AYM 'ivedilikle' karar verecek
ERGENEKON davası kapsamında yaklaşık 5 yıldır tutuklu bulunan kanser hastası Fatih Hilmioğlu'na tahliye yolu açabilecek bireysel başvuru dilekçesi dün Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) verildi. Hilmioğlu'nun, 'uzun tutukluluk ve yaşam hakkının ihlali' gerekçesiyle tahliyesinin talep edildiği dilekçenin, 'ivedilikle' görüşülerek karara varılacağı bildirildi.

GÜLAY ÇETİN ÖRNEĞİ

Hilmioğlu kararını değerlendirecek olan AYM'nin önünde, benzer bir davada AİHM'nin 5 Mart 2013'te verdiği bir içtihat kararı da bulunuyor. Bu dosyaya göre, Gülay Çetin, 2006 yılında erkek arkadaşını öldürdüğü gerekçesiyle Antalya L Tipi Cezaevi'ne konuldu. 2009 yılında Çetin'in mide kanserine yakalandığı tespit edildi ancak mahkeme, 'kaçma şüphesi bulunduğu', 'atılı suçun niteliği' gibi değerlendirmelerle Çetin'i tahliye etmedi. Bunun üzerine Çetin, Cumhurbaşkanı'nın af yetkisini kullanması için başvurdu ancak Çetin'in 'hükmen tutuklu' statüsünde bulunması nedeniyle Cumhurbaşkanı bu yetkisini kullanamadı.

ONURU ZEDELENDİ

Hastalığın iyice ilerlemesi üzerine bir kez daha tahliye talebinde bulunuldu. Cezaevi savcılığı, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istedi ancak Çetin, beklenen rapor gelmeden cezaevinde hayatını kaybetti. Rapor, Çetin'in ölümünden 6 gün sonra savcılığa ulaştı. Çetin'in ölümünün ardından avukatları, AİHM'de, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 'İşkence yasağı', 'Yaşam hakkı', 'Ayrımcılık yasağı' ilkelerini ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtı. AİHM, oy birliği ile Türkiye'yi mahküm ettiği kararında, Çetin'in maruz kaldığı muamele ile 'onurunun zedelendiğine' işaret ederek "Bu olgular sözleşmenin 3. maddesince (İşkence yasağı) yasaklanan insanlık dışı ve onur kırıcı muamele niteliğindedir" görüşüne yer verdi.

SİSTEMDE EKSİKLİK VAR

Mahkeme, cezaevlerinde bulunan bütün hasta tutukluları yakından ilgilendiren bir değerlendirmede de bulunarak Türkiye'nin mevzuatına göre tutuklu ve hükümlülere farklı bir muamele yapıldığına işaret etti. Hükümlüler için Cumhurbaşkanı af yetkisi bulunurken tutuklular için bu hakkın kullanılmadığına vurgu yapılarak, bunun Avrupa Cezaevi Kuralları'na aykırı olduğu belirtildi. Kararda şöyle denildi: "Sağlık durumlarının ve klinik tablolarının cezaevi ortamında kalmalarına müsait olup olmadığını insani gerekçelerle incelemeye ve dikkate almaya zorlama konusunda mevcut sistemde bir eksiklik olduğu değerlendirilmektedir. Hasta bir tutuklu tarafından ve dayanakları da sunulmak suretiyle yapılan tahliye talepleri hakkında veya adli kontrol altına alınma talepleri hakkında karar vermeye yetkili adli makamların, bu talepleri değerlendirecekleri durumda söz konusu kuralı uygulamalarının istenmesine ilk bakışta hiçbir engel bulunmaktadır."



Mesut Hasan BENLİ/HÜRRİYET
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.