Aziz Yıldırım'ın savunmasından detaylar
 ''Futbolda şike'' iddialarına ilişkin açılan dava kapsamında savunma yapmaya başlayan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, ''Yalnız şahıslar değil, takımlar da yargılanıyor'' dedi.


Davanın tutuklu sanıklarından Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım da saat 14.00 itibarıyla savunma yapmaya başladı.

Savunmasına, ''Bugün tarihi bir gün yaşıyoruz. Kendimi ve kulübü savunacağım. Yalnız şahıslar değil, takımlar da yargılanıyor'' diyerek başlayan Yıldırım, 3 aydır bilgisayar istediklerini, ancak verilmediğini ifade etti.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

''(Dün) Galatasaray maçına bakıyorsunuz diyorsunuz bize 'ama şike orada var. Onun için bakıyorduk'. Basın burada yaşananları doğru yazsın. Dün hastalanmadım, hastalandım diye yazdılar. Bizi karalayanlar ailelerimiz olduğunu düşünsün. Takımımızı şike suçlamasıyla mahkemeye taşıdılar. 20 milyon taraftar susuyorsa biz mesaj vermediğimizden susuyordur. Gizlilik kararları ihlal edilerek basına servis edilmiştir. Fenerbahce Başkanı olmak gibi gurur, onur kaynağı olan bir sıfatı yerine getirdim. Fenerbahçeli olmayı her şeyin üstünde tuttum.''

Hakem değiştirmeyle ilgili tapem bulunursa şikeyi kabul ederim

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden futbolda şike davasında savunmasını yapan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, "Sadri Şener, 'Ofspor ile Vanspor maçının dördüncü hakemi Vanlı olduğu için değiştirin' demiş. Benim hakem değiştirmeyle ilgili bir tane tapem ortaya çıksın, şike dahil herseyi kabul ederim." dedi.

Özgener ile telefonda konuştuğum para, Topuk Yaylası'yla ilgili

Aziz Yıldırım, Mahmut Özgener ve Olgun Peker'in telefonunun dinlendiğini, kendisinin de Özgener'i aradığı için dinlenmeye başlandığını söyledi. İddianamedeki telefon tapelerinde şike ve teşvik pirimine ilişikin hiçbir şey olmadığını öne süren Aziz Yıldırım, "Başbakanımızın tesis yapın, futbolcular yurt dışında değil, burada çalışsınlar önerisinde olduğu gibi Bolu Topuk Yaylası'nda bir tesis yapmak için Mahmut Özgener ile konuşuyorum. Bu konuşmada paradan bahsediyorum. Bu para tesislerle alakalıdır." dedi.

Aziz Yıldırım, soruşturma safhasında masumiyet karinesinin ayaklar altına alındığını, avukatının alamadığı bilgilerin de basına sızdırıldığını öne sürerek, savunmasını şöyle sürdürdü:

''Aziz Yıldırım ve arkadaşları toplum önünde itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. Bir örgüt çıkardılar. Aziz Yıldırım ve arkadaşlarını o yasadışı örgütün başkanı olarak gösterip, amacını Fenerbahçe'yi şampiyon etmek olarak gösterdiler.

Aziz Yıldırım'ın şahsi akıbetinin önemi yoktur. Fenerbahçe camiası koca bir çınardır ve bu koca çınardan tek bir yaprak koparılmasına izin vermeyecektir. Bu ulu çınarın tek bir yaprağı olan Aziz Yıldırım'ın akıbetinin hiç bir önemi yoktur. Fenerbahçe sadece sportif alanda değil sosyal alanda da her türlü yer alacaktır.''

Hiçbir zaman Fenerbahçe ilkelerine aykırı hareket etmediklerini belirten Yıldırım, yargılama sonucunda masumiyetlerinin ortaya çıkacağını savundu.

Buradan temiz çikacağımıza inanıyorum

Tarih önünde verecekleri hesapla buradan temiz çıkacaklarına inandığını söyleyen Yıldırım, ''İçinde yaşadığımız cehennemi andıran süreçte yaşadığım muameleyi hak etmedim. Beni ne kadar mahkum ederseniz edin Fenerbahçe'yi ortadan kaldırmanın imkanı olmadığını göreceksiniz. Darağacında olsam bile son sözüm Fenerbahçe olacaktır'' dedi.

