Ankara Barosu'ndan Gezi fezlekesine sert tepki
Açıklama satırbaşları ile şöyle:

DERHAL YASAL İŞLEM BAŞLATIN

Ankara Barosu olarak; Kurumumuza yönelik haksız ve hukuk dışı itham ve ifadeler içeren bu fezlekeyi düzenleyen kamu görevlileri hakkında derhal yasal işlemlerin başlatılmasını, demokratik hak ve yükümlülüklerimizi, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yerine getirmeye devam edeceğimizi, nereden ve kimden gelirse gelsin her tür hukuk dışı müdahale ve girişime karşı toplumun ve insanların savunmasını üstleneceğimizi, kamuoyuna saygıyla duyururuz.

BAKIŞ AÇISINI ALENİLEŞTİREN BELGE

3 Temmuz 2013 tarihinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nün Gezi olayları kapsamında hazırladığı fezleke, günlerden bu yana yaşanmakta olan sıkıntının kaynağını, demokratik hakların kullanımına yönelik ölçüsüz bile kabul edilmesi mümkün olmayan polis müdahalesine zemin oluşturan bakış açısını alenileştiren bir belgedir.

BAROMUZ BASKIYLA SUÇLANDI

Polis tarafından hazırlanan evrakta aralarında Ankara Barosu'nun da yer aldığı demokratik kitle örgütleri ile sivil toplum kuruluşları, göstericileri kışkırtmak, yönlendirmek, eylemci gruplara kamuoyu desteği sağlamak ve yargı ile emniyet üzerinde psikolojik baskı uygulamak ve kişileri savcılığa suç duyurusunda bulunmaya teşvikle suçlanmıştır.

İNSAN HAKLARINI KORUMAK BARONUN GÖREVİ

Avukatlar ve meslek örgütü olarak Barolar, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını korumakla görevlidir. Bu görevin gereklerini, insan hakları ve hukuka aykırı eylem ve ihlaller nereden ve kimden gelirse gelsin, yerine getirmek Avukatların varlık sebebi olup 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76.maddesi ile 95 inci maddesinin 21. fıkrası ile açıkça belirtilmiştir.

ASLA YANDAŞ OLMAYIZ

Bu çerçevede, avukatlar ve barolar siyasi iktidara muhalif veya yandaş olmak pozisyonunda asla olmamış ve olmayacaklardır. Avukatlar, savunma görevini yerine getirmek üzere cüppelerini giydikleri anda, her tür siyasi, ideolojik kimliklerinden soyutlanarak hukuk devleti, insan hakları, demokrasi ve özgürlüklerin tarafında yer alırlar.

HUKUK DEVLETİNİN İŞLEMESİ İÇİN GÖREV YAPTIK

Kaldı ki gezi olaylarının Ankara'ya sıçradığı günlerde Ankara Barosu yüzlerce avukatıyla sürecin hukuk devletinin gerekleri çerçevesinde işlemesi için üzerine düşen görevi layığıyla yapmaya gayret etmiştir Yurttaşlara karşı ayrımcılık gözetmeksizin hareket etmek yükümlülüğüne sahip olan emniyet güçlerinin açıkça ve aleni olarak taraf konumuna geldikleri görülmektedir. Demokrasi ve hukuk devleti açısından asıl tehlike buradadır. (Hürriyet)


ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI
 
Ankara Barosu Hükümet Muhalifi/Yandaşı Şeklindeki Bakış Açısının Ötesinde;
 
Hukuk Devleti, İnsan Hakları, Demokrasi ve Özgürlüğün Tarafındadır
 
3 Temmuz 2013 tarihinde basına yansıyan, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nün Gezi olayları kapsamında hazırladığı evrakta, günlerden bu yana yaşanmakta olan sıkıntının kaynağını, demokratik hakların kullanımına yönelik ölçüsüz bile kabul edilmesi mümkün olmayan polis müdahalesine zemin oluşturan bakış açısını alenileştiren bir belgedir.

Polis tarafından hazırlanan evrakta aralarında Ankara Barosu’nun da yer aldığı demokratik kitle örgütleri ile sivil toplum kuruluşları, göstericileri kışkırtmak, yönlendirmek, eylemci gruplara kamuoyu desteği sağlamak ve yargı ile emniyet üzerinde psikolojik baskı uygulamak ve kişileri savcılığa suç duyurusunda bulunmaya teşvikle suçlanmıştır.
 
Avukatlar ve meslek örgütü olarak Barolar, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını korumakla görevlidir. Bu görevin gereklerini, insan hakları ve hukuka aykırı eylem ve ihlaller nereden ve kimden gelirse gelsin, yerine getirmek Avukatların varlık sebebi olup 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76.maddesi ile 95 inci maddesinin 21. fıkrası ile açıkça belirtilmiştir.

Bu çerçevede, avukatlar ve barolar siyasi iktidara muhalif veya yandaş olmak pozisyonunda asla olmamış ve olmayacaklardır. Avukatlar, savunma görevini yerine getirmek üzere cüppelerini giydikleri anda, her tür siyasi, ideolojik kimliklerinden soyutlanarak hukuk devleti, insan hakları, demokrasi ve özgürlüklerin tarafında yer alırlar.

Kaldı ki gezi olaylarının Ankara'ya sıçradığı günlerde Ankara Barosu yüzlerce avukatıyla sürecin hukuk devletinin gerekleri çerçevesinde işlemesi için üzerine düşen görevi layığıyla yapmaya gayret etmiştir.
 
Yurttaşlara karşı ayrımcılık gözetmeksizin hareket etmek yükümlülüğüne sahip olan emniyet güçlerinin açıkça ve aleni olarak taraf konumuna geldikleri görülmektedir. Demokrasi ve hukuk devleti açısından asıl tehlike buradadır.
 
Ankara Barosu olarak; Kurumumuza yönelik haksız ve hukuk dışı itham ve ifadeler içeren bu fezlekeyi düzenleyen kamu görevlileri hakkında derhal yasal işlemlerin başlatılmasını, demokratik hak ve yükümlülüklerimizi, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yerine getirmeye devam edeceğimizi, nereden ve kimden gelirse gelsin her tür hukuk dışı müdahale ve girişime karşı toplumun ve insanların savunmasını üstleneceğimizi, kamuoyuna saygıyla duyururuz.


hukukihaber.net
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
alice akay 4 yıl önce

türkiye hukuk reformlarını gayet güzel ue seviyesine getirdi fakat henüz hukukçularını o seviyeye çekemedi