Ortak açıklamada, Bodrum'da yaşanan ve ölümle sonuçlanan içki/metil alkol zehirlenmesi vakası ile ilgili gıda güvenliğinin bir kez daha acı bir biçimde gündeme geldiği kaydedildi.

İnsan sağlığı ile direk ilgisi olan gıda güvenliğinin ihmal edilemeyecek bir konu olduğu ifade edilen açıklamada, Türkiye'de alkollü içkilerle ilgili denetimler ve düzenlemeler konusunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumun(TAPDK) görevli olduğu hatırlatıldı.

Tarım Bakanlığının gıda güvenliğini sağlamak, TAPDK'nın da etil ve metil alkolün ülkeye giriş ve üretiliş anından itibaren adım adım izlemekle yükümlü olduğu belirtilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

''Bu denetimler yeterince yapılamazken, bir de alkollü içkilerde çok yüksek oranlarda vergi uygulanması kayıt dışını ve sahteciliği körüklemekte, tüketicileri riske atmaktadır. Alkol ile enerji içeceklerinin birlikte tüketilmemesi insan sağlığı açısından yasal bir zorunlulukken, birçok barda açıkça birlikte satılmakta, bu konuda ilanlar verilmektedir. Bu durum riski arttırmaktadır.

Yaşanan son olayda üç kişinin ölüm nedeni olarak açıklanan metil alkol kimi alkollü içkilerde bir miktar oluşabilen, ancak son üründe hacmen alkol üzerinden 150 gr/hektolitreyi geçmemesi gereken bir maddedir. Bu limitin aşılması açık bir biçimde sağlık sorunlarına davetiye çıkartmaktadır. Metil alkol insanlar tarafından mevzuatta izin verilen dozların üzerinde tüketildiğinde zehirlenmelere neden olmaktadır. Zehirlenme belirtileri 12-24 saate kadar görülmeyebilmektedir. Zehirlenme mide bulantısı, karın ağrısı, baş dönmesi, güçsüzlük gibi belirtilerle başlar ve merkezi sinir sisteminde çökme, körlük, koma ve ölüm, bu olumsuz tablonun ciddi sonuçları olarak ortaya çıkar.''

Bir ürünün dış görüşünden sahte olup olmadığının anlaşılamayacağı vurgulanan açıklamada, buna karşın tüketicilerin şüpheli gördükleri durumları yetkililere bildirmekten kaçınmamaları gerektiğinin altı çizilerek, ''Genel bir ilke olarak, piyasadaki eşdeğerlerinden çok daha ucuz olan gıda maddelerinde sahtecilik ve aldatma riski yüksektir'' ifadesine yer verildi.

Açıklamada, alkollü içki üreten ve satan iş yerlerinin Türk Gıda Kodeksi'ne uygun üretim yapmak üzere gıda mühendisi, ziraat mühendisi, kimya mühendisi ve kimyager istihdam etmek zorunda olduğuna işaret edildi. Açıklamada, ancak sorumluluğunun bilincinde olmayan iş yerlerinin bu zorunlu hükmü angarya olarak algıladığı ve denetim eksikliğinden yararlanarak ya istihdamdan kaçındığı ya da uzman kişileri iş yerindeki karar mekanizmasından uzak tuttukları iddia edildi.

Gümrüklerden giren ürünlerin gıda maddesi olduğu ya da dış alımında kısıtlama olduğu beyan edilmediği sürece gümrük görevlilerinin kaçak ürünü saptama olasılıklarının düşük olduğu ifade edilen açıklamada, Türkiye'de kaçak girişler için gerekli tüm şartların mevcut olduğu ileri sürüldü. Açıklamada, ''Gümrüklerin yönetim kapasitelerinin geliştirilmesi gereklidir. Kaçakçılık ve kaçak üretim ile mücadele için cezalar artırılmalıdır'' değerlendirmesinde bulunuldu.



AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.