AVUKATLIK SINAVI GELİYOR, KİMLER SINAVDAN MUAF?
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, hukuk fakülteleri ve Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK ) ile ciddi iş birliğine ihtiyaç duyduklarını belirterek, "Hukuk eğitiminin süresinin, sisteminin, müfredatının, okutulan derslerin yeniden ele alınmasının büyük bir gereklilik olduğuna inanıyorum" dedi. Bekir Bozdağ, YÖK Başkanlığı Konferans Salonu'nda hukuk fakültelerinin dekanlarıyla yapılan toplantıya katıldı.

Hukuk fakültelerinin eğitiminin sadece kaliteli hukukçu yetiştirmek bakımından değil, Türkiye'nin her alanda güçlü ve geleceğe emin adımlarla yürümesi bakımından da son derece önemli olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, yargıya güven ve yargıdan memnuniyet konularında ortaya çıkan sonuçların bugün için maalesef sevindirici noktada olmadığını belirtti.

Yargıdan memnuniyet konusunda yapılan çalışmalarda, yargının verdiği hizmetle diğer kamu hizmetlerinin bir tutulmaması gerektiğini kaydeden Bozdağ, "Çünkü yargıya işi düşen herkes ya kazanıyor ya kaybediyor. Yani yüzde 50-50 bir sonuç var. Birisi kazanan, birisi kaybeden taraf" diye konuştu.

Bunun dışında adaletin yerini bulacağı inancında biz zayıflama olduğunu ifade eden Bozdağ, bu zayıflamayı ortadan kaldırmak için çok boyutlu çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

Bakan Bozdağ, yargıya güven konusunda daha pozitif sonuçların tek pencereden bakılarak alınamayacağını belirterek, yargıya güveni en üst noktaya taşıyacak doğru adımların atılması, doğru kararların verilmesi gerektiğini, bunların işin muhataplarıyla beraber yapılmasının daha faydalı olacağını anlattı.

Yargıya güvenin hukuk eğitimiyle başladığına inandıklarını ifade eden Bozdağ, iyi bir eğitimin iyi bir hakim, iyi bir savcı, iyi bir avukat, iyi bir hukukçu yetişmesinde oynadığı rolün önemine değindi.

Bozdağ, bu kapsamda daha önce başlatılan hukuk eğitimi çalışmalarını bu dönemde belli bir noktaya getirmek istediklerini kaydetti.

"Yeniden kafa yormaya ihtiyacımız var"

Hukuk fakültelerinden mezun olanların istihdam edildiği en büyük alanın Adalet Bakanlığı olduğuna vurgu yapan Bozdağ, hizmet içi eğitim programlarının sorunları tam anlamıyla çözmediğini ifade etti.

Bozdağ, şunları söyledi:

"O yüzden hukuk fakültelerimizle YÖK'ümüzle ciddi iş birliğine ihtiyacımız var. Onun için bu vesileyle hukuk eğitiminin süresinin, sisteminin, müfredatının, okutulan derslerin yeniden ele alınmasının büyük bir gereklilik olduğuna inanıyorum. Bu sistem doğru mu, bu sistem üzerinde hepimizin yeniden kafa yormaya ihtiyacımız var. 4 yıl mı, daha kısa mı, uzun mu? Kafa yormamız lazım."

Bakanlık olarak dünyadaki örnekleri incelettiklerini aktaran Bakan Bozdağ, Türkiye'deki muhataplarının bu konudaki fikirlerinin esas yol gösterici olacağını belirterek, hukuk fakültelerinin dekanlarına şöyle seslendi:

"Yeni dönemde Türkiye'de hukuk eğitiminin kalitesini daha ileri noktaya taşımak için 'keşke şunları yapsak' dediğiniz ne varsa, açıkça konuşalım ve yapalım, ertelemeyelim, yarın yeniden keşkeleri ifade etmemek için üzerinde ciddi biçimde duralım istiyoruz."

