Bilindiği üzere vergi daireleri tarafından geçmişe yönelik olarak resen vergi kaydı açılan mükelleflerle ilgili  beyanname verilmediği iddiasıyla  son 4-5 yıl için geçmişe yönelik  özel usulsüzlük cezalı tarhiyatlar yapılabilmektedir. Özellikle elektronik ortamda beyanname verilmediği iddiasıyla geçmişe yönelik 3,4 ve hatta 5 yıl için gelir vergisi, KDV, muhtasar, geçici vergi beyannamelerinin e-beyan yoluyla internet üzerinden verilmediği  iddiasıyla cezalı tarhiyatlar yapılagelmektedir. Özellikle, geçmiş yıllarda  sık sık araç alım satımı yapan kimselere veya geçmiş yıllarda birden çok  emlak alım satımı yapan kimselere e-beyan verilmediği dolayısıyla pek çok  ceza kesilmektedir (VUK md.mük. 355, 257/4, 340 seri nolu GT ve 386 no’lu GT).
 
Oysaki, son 5 yılı kapsayan elektronik ortamda beyannamelerin verilmemesi ile ilgili cezalar çok ciddi boyutlara vardığı hatta ödenemez duruma geldiği, Gelir İdaresi yönünden ise bu tür cezaların çok ciddi boyutlara vararak tahsili olanaksızlaştığı görülmektedir. 
 
Elektronik ortamda geçmişe yönelik  beyanname verilmediği gerekçeleri ile kesilen cezaları yüksek mahkemeler kaldırmaktadır.[1] 
 
Elektronik ortamda ve ileriye yönelik olarak  beyanname verilebilmesi için, beyan döneminin geçmemiş olması, beyanname verilemesi ile ilgili daha önceki aşamalarda mükellefin işe başlama bildiriminin vermiş olması ve vergi kaydının  daha önceden  açılmış olması zorunludur. Bunun sonucu  olarak elektronik ortamda beyanname verebilmek için  gerekli bildirimler, formlar, taahhütnameler imzalanarak şifre, parola alınması  zorunludur. Vergi dairesi tarafından verilen bu şifre ve parolalar yardımı ile beyannamelerin elektronik ortamda kanuni süresi içerisinde  verilmesi ancak mümkün olabilecektir.
 
Vergi dairesi  tarafından resen geçmişe yönelik mükellefiyet tesisi sonucunda  tarh edilen  gelir, KDV, muhtasar, geçici vergi, vs. vergiler yönünden  yapılan cezalı tarhiyatlarda çeşitli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Özellikle geçmiş dönemde araç alım satımı yapan mükellefler için, emlak alım satımı yapan mükellefler için çok ciddi boyutlarda cezalı tarhiyatlar yapılmaktadır. Örneğin, bir mükellefin  2007 yılından bu yana faaliyette olduğu varsayılarak kazancı takdir komisyonu kararı ile takdir edildiği takdirde bu mükellefe aşağıdaki cezalar kesilebilmektedir.[2]
 
Vergi dairesi tarafından  geçmiş yıllarda emlak  alım satımı, oto alım satımı, nakliyecilik  gibi faaliyetlerden dolayı geçmişle ilgili vergi kaydı açılması halinde bu konuda e-beyan dolayısıyla geçmişe yönelik kesilen özel  usulsüzlük cezaları yüksek mahkeme tarafından kaldırılmaktadır. Yüksek mahkeme Danıştay’ın bu konuda vermiş olduğu kararlarda  özel usulsüzlük cezası  kesilebilmesi için mutlak surette cezayı gerektirir fiilin tespiti vurgulanmıştır. Ayrıca, e-beyanla ilgili ceza kesilebilmesi için mutlak surette ceza muhatabına “yazı” ile bildirim koşulu zorunludur. Başka bir ifade  ile, yazılı bildirim yapılmadan  e-beyan yoluyla beyanname vermediği için kesilen yüksek miktardaki özel  usulsüzlük cezaları kaldırılmıştır. [3]
 
Diğer yandan, elektronik beyanname ile ilgili mevzuat  hükümleri gelecekte verilecek olan  beyannameler için öngörülmüş  olup geçmiş dönemlerle ilgili böyle bir cezanın kesilmesi olanaksızdır. Başka bir ifade ile, vergi beyannamelerinin elektronik ortamda verilmesi dolayısıyla ileriye dönük olabilir. Geçmişe dönük olarak e-beyan istenmesi kanunun amacına da aykırı olacaktır. Özetle, geçmişe dönük  mükellefiyet tesisi sonucunda bu işlemlerle ilgili elektronik  ortamda ve  yasal süresinde beyanname verilmesi mümkün olmadığı için; bu durumla ilgili  herhangi bir yasal  düzenleme yapılmamıştır. 
 
