Boyner: Vicdanım rahat değil


İzmir Ticaret Borsası (İZTB) tarafından düzenlenen ''120. Yıl Borsa Söyleşileri''ne onur konuğu olarak katılan Boyner, burada yaptığı konuşmada, birçok sorunun yerelmiş gibi algılandığını, birçok sorunun küresel hale geldiğini, çözümün de ''küresel yönetişim''den geçtiğini söyledi.

2008 kriziyle küresel yönetişimin öneminin çok net görüldüğünü dile getiren Boyner, ''Türkiye olarak da son derece küreselleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Herhangi bir olayın bizi etkilememesi çok zor. Dünyanın herhangi bir yerindeki bir olayın bizi etkilememesi imkansız'' diye konuştu.

Boyner, krizin niçin çıktığına ilişkin doğru teşhisler konulmuş durumda olduğunu ama çözümün siyasi irade istediğini, bu yüzden de çözümün kolay kolay gündeme gelemediğini belirterek, ''Sorunlar büyük. ABD'de büyüme ve istihdamda toparlanma var ama buna rağmen ortalama işsizlik süresi 40 haftaya ulaşmış durumda. Böyle bir rakam hiç yaşamamışlar. Bize krizin derinliği konusunda önemli bir veri oluşturuyor. AB'deki gelişmeleri de takip ediyoruz. Yunanistan'ın arkasından hangi ülke borç krizine girecek ve biz bundan ne zarar göreceğiz diye kaygılanıyoruz'' dedi.

Dünya ekonomisinin sert dönemeçlerden geçtiğini, küresel işbirliğinin büyük önem kazandığını, küresel ekonominin parçası haline gelen ülkelerin kendi sorunlarını tek başlarına çözemediklerini ifade eden Boyner, AB'nin Çin'den medet umar duruma geldiğini söyledi.

Boyner, dünyada son 10 yıldır iş bölümünde bir değişim yaşandığını, üretimin büyük bölümünün işgücü açısından bolluk içinde olan ülkelere kaydığını, üretimin bu denli kayıyor olmasının sanayileşmiş ülkelerde boşalmış ölü kentler oluşturmaya başladığını, bunun Türkiye için de ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını bildirdi.

Türkiye'de geçen dönemde hizmetler sektörüne kayan ciddi bir büyümenin yaşandığını, oysa dünyada imalat sektörü zayıflamış ülkelerin bu krizden çıkmalarının imkanı olmadığını kaydeden Boyner, ''Bu, Türkiye için önemli bir göstergedir. Türkiye çok uzun zamandır imalat sektörüne belki hizmetler kadar değer vermedi ama yavaş yavaş ar-ge'den, yüksek katma değerli üretimden bahsetmeye başladık. Geç kalmadık ama çok hızlı adımlar atmak zorundayız'' diye konuştu.

-''Dünya, bizden sonraki nesilleri borçlandıracak sarmala girdi''-

Ümit Boyner, finansal krizle beraber yapısal problemlerin de su yüzüne çıktığını, dünyanın ''bir sarmallar dünyası'' olduğunu, bugün dünyada finansal işlemlerin, mal ve hizmet ticaretinden yapılan gayri safi hasılanın 70 katına ulaştığını belirterek, ''Mal ve hizmet yok, 70 katı finansal işlem mevcut. Demek ki bir faiz sarmalı. Bizden sonraki nesilleri borçlandırarak sarmal içine girmiş dünya. Buradan geri dönüş zor olacak'' görüşünü dile getirdi.

Ülkelerin mali yapılarında, kamu maliyelerinde ciddi sorunlar bulunduğunu ifade eden Boyner, bütün bunların ciddi siyasi kararlar, acı ilaçlar gerektirdiğini, Türkiye'nin bunları 2001 krizinde yaşadığını ve herkesin taşın altına elini sokarak acı ilaçları içtiğini, şu anda da bunun meyvelerinin yenildiğini söyledi.

İş dünyası olarak bağımsız bir Merkez Bankası'na sahip çıkmaları gerektiğine işaret eden Boyner, şöyle konuştu:

''Neticede sağlam bir finans sektörü ekonominin bel kemiği. Türkiye'nin kamu ve özel kesim borç yapısına baktığımız zaman problemsiz bir tabloyla karşı karşıyayız. Kamu bütçe dengesi çok iyi çalışıyor. Yatırımcı, tüketici güven endeksi yine çok önemli ve önümüzdeki dönemde de önemini koruyacak. İstikrarı devam ettirmek Türkiye için olmazsa olmaz bir koşul.''

