\'150 yıldır demokratik Anayasa yapılamadı\'

AKP’nin TBMM Başkanlığı’na sunduğu Anayasa değişiklik teklifinin genel gerekçesinde, maddeler hakkında açıklamalara yer vermekten ziyade durum tespiti yapıldı. Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının neden Yüce Divan’da yargılanacağına dair de açıklayıcı bir gerekçe metinde yer almadı. Gerekçe metninde 150 yıllık anayasa geleneği içinde, halkın katılımı ve demokratik yöntemlerle Anayasa yapılmamış olmasının Türkiye için büyük bir eksiklik olduğu vurgulanırken şöyle denildi: “1982 Anayası’nda günümüze kadar 16 kez değişiklik yapılmıştır. Bu kapsamda Anayasa’nın toplam 85 maddesi metni kısmen değiştirilmiştir.” 
‘Siyasi Partilerin Uyacakları Esaslar’ı düzenleyen 69. maddedeki değişiklikle parti kapatmanın zorlaştırıldığı anlatılan gerekçede, Türkiye’de 1961 yılında bugüne kadar 25 partinin kapatıldığına dikkat çekildi. Gerekçede şöyle denildi: “Yaşanan bunca tecrübe, Türkiye’nin istikrarı ve ülkemizin muhatap olduğu ihlal kararları gözetildiğinde parti kapatma rejimini, sistemin taşımayacağı bir yük olmaktan çıkaracak nitelikte bir reform yapılmasına ihtiyaç olduğu açıkça görülmektedir. Kapatma kararlarının ulusal üstü yargıda sözleşme ihlali olarak nitelendirilmesi siyaset kurumuna ölçüsüz müdahalelerin yol açtığı istikrarsızlık gibi etkenler bu düzenlemeyi zorunlu kılmıştır.”
Gerekçede ön plana çıkan bazı bölümler şöyle: 

KAPATMAYA KONTROL: Milletvekilleri, bakanların yargılanması TBMM iznine bağlıysa, bunun demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsuru olan siyasi partiler için de getirilmesi mutlak bir zorunluluktur. Türkiye’deki genel parti koruma seviyesini yükseltilmesi için Cumhuriyet Başsavcı’nın parti kapatma dava açma yetkisinin demokratik kontrole tabi tutulacağı bir sistem getiriliyor. 

ODAK KRİTERİ AYNI: Gerekçede parti kapatma konusunun Venedik Kriterleri’ne kısmen de olsa uyumlu hale getirildiği anlatıldı. Odak haline gelme nedeniyle siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddi unsurlarda  değişiklik yapılmadığı savunulan gerekçede, Meclis çalışmaları yasama sorumsuzluğu, idarenin eylemleri de zaten yargı denetimine tabi olduğu gerekçesiyle kapatma nedeni yapılamayacağı ifade edildi. 

VEKİLLİK DÜŞMÜYOR: Milletvekilliği seçmen iradesi ile oluşan ve öznesi seçilmiş kişi olan demokkratik bir statüdür. Partinin kapatılması millet ile milletvekili arasında kurulu bağı sona erdirmez. 

ANAYASA MAHKEMESİ: Anayasa Mahkemesi’nin yapısına ilişkin düzenleme konusunda gerekçede şunlar yer aldı:  “Mahkeme iki bölüm halinde çalışması öngörüldüğünden mahkemenin kendi üyeleri arasında gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla iki başkanvekili seçmesi öngörülmektedir. Anayasa Mahkemesi üyeleri 12 yıllına seçilecektir. Üye profilinin yeni toplumsal koşullara ve yeni anlayışlara göre makul bir süre içinde kendini yenilenmesine olanak tanınmaktadır.”

BİREYSEL BAŞVURU: Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkının olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlandığı gerekçede “AİHM iç hukuk yollarını tüketilmiş olup olmadığını araştırırken, ilgili ülkede bireysel başvuru kurumunun bulunup bulunmadığını da dikkate almakta ve bunu hak ihlallerin ortadan kaldırılmasında etkili bir hukuk yolu sayılmaktadır” ifadesi yeraldı. 

KOMUTANA YÜCE DİVAN: Gerekçede Anayasa Mahkemesi’nin görevlerine ilişkin bir açıklama yeralmazken Mahkemenin Yüce Divan sıfatıyla yargılayacağı kişiler arasına TBMM Başkanı, Genelkurmay Başkanı Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanlarının eklendiği belirtilmekle yetinildi. 

BAKANA OY HAKKI YOK: Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerin yüksek yargıdan gelmesi ve ilk derece mahkemeleri temsilcilerinin bulunmaması gibi nedenlerle değişiklik yapılmasının zorunlu hale geldiği anlatılan gerekçede,  şunlar dile getirildi: “Kurulun başkanı adalet bakanıdır. Ancak getirilen bir yenilik olarak Adalet Bakanı dairelerin toplantılarına katılacak ve oy kullanmayacaktır. Kurul üyeleri kendi arasından üç daire başkanı ve daire başkanlarından birini de başkanvekili olacak seçecektir. Kurul başkanı yetkilerini bir kısmı başkanvekiline devredilecektir. Kurulun görevlerine ilave olarak getirilen en önemli yenilik ise, halen Adalet Bakanlığı’na ait olan hâkim ve savcıların denetlenmesi yetkisinin tamamen kurula devredilmesidir.” denildi.

ÇOCUKLARA KORUMA: Ailenin korunmasına ilişkin 41. madde yapılan düzenlemede devletin her türlü istismara ve şiddete karşı çocukların korunmasına yönelik gerekli tedbirleri alma ödevi yüklendiği belirtildi. Memurlara verilen disiplin cezalarına da yargı yolu açıldığı belirtilen gerekçede “Cezanın hafifliğinin insan onurunu zedeleme niteliği yönünde diğer cezalara göre daha az etki doğurmayacağı dikkate alınarak, memurlar  ve diğer kamu görevlilerine uyarma ve kınama cezalarının yargı denetim açılması öngörülmektedir” denildi. 

KRİTİK GEÇİCİ MADDE: Anayasa paketinin geçici 18. madesinde Anayasa’nın 69. maddesinde yapılan değişiklikle parti kapatmanın zorlaştırıldığı ifade edilerek “Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte, Anayasa Mahkemesi önünde derdest durumda olan kapatma davaları hakkında Anayasa’nın 69. maddesinde yapılan değişikliğin bir bütün olarak uygulanacağı hükme bağlanmaktadır” denildi. Böylece, Anayasa değişikliği yürürlüğe girmeden AKP ya da başka bir parti hakkında bir dava açılırsa, yeni anayasa hükümlerinin geçerli olacağı garanti altına alınmış oldu. 

YAŞ kararlarına yargı yolunun gerekçesi ‘eşitlik’
Teklifin gerekçesinde  kuvvet komutanlıkları tarafından verilen kararların yargı denetimine tabi olmasına rağmen, Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) kararlarına yargı yolunun açılmamasının Anayasa’nın ‘eşitlik ilkesi’ne aykırı olduğu belirtilde.
AKP’nin Anayasa taslağında getirilen düzenlemeyle askeri mahkemelerin görev alanı, askeri suçların yargılanmasıyla sınırlandırıldı. Askeri mahkemelerin görev alanı çağdaş ülkelerde olduğu gibi daraltılmakta ve asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri askeri suçlara ait davalarla sınırlı tutuluyor.

Radikal


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.