Yaptığı hiçbir tesise kendi adını vermediğini ifade eden Yıldırım, ''Yaptığım tesisler, statlar, antrenman alanları ve tüm yaptıklarım örgütse evet ben örgütü kurdum ve yönettim'' ifadelerini kullandı. Hiç kimsenin ve hiçbir makamın Fenerbahçe ve Fenerbahçelilere, 'çıkar amaçlı suç örgütü' diyemeyeceğini belirten Yıldırım, hiç kimsenin de buna hakkının olmadığını söyleyerek, bu sözleri şiddetle telin edeceğini ifade etti.

Fenerbahçe'nin önünü kesmek için bir kurgu yapıldığını öne süren Yıldırım, şöyle devam etti:

''Fenerbahçe'yi ve başkanı ile tüm camiayı karalamaya, yargısız infaz yapılmaya çalışılıyor. Sözde şike tespit edilen ve delillendirildiği söylenen 6 maç iddianamede yoktur. Emniyette bir ilke imza atarak gözaltı fotoğrafım çekilip basına servis edildi. O gazeteye resmimi basanların patronlarının benden aşağı, temiz olduğunu düşünmüyorum.''

Aziz Yıldırım, gözaltına alındığında çekilen bu fotoğrafın basılı olduğu tişörtü mahkeme başkanına göstererek, ''Bu benim şerefimdir'' dedi. 


Bunun üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci, ''Savunmaya dönük hareket edin'' diyerek, uyarıda bulundu.

''Daha iddianame ortada yokken Aziz Yıldırım televizyonlarda ve gazetelerde suçlu ilan edilmiştir'' diyen Aziz Yıldırım, transfer edilen bir futbolcunun tek bir kere forma giymeden kulüpten ayrıldığını ifade etti.

Yıldırım, ''Emenike profesyonel bir sporcu olarak bu sürece dayanamamış ve Rusya'ya transfer olmuştur'' diye konuştu.

Fenerbahçe taraftarının takımına destek olduğunu ve Bağdat Caddesi'nden Metris Cezaevi'ne geldiğini dile getiren Yıldırım, polisin bu taraftarlara biber gazı sıktığını ve copladığını söyledi.

Yıldırım, polisin tribünlere gelmek isteyen ve destek olmak isteyen taraftarlara baskı yaptığını ileri sürdü.

Hem benimle işkembeci açacaksın sonra beni dinleyeceksin

Yıldırım, savunmasında dönemin Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zekeriya Öz'ü isim vermeden eleştirdi. Aziz Yıldırım, "Benimle geleceksin, işkembeci açacaksın, sonra beni dinleyeceksin. Bu olur mu?" dedi. Araya giren Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, "Bu isimlerle dialoğum var, beni nasıl dinlerler diye mi kızıyorsun?" dedi. Bunun üzerine Aziz Yıldırım, "Ben Diyarbakır Erganiliyim. Bazı şeyleri hazmedemiyorum. Benim örfümde bu yoktur." cevabını verdi.

Savunmasında Türkiye Futbol Federasyonu seçimlerine de değinen Yıldırım, TFF başkanının mafya usulü seçildiği dönemlerin eskide kaldığını söyledi. Yıldırım, "Artık Başbakanın, bakanın ve herkesin bilgisi dahilinde yapılıyor." ifadesini kullandı.

"Ben Metris'teyim, hakem değiştirdiği tapelerde yazanlar dışarda"

Şike davası ve soruşturma sürecini eleştiren Aziz Yıldırım, kendisinin suçlu gösterilmeye çalışıldığını öne sürdü. Yıldırım, "Suçluların beraat ettiği yerde yargıçlar hüküm giyer. Beni suçlu göstermek amacıyla Hacivat-karagöz oyunu oynanmaktadır." dedi.

Kendisinin tutuklu bulunmasına rağmen bazı sanıkların tutuksuz yargılanmasını eleştiren Aziz Yıldırım sözlerine şöyle devam etti: " Ben Metris'te yatıyorum hakem değiştirdiği tapelere yansıyanlar dışarıda. Geçmişte yaşadıklarımızın hesabını vermiş olsak ta bunlardan ölene kadar sorumlu mu olacağız?" şeklinde konuştu.

