'Adalet duygusu, çok ağır yara almıştır'
Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesinde Ali İsmail Korkmaz dosyasının karar duruşması, dün yapıldı. Ali İsmail Korkmaz'ın ailesi, demokratik kitle örgütleri temsilcileri, Adana, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul ve Mersin Baro Başkanları, çok sayıda avukat, milletvekilleri ve konuya duyarlılık gösteren yurttaşların katılımıyla gerçekleşti. 

Adana Barosu Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık, son duruşmada mahkeme, Ali ismail Korkmaz'a yönelik eylemi kasten yaralama olarak nitelendirip, kasten yaralamanın sonucunda ölüm meydana gelmesi nedeniyle ağırlaşmış haliyle ceza verdiğini belirterek, “Başından sonuna kadar izlediğimiz davanın sonucu böyle olmamalıydı. Adalet duygusu, çok ağır yara almıştır. Verilen karar, kamuoyu vicdanını asla tatmin etmemiştir” dedi

Av. Çıtırık, verilen karara tepki göstererek, toplanan kanıtlara ve olayın gerçekleşme şekline aykırı,vicdanları yaralayan,toplumda zaten kalmayan adalete güveni daha da sarsan bir karar olduğunu iddia ederek, şöyle dedi:

“Mahkeme başkanı kararı açıklamadan önce '' Verilecek olan kararı bu şekilde değerlendirdiklerini, insanların farklı düşünebileceklerini, eleştirmek isteyenlerin salon dışında, demokratik bir şekilde eleştiri haklarını kullanabileceklerini '' dile getirdi.
Kararın açıklanmasından sonra heyetin önünde bulunan polis memurları tarafından şemsiyeler açılmış ve heyet koşarak salondan çıkmıştır.Şemsiye açılması da adalet tarihinde bir ilk olan yönüyle kayıtlara geçmiştir (!).”

HUKUKİ YOLLAR TÜKENMEDİ

Birden çok kişinin odunlarla, polis copuyla, tekmeyle Ali İsmail Korkmaz'a yönelik eylemi , kasten yaralama olarak nitelendirildiğini belirten Av. Çıtırık, “Tekmelerle, odunlarla, coplarla vuranların kastının, yaralama olduğunu nitelemek gerçekten çok düşündürücü ve üzücüdür. Savcılık makamının eylemi kasten adam öldürme olarak nitelemesi doğru ve yerindedir. Ancak mahkeme heyeti, mütalaayı da dikkate almamıştır. Hiç olmazsa TCK 21.maddesinin 2.fıkrasında düzenlenen ‘olası kast ile adam öldürme’ olarak nitelendirilmesi gerekirdi. Yerel mahkeme kararını verdi. Bundan sonra temyiz süreci başlayacaktır. Dileğimiz ; adalet duygusunun çok ciddi yara aldığı ve vicdanları kanattığı bu karardan, Yargıtay sürecinde dönülmesidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de dahil tüm hukuki yollar devam edecektir” dedi.

ZİHNİYET DEĞİŞMİYOR

Av. Çıtırık, açıklanan kararın ; geçmişten günümüze devam ederek gelen bir zihniyetin, bir kez daha açığa çıkması olarak değerlendirerek, “Kahramanmaraş , Sivas, Gazi olayları  ile birçok dosyada olduğu gibi verilen kararlar ile insanlar bir kez daha mağdur edilmişlerdir. Eşlerini,evlatlarını yitiren ailelerin yaşadıkları her türlü acıya rağmen,adalete olan inançlarını yitirmeksizin hiç olmazsa yargı aracılığıyla mağduriyetlerinin giderilmesi beklenmekteyse de geçmişte olduğu gibi, Ali İsmail Korkmaz dosyasında da mağduriyet devam etmiştir” diye konuştu.

ZORLUK ÇIKARTILDI

Başlangıçtan itibaren inkar edilen, '' Arkadaşları yapıyor, sonra da polisin üzerine atıyorlar'' denilen, kanıtların karartılması için her şeyin yapıldığını anımsatan Av. Çıtırık, “Güvenlik kuvvetleri ve onların işbirlikçisi olan esnaf (!) olan vatandaşın birlikte gerçekleştirdiği ancak Eskişehir Barosuna kayıtlı meslektaşlarımızın titiz ve özverili çalışmaları sonucunda yargılama aşamasına geldi. Bu dosyada sözde güvenlik de sağlanamayacağı gerekçesiyle dosya Eskişehir'den Kayseri'ye nakil oldu. Her duruşmada Kayseri'de olağanüstü güvenlik önlemeleri alındı. Ali İsmail Korkmaz'ın ailesine,avukatlara ve duyarlılık gösteren yurttaşlara her türlü zorluğun çıkartıldığı,bütün bunlara rağmen adalete inanan insanların ‘acaba’ dedikleri bir dönemde verilen bu karar son derece üzücü”dedi

POLİS TERÖRÜ VE GAZ…

Duruşma sonrasında Ali İsmail Korkmaz'ın ailesi, avukatları,baro başkanları ,demokratik kitle örgütleri temsilcileri ve yurttaşlarla birlikte basın açıklaması yapıldığı sırada kararın talihsizliği,vicdanları tatmin etmemesi gibi nedenlerle bazı yurttaşlar tarafından adliyeye doğru yönelme olduğunu ancak bu durumun asla şiddete dönüşmediğini  ve kamu düzenini bozmaya yönelik olmadığını ifade eden Av. Çıtırık, “Polis Vazife ve Yetki Yasasının 16.maddesinde polisin ,direnmenin mahiyetine ve derecesine göre zor kullanma yetkisi bellidir. Bir kaç kişi adliyeye yönelmiş  ancak, bizler de dahil tüm katılımcılara polis tarafından biber gazı atılmasını anlamak zor. AİHM kararlarına göre de kimyasal silah sayılan ve insanların sağlığı üzerinde önemli etki yapan bu gazın uygulanması nedeniyle, bir arbede yaşanmış,basın açıklaması yapanlar ve katılanlar sağa sola savrulmuşlardır. Avukatlar olarak adliyeye girmek istediğimiz sırada adliyeye giriş yapacağımız kapı da kapatılıp, açılmadı. Gaz nedeniyle çok sayıda yurttaş ve avukat sağlık sorunları yaşadı.Gaz kullanımını gerektirecek düzeyde bir durum yokken,güvenlik kuvvetleri bir  kez daha Gezi Olaylarında kendilerine yön verenlerden aldıkları destekle, yurttaşa bu durumu reva gördüler. Verilen karardan doğan mağduriyetin üzerine ,bir de güvenlik kuvvetlerinin terörü eklendi” şeklinde konuştu.

Av. Çıtırık, sözlerini şöyle tamamladı:
“Verilen karar ile görülüyor ki, bir kez daha devleti ve onun memurunu koruma refleksiyle hareket edildi. Yurttaşına karşı ‘Çanakkale ruhuyla’ hareket edildiğini, ‘zafer kazanıldığını’ dile getiren zihniyet ile, üstünlerin zihniyeti ile mücadelemiz hukuk zemininde devam edecektir. Hukukun üstünlüğü mücadelesine barolar olarak devam ederken, yurttaşlarımızın da yanımızda olacağına inancımız tamdır.”

Hukuki Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.