"Nitelikli hukukçunun yetişmesi için asgari şartları belirleyelim"

Hukuk fakültelerindeki müfredata da değinen Bozdağ, liseden yeni mezun olan bir öğrencinin hukuk fakültesinde anayasa hukuku ile derslere başlamasını eleştirerek, ayrıca hakimlerin yorum yoluyla çok önemli kararlara imza attıklarını, hukuk fakültelerinde yorum tekniklerine ilişkin doğru dürüst bir eğitim olmadığını vurguladı. Bu nedenle mecburi dersler konusunu masaya yatırmak istediklerini anlatan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Biz, hukuk felsefesinin, kriminolojinin mecburi ders olmasını arzu ediyoruz. Şu anda çok ciddi sorunlar, sıkıntılar var. Bunun da üzerinde durulmasını istiyoruz. Bizim cezaevlerimizde şu anda 170 binin üzerinde vatandaşımız var, tutuklu, hükümlü ama infaza dair hukuk fakültelerimizde işin üzerinde ciddiyetle durulması lazım. Hukuk felsefesi, sosyolojisi, psikolojisi, tarihi diğer başka dersler ne gerekiyorsa, biz bakanlık olarak ne istediğimizi söyleyelim, sizler değerlendirin ama sonunda bir karar verelim. Gerçekten nitelikli hukukçunun yetişmesi için asgari şartları belirleyelim. O asgari nitelikleri taşımayan birisi fakültelerimizden mezun olmasın. Ne kadar sürede hangi sistem içinde hangi müfredatla verebiliriz, bunun üzerinde hassasiyetle durmamız gerektiğine yürekten inanıyorum."

Uygulama konusundaki sıkıntılara da işaret eden Adalet Bakanı Bozdağ, tıp eğitiminde olduğu gibi hukuk fakültelerinde de uygulama olması gerektiğini belirtti. Bozdağ, hukuk fakültelerinde mahkeme salonları veya uygulamaya dönük başka unsurların olmasının öğrencilerin eğitimine katkı sağlayacağını ifade ederek, bu konuda iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Bakan Bozdağ, "Belki yanılıyoruz, sizlerin görüşleriyle bu görüşlerimizden vazgeçebiliriz de ama uygulama konusunda da hukuk fakültelerimizde sadece lafla laf anlatan değil de işin doğrusu bunları yaparken, uygulamayı da dikkate alan bir yöntemi hep beraber bulmalıyız" dedi.

Ankara Üniversitesi ile yürütülen "hukuk klinikleri" projesini örnek gösteren Bozdağ, başka üniversitelerde de bunun daha farklı şekilde başarılması gerektiğini bildirdi. Bakan Bozdağ, "O nedenle yeni dönemde hukuk fakültelerimizle daha fazla iş birliği yapmaya, daha fazla birbirimize yol göstermeye, destek vermeye mecburuz. Bu mecburiyeti de ifade etmek üzere geldim. Umarım hem bize hem size çok faydalı sonuçları birlikte kazandıracaktır" diye konuştu.

"Yeni adımlar atma kararındayız"

Hakim ve savcıların eğitimi konusunda da yeni dönemde yeni adımlar atma kararında olduklarını belirten Bozdağ, Adalet Akademisi eliyle yürütülen eğitime ayrı bir nitelik kazandırmak istediklerini açıkladı. Bozdağ, hakim ve savcıların, yük olarak gördüğü bir eğitim yerine gerçekten faydalı bir iş yaptığına inandığı bir eğitime yönelik adım atacaklarını, bu yapılacakları tartıştıklarını aktardı.

Hakim ve savcıları arazide yetiştirmenin doğru olduğuna inandıklarını kaydeden Bozdağ, akademide eğitim alacak hakim ve savcıların, mahkemelere yardımcı veya başka bir sıfatla atanacağı, onları yetiştiren hakim ve savcıların bu konudaki başarıları veya başarısızlıklarının da değerlendirileceği bir mekanizma kurmak istediklerini ifade etti. Bakan Bozdağ, bu konuda hakim ve savcılarla bir araya gelerek, toplantılar yapacaklarını, bunların karar verilmiş konular olmadığını, neler yapılabileceği konusuna kapı aralamak için bunları ifade ettiğini kaydetti.

"Avukatlarla ilgili sınav konusunu yeni dönemde getireceğiz"

Avukatların eğitimiyle ilgili Türkiye Barolar Birliğinin çabaları bulunduğunu belirten Bozdağ, yeni dönemde de bu konuda barolarla beraber çalışacaklarını ve avukatlarla ilgili de yeni adımlar atacaklarını, sınav konusunu yeni dönemde getireceklerini aktardı. Bozdağ, şu anda birinci sınıfta okuyan öğrencileri bunlardan muaf tutan bir adımla bunları yapacaklarını belirtti.

Avukatlık Kanunu'nda çok önemli değişiklikleri de barolarla görüşerek yapmayı hedeflediklerini anlatan Bozdağ, bu toplantı ve bundan sonraki çalışmalardan iyi sonuçlar çıkması temennisinde bulundu. Bozdağ, söz konusu çalışmaları 2016 yılı sonuna kadar tamamlamayı planladıklarını açıkladı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.