Aziz Yıldırım, suçlamaların gerçekle bağdaşmadığını savunarak, bunun da Fenerbahçe camiasına zarar verdiğini söyledi.

58. madde değişmemeli

Aziz Yıldırım, şunları söyledi: "...Aziz Yıldırım'ı kurtarma yasası olarak adlandırılan ve Cumhurbaşkanı'nın sonradan onayladığı maddeden yararlananlar ortadadır. Şimdi de 58. madde değişemez, değişmemelidir. Mehmet Ali Aydınlar avukatını bana göndertti. Fenerbahçe'yi küme düşürmeyeceğini avukatına söyletti. Bir grup, Türk sporunu ele geçirmeye çalışıyor. Bizler de çocukluğumuzda birbirimizi çok dövdük. En sonunda bizi karakola götürüp nasihat ettiler. Ama şimdi görüyoruz ki bir çete lazım ve buna da Aziz Yıldırım lazım.

Cebinden 30 milyon dolar yatırım yapan adamı 'haksız ekonomik kazanç' ile suçlamak beni üzüyor."

Şenol Güneş telefonda söylese buradaydı

Yıldırım, "Geçen sene Trabzonspor ile Türkiye kupasını oynadığımızda Urfa'da yaptığımız maçı kaybettik. Merasimde Şenol Güneş, 'başkanım, merak etme şampiyon sizsiniz' dedi. Bunu telefonda deseydi suç olurdu.

Egemen ile Emre maç 1-1 iken kavga ediyorlardı, ben ayırıyordum. Şenol Güneş geldi 'başkanım 45 dakika daha var, şampiyon sizsiniz' dedi. Bunların hiçbiri şike olmuyor ama telefonla konuştuklarımız şike oluyor. Bunlar yalansa gelsin cevap versinler." diye konuştu.

Başkan olduğunda Fenerbahçe'nin bütçesinin 16 milyon dolar olduğunu ifade eden Yıldırım, "Şimdi ise 225 milyon dolar oldu. Bu operasyon hisse senedi olanlara zarar vermiştir. Temenni ederim ki; başka bir amaçla bu operasyonu yapan Zekeriya Öz vicdanen rahattır." ifadelerini kullandı.

'Diyarbakır küme düşürülseydi şampiyonduk" İstanbul Büyükşehir Belediyesi-Diyarbakır maçında seyirciler sahaya inince Türkiye Futbol Federasyonu normalde Diyarbakırspor'u hükmen 3-0 mağlup sayması gerekirken konu memleket meselesi haline gelmesin diye İBB lehine 1-0 kabul edildi. Eğer hükmen mağlup sayılsaydı Diyarbakır küme düşecekti. Biz onlarla beraber kalmıştık, bize 2 puan eklenecekti ve şampiyon olacaktık." şeklinde konuştu.

Aykut Kocaman ve Volkan Demirel de Çağlayan'da

''Futbolda şike'' davasının duruşmasına Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda devam edilirken, tutuklu yargılanan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın savunmasına başlaması nedeniyle, futbol takımının temsilcileri de adliyeye geldi. 


Fenerbahçe Futbol Takımı Teknik Direktörü Aykut Kocaman, yardımcısı İsmail Kartal, futbol takımı kalecisi Volkan Demirel ve idari menajer Hasan Çetinkaya, duruşmayı izlemek için adalet sarayına geldiler.

Kocaman ve beraberindekiler, adalet sarayına girişte herhangi bir açıklama yapmadılar.

Aziz Yıldırım'ın savunmasına başlanacak olması nedeniyle, öğle arasından sonra Fenerbahçe Kulübü'nün yönetim kurulu üyeleri de adliyeye geldiler.

Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Ali Koç'un, adalet sarayına geldiğinde aracından inmeden önce bazı evrakları incelediği görüldü.

Koç, aracından indikten sonra, adliyenin karşı tarafında bulunan taraftarların tezahüratlarına el sallayarak karşılık verdi.



 CİHAN, AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.