Kız Kulesi'ne haciz şoku
İddiaya göre, iş adamı Aydın Hamoğlu 1970 yılında kardeşi Ahmet Hamoğlu ile birlikte Hamoğlu Holding'i kurdu. Aydın Hamoğlu kardeşi arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle kendi hisselerini yaklaşık 50 milyon liraya kardeşi Ahmet Hamoğluna çek karşılığında sattı. Çeklerin vadeleri geldiğinde karşılıksız olduğu anlayan Aydın Hamoğlu, kardeşi Ahmet Hamoğlu'na İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak dava açtı. Kendisine dava açıldığını öğrenen Ahmet Hamoğlu ise iddialara göre holdingin bütün malvarlığıyla çalışanların üzerine şirketler kurarak hacizi önlemeye çalıştı.

Aydın Hamoğlu mahkemenin masraflarını karşılamakta güçlük çekince alacaklarını işadamı Mustafa Şeker'e devretti. Dava sürerken Şeker'in avukatları, haciz işlemleri başlattı. Davacı avukatları, bu zamana kadar Hamoğlu Holding'e ait Silivri'deki 5 yıldızlı Klassis Otel, Klassis Golf & Country Club, Maxi Alışveriş Merkezi'ne gitti. Gittikleri yerlerde haciz işlemi yapamayan avukatlar, Hamoğlu'nu mal kaçırmakla suçlayarak yeni kurulan şirketlere yapılan devirlerin iptali için İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne Tasarruf İptal davası açtı.

KIZ KULESİ'NİN GÜNLÜK HASILATINA EL KONULDU

Davacı avukatları son olarak Hamoğlu'nun 1995'ten bu yana işlettiği ve 49 yıllık işletmesini elinde bulundurduğu Kız Kulesi'nde haciz işlemi yapmak için İstanbul İcra Müdürlüğü'nden karar çıkardı. 3 avukat ve 4 icra memuru, dün akşam saatlerinde tarihi mekana gelerek icra kararını görevlilere gösterip, bin 200 liralık hasılata el koydu.

Mustafa Şeker'in Avukatı Asım Özcan, mahkeme kararıyla alacaklarına karşılık Kız Kules'nin gelirlerine el konulduğunu belirterek şunları söyledi, "Asıl alacaklı Aydın Hamoğlu'dur. Hamoğlu grubunun eski ortaklarından ayrıca Hamoğlu grubunun sahibi olan Ahmet Hamoğlunun kardeşidir. Aydın Hamoğlu eski müvekkilimdir. Şirketteki hisselerini devir edip bunun karşılığında bir takım yasal evraklar almıştır. Zamanı gelince bu evrakların karşılığı çıkmayınca yasal işlem yapılmak zorunda kalınmıştır. Bunun üzerine icra takibi yaptık. Arkasından sonra anladık ki şirketin mal varlığı maalesef yanında çalıştırdıkları kişiler üzerine kurulan şirketler tarafından kaçırılmış. Bunlarla ilgili yasal işlemler devam ediyor. Davalar açtık. Tedbirler aldık. Aynı zamanda alacağımızı tahsil edebilmek içinde yasanın bize verdiği imkanları kullanmaya çalıştık. Haciz edebileceğimiz tüm işlemleri yapıyoruz. Şu anda kız kulesinin gelirlerine el koyduk. İçerde kasa işlemleri yapılıyor. Haciz işlemlerimiz kız kulesi kapanana kadar sürecek" dedi

"ALACAKLININ KESİNLEŞMİŞ BİR İCRA TAKİBİ VAR"

Ahmet Hamoğlu'nun avukatı ve Hamoğlu Şirketler vekili Sercan Püre ise şunları söyledi:

"Eski şirket ortağının alacakları ile ilgili bir haciz işlemi söz konusudur. Bununla ilgili yasal işlemler devam ediyor. Bizim de açmış olduğumuz itiraz ve davalarımız söz konusudur. İçeride avukat arkadaşlarım yasal işlemlerini yerine getiriyor. Bizde Hamoğlu Şirketleri vekili olarak yasal olarak burda bulunuyoruz. Alacaklının kesinleşmiş bir icra takibi var."



KIZ KULESİ
Üsküdar’da, Salacak’ın 150-200 metre açıklarında bulunmaktadır.  Kız Kulesi’nin ne zaman yapıldığı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte, bazı kaynaklarda Kule’nin mimari yapılanma süreci M.Ö. 341’e kadar indiği görülmektedir. 

Kız Kulesi’nin eski zamanlardaki isimleri, Damalis ve Leandros’dur. Damalis ismi, zamanın Atina kralı Kharis’in karısının adıdır. Damalis ölünce bu sahillere gömülmüş ve kuleye de bu isim verilmiştir. Ayrıca, Kule Bizans zamanı’nda ''küçük kale'' anlamına gelen Arcla olarak da anılmıştır.

İstanbul’un fethinden sonra adadaki mevcut kule yıktırılıp yerine ahşap bir kule inşa edilir. 1719’da bu ahşap kule çıkan yangınla kül olur. 1725 yılında şehrin Başmimarı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından kâgir olarak yeniden inşa edilir. Kule üst kısmı değiştirilerek üst tarafa camlı bir köşk ve onun üzerine de kurşunla kaplı bir kubbe eklenir. Ünlü hattat Rakim Efendi kule kapısının üzerindeki mermere Sultan II. Mahmut'un tuğrasını taşıyan bir kitabe yerleştirir. 1857'de Kule’ye tekrar fener ilave edilir ve 1920 yılında fenerin lambası otomatik ışık sistemine kavuşur. Kız kulesi tarihin akışı içinde; ticari gemilerden vergi toplama, savunma, fener, 1830’daki kolera salgınında karantina hastanesi ve radyo istasyonu olarak birçok farklı amaç için kullanılmıştır. Cumhuriyet’ten sonra bir süre deniz feneri olarak da kullanılan kule;1964 Savunma Bakanlığı’na, 1982 Denizcilik İşletmeleri’ne devredilir. Günümüzde  restoran olarak kamuya açılmıştır.



DHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.