Zira kişiye, kendisine tebliğ edilen ihbarname ile vergi mükellefi olduğu bildirildiğinden; resen geriye dönük tesis edilen mükellefiyet neticesinde elektronik ortamda ve kanuni süresi içinde beyanname vermediği  gerekçesiyle; geçmiş yıllara ait kanuni süresi içinde verilmesi imkansız olan beyannamelerle ilgili  tüm cezaların cari yıl içerisinde  bir anda kesilmesi hukuka aykırı olduğu gibi; kanunun konuluş maksadıyla da çelişmektedir. Örneğin; bir kişinin, 2007 tarihinden bu  tarafa (2012) resen geçmişe dönük vergi mükellefi yapılmış olduğu ve bu durumun kişiye 2012 yılında bildirilmiş olduğu kabul edildiğinde; her yıl için 12 dönem KDV, 4 dönem muhtasar, 4 dönem geçici vergi ve 1 dönem de yıllık gelir vergisi beyannamesinin -imkansız olmasına rağmen- yasal süresi içinde ve elektronik ortamda verilmemiş olduğu gerekçesiyle sadece bir yıl için 21 ayrı özel usulsüzlük cezası kesildiği  gerçekliğinden bakıldığında ve aynı uygulamanın 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yılları için de uygulandığını  dikkate aldığımızda, takdir komisyonunca takdir edilen vergiden daha ağır bir yaptırımla karşı karşıya kalınmış olunacaktır.
 
Bu da, vergi kanunlarının  mantığına ters bir durumdur. Yapılan şekli  usulsüzlük cezasının  tutarının, hiçbir zaman vergi ziyaının  aslına daha yakın veya aslından daha fazla olması  düşünülemez. [4]
 
Özetlemek gerekirse, geçmişe yönelik mükellefiyet tesislerinde geçmiş dönemler için resen  mükellefiyet ile ilgili beyanname verilmediği iddialarıyla e-beyan cezaları kesilemez.[5] Geçmişe yönelik beyannamelerin e-beyan ortamında verilmemiş olduğu iddiasıyla kesilen cezalarda yargı tarafından  kaldırılmaktadır. Özellikle,1.8.2009 tarihinden önceki dönemler için VUK md. mük. 355 hükmüne göre mükellefler adına ceza kesilebilmesi için, mükelleflere Maliye Bakanlığınca VUK mükerrer 257. md hükmü gereğince getirilen mecburiyetlere uyulmaması ya da süresi içerisinde bilginin verilmemesi ya da eksik ve yanlış bilgi verilmesi durumunda cezaya muhatap olacaklarının “yazı  ile” bildirilmesi gerekecektir.[6]
 
Yeni vergi affı Yasasıyla bu konuda bazı düzenlemeler yapılmış olup, 6736 sayılı Yasaya göre mad. 3 veya 4 mad. hükümleri değerlendirildiği takdirde önemli avantajlar ve kesilen cezalarda indirimler söz konusudur. Özellikle kesilen Özel usulsüzlük cezalarında ciddi indirimler getirilmiştir. Diğer taraftan açılan vergi davaları varsa bunlardan da vazgeçilmesi temel bir zorunluluktur.


​-----------------------------------------------
[1] Bkz. VUK Genel Tebliği Seri No; 340, 386  gereğince kesilen özel usulsüzlük cezaları.
[2] VUK md. mük. 355. ve ayrıca yine VUK mük. Md. 257.
[3] İzmir 2. Vergi Mahkemesi kararı, 15.12.2011 gün ve E:2011/1484-K:2011/2129 sayılı kararları.
[4] Danıştay 3. Dairesinin, 30.12.2008 gün ve E:2007/3320-K:2008/4469 sayılı kararları.
[5] Aynı görüş için bkz. GÜMÜŞ Kenan, “Vergi Dairelerince Re’sen Geçmişe Dönük Mükellefiyet Tesisi Neticesinde Salınan Vergi ve Cezaların Hukuki Durumu (Özellikle Taşıt ve Emlak  Ticareti yapanlar)”, www.muhasebetr.com
[6] Danıştay  3. Dairesinin, 29.3.2011 gün ve E:2010/101-K:2011/903 sayılı kararları ve yine Danıştay 3. Dairesinin 5.4.2011 gün ve E:2010/903-K:2011/1006 sayılı kararları  görüşümüzü destekler mahiyettedir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.