01 Ocak 2014 tarihinde, Hatay Kırıkhan’ da, 19 Ocak 2014 tarihinde ise Adana’ da durdurulan ve terör örgütlerine mühimmat götürdüğü iddia edilen TIR'lara ilişkin soruşturmayı yürüten savcılar Aziz Takçı, Özcan Şişman, Başsavcı Süleyman Bağrıyanık ve Başsavcı vekili Ahmet Karaca önce istekleri dışında tayin edildiler sonra açığa alındılar şimdi ise haklarında tutuklama kararı çıkartıldı.

MİT’e ait olduğu iddia edilen TIR'ların durdurulması sürecini kısaca hatırlayacak olursak; 01 Ocak 2014 tarihinde Hatay Kırıkhan’ da TIR'da silah yüklü olduğu gerekçesiyle bir adet TIR durdurulmuş ancak TIR'ın MİT’e ait olduğu bildirilerek savcıların tüm çabalarına rağmen TIR'da arama yapılmasına izin verilmemişti.  

Sonuçta arama işlemi akim kalmıştı. Olay günü Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve müsteşarı Kenan İpek’in,  Adana Başsavcısı olan Süleyman Bağrıyanık’ ı telefonla arayarak, TIR'da arama yapılmamasını istediği bildirilmiş ve Bakan ve müsteşarı hakkında fezleke düzenlenmişti. Yine bu olaydan hemen sonra 19.01.2014 tarihinde bu sefer Adana’da üç adet TIR daha mühimmat yüklü olduğu gerekçesiyle jandarma tarafından durdurulmuş ancak MİT görevlilerinin direnmesi ve hükümet tarafından desteklenmeleriyle kısmen arama yapılabilmiş ve TIR'da bulunan mühimmata ilişkin bir kısım fotoğraflar internetten de yayımlanmıştı. Burada da tırların MİT’e ait olduğu iddia edilmişti. Buradaki aramayı yapmak isteyen ise savcılardan Aziz Takçı idi.

Her iki olaydan sonra savcılar Aziz Takçı Zonguldak’a, Özcan Şişman Mersin’e,  Başsavcı vekili Ahmet Karaca savcı olarak Gaziantep’e, Başsavcı Süleyman Bağrıyanık ise tenzili rütbe ile Antalya’ ya savcı olarak atandı. TIR'ları durduran bir kısım jandarma görevlileri hakkında casusluk suçundan dava açıldı. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın komutanlar ve savcılar hakkında hukuken gereken yapılacak sözü boş çıkmamıştı. Kanunları uygulamakla görevli savcıların da sürüldükleri yetmezmiş gibi açığa alındılar. Sonradan da haklarında tutuklama kararı çıkartıldı.

Kafama takılan bir takım soruları siz değerli okuyucularıma sormak istiyorum; 

- Acaba bir kısım siyasilerin dediği gibi Türkmenlere gidecek olan ve içerisinde yardım malzemesi bulunan TIR üzerinde neden arama yaptırılmak istenmedi?

-Bu yardımların Kızılay veya diğer yardım kuruluşları aracılığıyla yaptırılması gerekmez miydi?

-Neden bu yardım gizli yapılıyordu?

-İddia edildiği gibi TIR'larda terör örgütüne gönderilen mühimmatlar mı vardı?

-MİT görevlilerinin gıda naklinden başka işleri yok mu ya da silah nakletme gibi bir görevleri var mıydı?

-Bazı çevrelerin iddia ettiği gibi devlet olarak terör örgütlerine yardım mı yapıyorduk?

-Cumhurbaşkanı HSYK’ya talimat verebilir miydi, ya da HSYK ne
den dolayı özür dilemişti?

- Savcılar ve komutan tutuklanacak ne iş yaptılar?

-Bıraksalardı da geçse miydi?

-Bu silahlar kimi öldürecek Hristiyan mı, Müslüman mı deselerdi...

Bu soruları çoğaltabiliriz, ancak önemli olan bu sorulara yasal, doğru ve yeterli cevap vermektir.  

Hukuk devleti olmamız için daha çok ekmek yememiz gerekir diye düşünüyorum, yoksa gıda maddesi taşıyan tırların aranmasına kim bu kadar direnç gösterir ki, tabi ki saklama süresi geçmemişse, sağlıcakla kalın.

(Bu köşe yazısı, sayın Farz-ı Muhal Paşa tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.