın almak için Ziraat Bankası'nın Etimesgut Şubesi'nden 93 bin lira kredi kullandı. Kredisi onaylandı, aynı gün içinde de banka parayı daireyi satanın hesabına aktardı. Ünsaldı artık ev sahibi olmuştu. Ancak 2013 yılında her şey tersine döndü ve aksilikler de çorap söküğü gibi geldi.

Her şey müteahhidin intiharıyla başladı

Levent Ünsaldı daireyi 2011'de Uğur S.'den satın aldı. Uğur S, binayı yapan Ramazan C.'nin işçisiydi. Ramazan C. bu binayı ve daireleri bir konut kooperatifi kapsamında inşa etmişti. Konutların tamamlanmasının ardından da "ferdileştirme", yani kooperatif konutlarının tamamlanmasının ardından ortakların mülkiyetine dağıtılması hak sahiplerine yapılmamış ve bazı daireler müteahhit tarafından işçileri üzerine yapılmıştı. Ünsaldı'nın satın aldığı konut da Uğur S.'nin adına tapuya kaydedilmişti. Ünsaldı'nın evi satın almasından bir süre sonra müteahhit Ramazan C., arkasında pek çok mağdur bırakarak intihar etti. Bu intiharın ardından Ünsaldı da mağdurlar arasına katıldı.

Dairesi elinden gitti

İddiaya göre, bu ferdileşme sürecinde sayısız usülsüzlük yapılmıştı, üstelik Uğur S. de intihar eden müteahhit Ramazan C.'nin yanında işçi olarak çalışanlardan biriydi. Çok geçmeden asıl kooperatif üyesi C. Cihan. A. daire üzerinde hak iddia ederek Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açtı. 17 Nisan 2014 tarihinde dava sonuçlandı ve mahkeme Ünsaldı'nın adına olan tapu kaydının iptal edip, Uğur S. adına tescilleyen bir karara imza attı. Ünsaldı'nın banka kredisiyle satın aldığı daire de böylece elinden gitmiş oldu.

Aynı banka şubesi alacaklı olduğu aynı daire için kredi verdi

Ancak bu süreçte bir dizi başka usülsüzlük ortaya çıktı. Davalık olduğunda tapuya giderek konuta ilişkin soruşturma yapan Ünsaldı, bir başka çarpıcı durumla karşılaştı. Çünkü daireye kendisinin satın almasından tam 3 hafta önce ipotek konulmuştu. İpotek de 20 Temmuz 2011'de kendisinin de kredi çektiği aynı banka şubesinindi.



3 hafta sonra

Ünsaldı'nın satın aldığı daireyi inşa eden müteahhit Ramazan C.'nin borcuna karşılık, başka üç daireyle birlikte, yaklaşık 90 bin TL değerindeki konuta da 500 bin TL'lik ipotek koyan banka, 3 hafta sonra aynı ipotekli dairenin satışı için yeni bir kredi vermekte sakınca görmemişti.

Ünsaldı'ya tek kelime etmediler ama tapuya yazı yolladılar

Banka bu "pürüzle" ilgili Ünsaldı'ya tek bir kelime bile etmemişti. Ancak hemen tapuya bir yazı göndererek dairenin 2. dereceden ipotekli olduğunu bildirmeyi ihmal etmemişti. Ünsaldı da tapuda yazılı bulunan "ipotekli" ibaresini kendi çektiği kredi nedeniyle olduğunu düşünmüştü.

Üstelik kamu bankası

Üstelik bu banka bir kamu bankasıydı. Levent Ünsaldı'nın bankayla ilgili bir şüphe taşımamasında ve güven duymasında bunun da etkisi olmuştu. Ancak duyduğu bu güven boşa çıkmıştı. Ünsaldı satın aldıktan 3 yıl sonra elinden giden dairesi için borç aldığı krediyi ödemeyi sürdürüyor.

"Fek ederiz" deyip, icra takibi başlattılar

Bu olanlar üzerine Ziraat Bankası'nın Etimesgut Şubesine gittiğinde ise Ünsaldı, banka çalışanlarının tedirginliğini fark etti. Bankanın şube müdürü, Levent Ünsaldı'yı "Merak etmeyin sizin eve sıra gelmez, diğerlerini satar sizin ipoteğinizi fek ederiz" şeklinde yatıştırma yoluna gitti. Ancak tabii ki böyle olmadı ve müteahhidin intiharının ardından borçlarına karşılık icra takibi başlatılarak, Ünsaldı'nın dairesinin de aralarında bulunduğu mülkler için kıymet değerlendirmesi yapıldı.

