Yabancı komşu kapıda!
İstanbul Emlakçılar Odası 2. Başkanı Nizamettin Aşa, konut sektöründe kesinlikle bir durgunluk olduğunu belirterek, ''Son 5-6 aydır bu durgunluk daha belirgin şekilde hissediliyor. Mütekabiliyet bir noktada bunun için, yani eldeki stokların satılabilmesi için çıkarıldı'' dedi.
Aşa, ''İstanbul için 300 bin civarında bir yabancı alıcı kitlesinin mütekabiliyeti beklediği, bunların özellikle körfez ülkelerinden olduğu tahmin ediliyor. Bu kitlenin son dönemde satılamayan lüks konutları alacağı öngörülüyor'' diye konuştu.

Aşa, inşaat sektörünün 2012 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,8 büyümeyle ilk defa genel büyüme rakamının altında kaldığına dikkati çekti.

Bunun doğal bir gelişme olduğunu söyleyen Aşa, 2010 ve 2011'de inşaat sektörünün çok büyüdüğünü ama bu büyümeye paralel bir talep olmadığını vurguladı.

Aşa, ''Sadece inşaat yapıldı ve yapılmaya da devam edildi. Bu da bir stokun oluşmasına neden oldu. Buna rağmen bazı inşaat firmaları konut yapımına devam etti. Arza karşılık bir talep oluşmadı. Satışlar oldu ama istenilen oranda gerçekleşmedi. Şu an konut sektörde kesinlikle bir durgunluk var. Son 5-6 aydır bu durgunluk daha belirgin şekilde hissediliyor. Mütekabiliyet bir noktada bunun için çıkartıldı. Yani eldeki stokların satılabilmesi için'' diye konuştu.

Devamlı, markalı konut projeleri yapıldığını ve hep bunların lanse edildiğini dile getiren Aşa, emlak ve konut piyasasının sadece markalı konuttan oluşmadığını, tam aksine, bunların toplam sektörün yüzde 20'sini geçmediğini belirtti.

Aşa, ''Şimdi yüzde 20'yi emsal alıp da fiyat bu derseniz olmaz. Yüzde 80'i yok sayıyorsunuz. Küçük inşaat müteahhitlerin yok sayan bir piyasa oluştu. Şuan piyasadaki alıcı kitlesi aslında orta tabakadır'' dedi.

DURGUNLUĞA İLAÇ OLACAK
Mütekabiliyet konusuna dikkati çeken Aşa, şunları kaydetti:

''Mütekabiliyet yasalaştı ama henüz uygulamaya geçmedi, daha düzenlemeler yapılamadı. Mütekabiliyet sektördeki durgunluğa bir ilaç olacak. İstanbul için 300 bin civarında bir yabancı alıcı kitlesinin mütekabiliyeti beklediği, bunların özellikle körfez ülkelerinden olduğu tahmin ediliyor. Bu kitlenin son dönemde satılamayan lüks konutları alacağı ön görülüyor. 

Bu lüks konutların metre karesi de 5 bin liradan aşağı olmadığına göre, mütekabiliyet önemli bir potansiyel barındırıyor. Gerek kentsel dönüşüm gerekse mütekabiliyet konusunda vatandaş da müteahhit de fırsatçı bir yaklaşım içinde. Bunun için çok fazla uzlaşı sağlanamıyor. Piyasada bir çatışma söz konusu. İki taraf da fırsatçılık içinde 'ben daha çok kazanıyım' düşüncesinde. 

Müteahhit vatandaşa daha az vermeye çalışıyor. vatandaş da bir koyup üç alma peşinde. Bundan dolayı şuanda çok fazla bir netice alınamadı. Bu anlamda devletin daha baskıcı ve belirleyici olması gerekiyor. İstanbul'da 4 milyona yakın konut bulunduğu ve bunun yüzde 55'inin sağlıksız bina olduğu söyleniyor. Nereden bakarsanız 2 milyon civarında bir kontun yeniden yapılması söz konusu olacak. İlk etapta bunun yüzde 10'unun düşünseniz 200 bin konut yapar.''

500 BİN YENİLENECEK
Kentsel dönüşümle ilgili yasayı yeterli bulduğunu anlatan Aşa, bu konuda önemli olanın uygulama safhası olduğunu belirtti.

Kentsel dönüşüm yasasının ikincil mevzuatının henüz çıkarılmadığını anımsatan Aşa, kentsel dönüşüm ve 2B'de uygulama anlamında nelerin yapılacağının hala bilinmediğini söyledi.

Aşa, ''Diyelim ki, benim evimin yıkılması gerekiyor, tapuya da şerh konuldu. Ancak, ondan sonraki sürecin nasıl işleyeceğini kimse bilmiyor. Bunlar bir an evvel açığa çıkarsa vatandaş da ne yapacağını bilir'' dedi. 

Emsallerle ilgili bir takım açıklamaların yapılmasını isteyen Aşa, ''Emsal yükseltilecekse bunun açıkça belirtilmesi gerekir. Bütün belediyeler emsallerle ilgili açıklamayı yapsın İstanbul şantiye yerine döner. Hemen herkes binasını yıkıp yeniden yapmak veya bir müteahhitle anlaşıp yenileme peşinde. Ama halen emsalle ilgili kafalarda sorular var. Bu yıl sonuna kadar 500 bin binanın yenilenmesi söz konusu'' diye konuştu.

İstanbul'un belli yerlerinde bir konut stoku oluştuğunu, bunun da ihtiyaca yönelik konut yapılmamasından kaynaklandığını ifade eden Aşa, sözlerini şöyle tamamladı:

''İstanbul'da 300-400 bin konut fazlası var satılamayan. Bir yandan da 300-400 bine yakın alıcı potansiyeli var. İstanbul'da lüks kontun getirisi çok fazla. Sosyal konut yapsanız yüzde 100 kazanacaksınız ama, bunu lüks konut yaptığınız zaman yüzde 300 kazanıyorsunuz. Oysa alıcı kitlenin konut beklentisi tespit edilip ona göre konut yapılmalı. TOKİ'nin bu işe müdahil olması lazım. 'Tamam lüks konut yap ama bir projenin yüzde 70'i lüks konutsa yüzde 30'u da sosyal konut olsun' diyerek bir balans ayarı yapabilir.''



AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.