Bir polisin, sosyal medyadaki pedofili olaylarıyla ilgili anlattıkları...
İşte o yazı;

İtiraf edelim ki; her birimiz aslında biraz ‘teşhirciyiz’. Sadece tonlarımız/fonlarımız değişiyor.. Üst düzey bir emniyet yetkilisi ağabeyimle önceki akşam yaptığım telefon konuşmasından çıkan ürkütücü gerçeklerden sonra, çocuklarımın resimlerini paylaşmama kararı aldım..

Beğen-yorum şap-paylaş.. Sapıklarla savaş..

Özel hayatımızı niye bu kadar haraç mezat satıyoruz..

Gizlilik diye bir şey kalmadı..

Hangi meslek grubunda, hangi sosyoekonomik, hangi yaşta olursak olalım fark etmiyor..

Hepimiz ucundan kıyısından illaki özelimizi, ardından masadaki pilakimizi resimleyip paylaşıyoruz..

Kişisel ego tatminimizi çocuklarımız, arabalarımız, evlerimiz, yediğimiz içtiklerimiz üzerinden hatta, bazen de hiç bize ait olmayanları, aitmiş gibi gösterip bir artistik patinaj buz pistinde koşuyoruz..

İtiraf edelim ki; her birimiz aslında biraz ‘teşhirciyiz’. Sadece tonlarımız/fonlarımız değişiyor..

Üst düzey bir emniyet yetkilisi ağabeyimle önceki akşam yaptığım telefon konuşmasından çıkan ürkütücü gerçeklerden sonra, çocuklarımın resimlerini paylaşmama kararı aldım..

O yetkilinin resmi olmayan açıklamaları karşısında bir ebeveyn olarak dehşete düştüm..

İnternet tehlikeleri üzerine anlattıklarını ağzım açık dinledim..

Bu bilgiler biz ailelere ışık tutmalı ve çocuklarımızın resmini eş, dost, akrabayla bile paylaşmamalıyız..

Çünkü bizim sınırlı tuttuğumuzu sandığımız paylaşımlar hiç de güvenli değilmiş meğerse..

Çok değişik istismar olaylarını, adli vakaları anlatırken, bunların başında en fazla çocuk istismarları geliyordu diyen o emniyetçi bakın neler söyledi;

‘’Çocuklarıyla gurur duyan anne babalar, çocuklarının doğum günü, karne günü, vs. gibi bir çok özel anlarını sosyal medya adreslerimizden az/çok demeden paylaşıyorlar..

Oysa ki paylaştıkları her resim ve video, özellikle yaz aylarındaki mayolu çocuk fotoğrafları pedofilik (sübyancı) hastalarının iştahlarını kabartıyor..

Aileler kendileri ile ilgili her türlü bilgileri sosyal medya adreslerinden paylaşıyorlar..

Özellikle çocuklarının beğenilerini, keyif aldığı oyunlarını kısaca her türlü bilgilerini yorumlarken çocuklarının bu bilgilerle daha kolay ulaşılabileceğini ve kandırılabileceklerini göz ardı ediyorlar..

Oysa çocuk istismarcıları için bu tür bilgiler işlerini kolaylaştırıyor..

Çocuk küçükse kaçırabiliyor, biraz daha büyümüşse çeşitli korku ve tehditlerle istediğini yaptırma şansı yakalıyor..

Aileler hiç bir zaman ‘benim başıma gelmez’demesinler..

Zaten bu tür olaylar adamın başına bir kez gelir ve geldiğinde de iş işten geçmiş olur..

Ailelerin en büyük yanılgılarından biri de paylaşımlarını sınırlamakla güvende olduklarını düşünmeleri..

Oysa ki, yüzde yüz güvenli değildir. Profil şifreleri virüslerle ele geçirilerek her türlü bilgiye ulaşılabiliyor..

İnternete koyduğunuz resimlerden kullandığınız akıllı cihazlar sayesinde yer tespiti hatta nokta atışı dahi yapılabiliniyor..

Yani hırsızlığa karşı açık davetiyedir aslında..

Çocuk istismarcılarının derdi ise daha başka..Bu kişiler erkek veya kız çocuğu fotoğraflarının peşindeler..

Kopyaladıkları resim ve videoları kendi açtıkları özel sitelerinde kendileri gibi olanlarla paylaşıp o masum çocukların resimlerinin altına akla hayale gelmeyecek iğrenç yorumlar yaparak, tatmin aracı olarak kullanıyorlar.

Son bir yılda buna benzer 70 net adresi tespit edilip, haklarında yasal işlem uygulanarak kapatıldı..

Bu konuda asıl detaylı bilgiler ‘Bilişim suçları’biriminden öğrenilebilir..’’

Yetkiliye göre;çocuk istismarcılarının en fazla bulunduğu alanların başında yer alan internet siteleri en kolay malzeme yeri..

Pedofilikler mesleklerini de çocuklara yakın yerlerden seçiyorlar..

Kreşler, öğrenci servisleri, çocuk parkları, siteler bunların başında yer alıyor..

Bu yüzden paranoyak olmadan, dikkatli olmayı ve bu görevlerdeki kişileri mercek altına almamız gerektiğini vurguluyor..

                                                       ***

Uzmanlara göre ise, çocuklarla kurulan doğru iletişim çok önemli..

Zira çocuklar korkutulmaya çok yatkınlar ve ailelerine söylemekle tehdit edildikleri noktada sorunlarını anlatmak yerine gizlemeyi tercih edeceklerdir..

Özellikle çocuklarımızın varsa internet adreslerinin çocuğa çaktırmadan kontrolü sağlanmalı..

Ve çocuk resimlerini paylaşırken mayolu ve yakın plan çekilmiş resimlerden özenle kaçınılmalıdır..

Bu kişiler için internet ortamı mağdur çocuğu belirleme ve ilişki kurma, fantezi geliştirme, kendi gibi olanlarla bağlantı kurma gibi istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için bir araç olmaya başladığından, bu konuda biz aileler çok dikkatli olmalıyız..

Ancak unutulmasın ki; bu öyle bir teknik mecra ki, resimler silinse bile ömür boyu asla internette kaybolmuyor..

İnternette yaptığımız her şeyin kayıt alındığını da unutmamalıyız..

İleride bu çocukların belki de karşılarına hiç ummadıkları bir yolla, tesadüflerle çıkabilir, ruhsal dengelerini sarsabilir ve yaşam kaliteleri etkilenebilir..

Belki de gelecek mesleklerinde hassas görevlerde yer alacak çocuklarımızın tüm şeceresini şimdiden ortaya koymak demek, onların tüm yaşamlarını tehdit etmemiz demek.

Unutmayalım ki;çocuklarımızla ilgili her türlü bilgiyi onların rızası olmadan, iradeleri dışında yapmamız onların haklarına en büyük saldırı demek..

Buna hakkımız yok..

Filiz AKGÜN / Rotahaber
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.