Tüketici Mahkemesi'nden de sonuç alamadı

Levent Ünsaldı banka aleyhine Sincan 2. Tüketici Mahkemesi'nde "kredi sözleşmesinin iptali ve ipoteğin kaldırılması" talebiyle dava açtı. Çünkü banka ipotek koyduğu dairenin Uğur S.'den Levent Ünsaldı'ya satışı sırasında alacağını tahsil etmemişti. Dahası müteahhide verdiği kredi nedeniyle ipotek koyduğu dairenin satışı için yeni bir kredi daha vermekte de beis görmemiş, alacaklısı olduğu müteahhidin ölümü üzerine de alacağını tahsil yoluna giderek Ünsaldı'yı mağdur etmişti. Neden? Ünsaldı da bu soruyu soruyor. Ancak bu davadan da bir sonuç alamadı.

Ünsaldı bu sırada bankadaki "usülsüzlüklerle ilgili" de soruşturma açıldığını öğrendi. Soruşturmanın akıbeti henüz belli değil ama Ünsaldı, şube müdürünün değiştirildiğini, bankanın kendi içinde bir hesap sorma yoluna gittiğini fakat kendisinin mağduriyetini gidermek yerine kurumsal çıkarlarını savunan bir tutum içinde olduğunu ifade ediyor.

Müteahhidin tapu yetkilileri ve banka ile ilişkileri

İddiya göre intihar eden müteahhit Ramazan C. ve işçisi Uğur S. hakkında açılmış çok sayıda dolandırıcılık davası var. Müteahhidin banka şubesi ve tapudaki yetkililerle ilişkisi sayesinde faaliyetlerini yürütebildiği ileri sürülüyor. Bu iddialardan haberdar olan Ünsaldı, tapu yetkilileri hakkında da suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine soruşturma başlatan savcılık, tapudan güvenlik kamerası görüntüleri talep etti. Ancak tapudan savcılığa yollanan yanıtta, Ünsaldı'nın dairesinin satışının gerçekleştiği gün "kameraların çalışmadığı" yanıtı verildi.

Evi gitti, borcunu ödemeyi sürdürüyor

Gelinen noktada kredi aldığı banka tarafından mağdur edilen Levent Ünsaldı'nın tapusu iptal edilerek dairesi elinden alındı ve bu evi satın almak için çektiği krediyi de aylık 1.300 TL'lik taksitler halinde ödemeyi sürdürüyor. Bu krediyi yaklaşık 6 yıl daha ödemeyi sürdürecek olan Ünsaldı, "geniş kapsamlı bir dolandırıcılığın mevzu bahis" olduğu düşüncesinde.

İstanbul Barosu avukatı İsmail Yıldırım, Levent Ünsaldı'nın mağduriyetinde mevzuatın karmaşıklığına ve yurt dışındakinin aksine taşınmaz edinme sürecinde hukukçu desteği zorunluluğu bulunmamasının sonuçlarına dikkat çekti. Avukat İsmail Yıldırım, şu uyarılarda bulundu:

"Hukukumuza göre daha önce ipotek konulmuş bir taşınmazı bu ipoteğe katlanarak almak mümkündür. Olayda mağdur vatandaş, eğer kendisine satın alacağı taşınmazın üzerinde aynı bankanın 1. dereceden 500 bin TL bedelli ipoteği bulunduğuna dair bilginin, ilgili banka şubesinin çalışanları ve tapu memurları tarafından verilseydi bu şartlarda bu taşınmazı kredi çekip satın almayacağını belirtmiş. Bu durumda tüketicinin kesinlikle kendi hukuki durumunu sözleşmenin karşı tarafının veya resmi tapu memurun vicdanına bırakmaması gerekir. Tüketici bir taşınmaz satın alırken; eğer ipotek koyduruyorsa ''ipotek resmi senedi şartları'nı detaylı şekilde incelemeli ve toplam ipotek bedeline, sözleşmeden doğan borcu gününde ödeyemediği takdirde belirlenen yıllık akdi faiz miktarının ne kadar olduğuna ve taşınmazın daha önceki sahibinden hangi şartlarla satın alındığına çok dikkat etmelidir. Uygulamada ipotek sözleşmeleri bankalar tarafından hazırlandığı için tüketici, sözleşmenin şartlarından ne yazık ki ancak tapuda haberdar olabiliyor. Tapu sicilindeki kayıtlar ve belgeler bir tüketici için fazlasıyla karmaşık gelebiliyor. Bu sebeple eğer tüketici bu satış ve ipotek işlemi sırasında bir hukukçudan destek alsaydı, muhtemelen bu mağduriyet yaşanmayacaktı. Yurt dışında bir çok ülkede insanların avukat desteği olmaksızın taşınmaz edinmesi mümkün değil. Fakat ne yazık ki ülkemizde böyle bir zorunluluk bulunmamakta ve dolayısıyla buna benzer mağduriyetler yaşanmaktadır. Mevzuatımıza göre avukatların tapu sicilini incelemesi mümkün olup tapuda yapılan işlemlerde mutlaka bir hukukçudan destek alınması tüketicinin olası zararlar yaşamasının önüne geçecektir."

 

CNN Türk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.