İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, ekonominin üzerinde referandumun bir etkisi olduğunu ancak, Türkiye ekonomisinin şoklara dayanıklı olduğunu belirterek, "siyasi bir şok yaşansa dahi, ben bundan ekonominin çok ciddi anlamda, olumsuz olarak etkileneceğini düşünmüyorum" dedi.

Yalçıntaş, gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda, odanın Pakistan'a yaptığı yardımın "az" bulunması üzerine, yardım miktarının bu çerçevede olmasının nedenini, tabi bulundukları kanunlar olarak açıkladı.

Her sene sonunda hazırlanan bütçeye uygun harcama yaptıklarını hatırlatan Yalçıntaş, "Böyle beklenmedik bir şey çıktığı zaman, bunu bütçeye yerleştirmek, bütçedeki muhtelif kalemlerde geçişleri sağlamak lazım, ancak ondan sonra verebiliyorsunuz. Gönül daha fazlasını yapmak istiyor, inşallah önümüzdeki zamanda daha da fazlasını yaparız" şeklinde konuştu.

Yalçıntaş, Türkiye olarak toplanan yardımın bir kısmının nakit olarak iletilebileceğini, ağırlıklı kısmının ayni olarak iletilmesinde fayda olduğu görüşünü dile getirerek, orta vadede Türkiye'deki inşaat, mühendislik firmalarının organize olup, Pakistan'ın yıkılmış altyapısının kurulmasında destek olması gerektiğini vurguladı.

Bütçeden nasıl kesinti yapılacağı sorusuna Yalçıntaş, "Üyelerimize verdiğimiz hizmetlerden kısmadık ama başka bazı yatırımlarımız vardı onların bir kısmını önümüzdeki seneye attık. Sene sonuna doğru yapılacak bazı harcamalarımız vardı onları Ocak ayının başına attık" yanıtını verdi.

Bakan Babacan ve Şimşek'in referandum açıklamaları

Yalçıntaş, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in referandumda "Hayır" çıkmasının, ekonomik istikrarsızlığa yol açabileceği ifadelerini değerlendirmesi istendiğinde şunları söyledi:

"Ben Sayın Bakanlarımızın sözleri üzerine yorum yapmak değil, kendi görüşlerimi söylemek istiyorum. Son 6 senede biz net olarak gördük ki, Türkiye ekonomisi ciddi anlamda bir mesafe kaydetti ve Türkiye ekonomisi şoklara karşı dirençli olduğunu gösterdi. Bunun en son ve en büyük denemesini de biz, dünyanın içine düştüğü krizde yaşadık. Türkiye ekonomisi krizden etkilendi ama birçok ülke kadar değil, daha az etkilendi. Bu da, bizim ekonomimizin dayanıklılığını gösteriyor.

Sonuçta her siyasi olay öyle veya böyle ekonomiyi etkiler, bunu biliyoruz. Referandum da elbette ekonomiyi etkileyecektir. Ama Türkiye ekonomisi artık dış şoklara dayanıklı bir ekonomi olduğundan dolayı, ben herhangi bir olumsuzluğun kısa vadede Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyeceğine inanmıyorum. Referandum kendi içinde bir bütün olarak ekonomiyi orta ve uzun vadede doğrudan doğruya etkileyecektir. Çünkü referandumun getirdiği birçok madde, ekonomiyi etkileme özelliğine sahip olan maddelerdir ki, sonuçta hayat bir bütün, hayatın gidişatında ne ekonomiyi, ne siyaseti, ne kültürü sanatı ayırabilirsiniz. Bu bağlamda, evet ekonominin üzerinde referandumun bir etkisi vardır ama Türkiye ekonomisi şoklara dayanıklıdır. Eğer siyasi bir şok yaşansa dahi, ben bundan ekonominin çok ciddi anlamda, olumsuz olarak etkileneceğini düşünmüyorum."

Yabancı şirketlerde, referandum konusunda belli bir beklenti bulunduğuna dikkati çeken Yalçıntaş, yabancı şirketlerin referandumla gelecek olan değişikliklerin Türkiye ekonomisini ve Türkiye'deki yatırım ortamını olumlu yönde etkileyeceğini düşündüğünü aktararak, "Onların da, referandum sonucunu bizler kadar olmasa da, büyük bir merakla takip ettiğine emin olabilirsiniz" dedi.

Murat Yalçıntaş, toplumun referandumu partilerle bağlantılı bir mesele olarak algıladığını belirterek, referandumun siyasi ancak partiler üstü bir konu olduğunu söyledi.

Toplumun referandumu tartışabilmesi gerektiğinin altını çizen Yalçıntaş, referandumda Türkiye ekonomisini etkileyecek maddeler bulunduğu görüşünü yineleyerek, "Türk iş aleminin bir temsilcisi olarak da, bu referandumdaki maddelerin Türk ekonomisini nasıl etkileyeceğini düşündüğümü, net bir şekilde ortaya koydum. Benim söylediğim, referanduma kendi bakış açımdır. Herkesin de ortaya koyması gerektiğini düşünüyorum, siyasi partilerin duruşundan bağımsız olarak" şeklinde konuştu.

Yalçıntaş, görüşünü açıklaması konusunda, "Türkiye için doğru olduğuna inandığım şeyi yaptım ve bunu da partilerin duruşundan bağımsız olarak yaptım" dedi.

Tabandan kendisine bir tepki olup olmadığına ilişkin bir soruya Yalçıntaş, şu yanıtı verdi:

"Ben, açıklamamı yaptıktan sonra, çok uzun süreli büyük bir alkış oldu, tüm meclis alkışladı. Bu herhalde benim 5 senelik başkanlığım esnasında aldığım en coşkulu alkışlardan bir tanesiydi. Bu da, net bir şekilde şunu gösteriyor; -ben zaten biliyordum ama bunun somut tezahürüdür ki- İTO Meclisinin kahir ekseriyetinde görüşü budur. Ben bu açıklamayı yaptıktan sonra geniş yankı buldu. Gittiğim birçok yerde bana gelip teşekkür ettiler, bu kadar net bir şekilde fikrimi açıkladığımdan dolayı. Türk toplumu fikrini net ve açık bir şekilde söyleyen insanların her zaman arkasında duruyor. Bana gelip, 'Bu mesele çok siyasileşmişti siz bu şekilde siyasi bir meselenin içine girdiniz' diyen arkadaşlarımız da oldu. Onlara, siyasileşmesinin yanlış olduğunu söyledim."

Yalçıntaş, Anayasa değişiklik paketinin tamamında Türkiye'ye demokratikleşme, daha fazla ifade özgürlüğü getirdiğini gördüğünü ifade ederek, "Daha fazla demokratikleşmeyi iş alemine bir tehdit olarak görmüyorum. İşçilerin, memurların daha fazla hak elde etmesi, hiçbir zaman Türk iş alemi için, Türk işveren kesimi için bir tehdit değildir, aksine büyük bir fırsattır" şeklinde konuştu.



AA


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.