Ümit Boyner, Afrika, Orta Doğu, Asya gibi yeni pazarlar arayışına girildiğini ama öte yandan Avrupa pazarının da Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, ''Şu anda Arap baharı kışa dönmüş durumda. Libya örneğinde olduğu gibi, demokrasi gelişmemiş ülkelerle ticaret yapabiliriz biz Türkler ama risk de var'' dedi.

Kayıt dışıyla mücadelenin çok önemli olduğunu, bu mücadelede vergi sisteminin ciddi bir reformdan geçirilip tabana yayılması gerektiğini bildiren Boyner, ''Bir ülke vergisinin yüzde 70'inden fazlasını dolaylı vergiden toplamamalı'' ifadelerini kullandı.

Boyner, Türkiye'nin 142 ülke içinde 17. büyük ekonomi olduğunu ama rekabetçiliğe bakıldığında 59., bunun içine inovasyon da konulduğunda 69. sırada yer aldığını, insani gelişmişlik endeksinde ise 83. sırada bulunduğunu söyledi.

-Bedelli askerlik-

Toplantıya katılanların sorularını da yanıtlayan Ümit Boyner, bedelli askerlikle ilgili soruya şu karşılığı verdi:

''Türkiye'nin gerçekten rasyonel bir güvenlik politikasına ihtiyacı var. Bulunduğumuz bölge ve ülkelerin ciddi güçlü ordulara ihtiyacı var. Diğer taraftan Türkiye'nin beşeri bir kaynağa ihtiyacı var. Gençlerimizin yaşamlarının ne kadarlık kısmını eğitimde harcadıkları önemli. Burada ikisinin arasında rasyonel bir yere gelebiliriz diye düşünüyorum.

Bu teknik bir konu, TÜSİAD 'ordu nasıl yönetilmeli', açıkçası bu konuda bir çözüm önerisi getiremez. Şunu da belirteyim yavaş yavaş, askerliğin süresine kadar, rasyonel, gençlerimizi daha iyi kullandığımız, teçhizat açısından modernleşmiş, teçhizatı, eğitimi, şu anda yaşadığımız düşük yoğunluklu savaşla mücadele gibi konularda etkili olabilecek orduya sahip olması çok önemli Türkiye'nin. Ama bunu genç nüfusumuzla rasyonel bir şekilde örtüştürmeliyiz.

Bedelliye gelince bir sorun olduğu ortada. Şunu bir anne olarak söylüyorum. Fırsat eşitliği açısından bedelli askerlik, benim vicdanım rahat edemiyor. Ama buna ihtiyacı olanlar var tabii. Fakat bir vicdan meselesi bu, bana o kadar kolay gelmiyor.''

-''Terörle mücadele etmemek diye bir şey söz konusu olamaz''-

Güneydoğu sorununa ilişkin bir soru üzerine Boyner, 30 yıldır bu sorunun çözülemediğini belirterek, şöyle konuştu:

''Kürt sorununa bireysel hak ve sorumluluklar şemsiyesi altında çözülmesi gereken bir sorun olarak yaklaşılması gerekiyor. Türkiye'nin genel demokrasi sorunu sadece Güneydoğu'ya has bir sorun değil. Bugün Türkiye'nin değişik yerlerinde değişik etnik kimlikli insanlar yaşıyor. Bu zenginliği eğitim yoluyla, şarkı yoluyla kendilerini ifade etme şekilleri ne olacaksa, AB normlarında, AB insan hakları çerçevesinde yapılabilmeli dedik. Bunun hala da tek çözüm yolu olduğunu düşünüyoruz.

Terör sorunu ayrı bir sorun. Ciddi bir güvenlik sorunu. Bu iki sorunu birbirinden ayrıştırmak gerekiyor. Türkiye bunu dengeli ölçüde yapabildiği noktada başarılı olacaktır. Terörle mücadele etmemek diye bir şey söz konusu olamaz. Terörle terörün anlayacağı şekilde, terörü önleyecek şekilde mücadele etmek zorunda Türkiye. Ama diğer taraftan burada mücadele veriyoruz diye Türkiye Cumhuriyeti içinde yaşayan vatandaşları da bazı hak ve özgürlüklerden mahrum bırakmamalıyız diye düşünüyorum. İkisini ayırdığınız ve dengeleri sağladığınız ölçüde ve bunu kullandığımız dile de yansıtarak yaşayabilirsek, bu sorun nispeten çözüm yoluna girer diye düşünüyorum. Ama gerçekten çok kötü bir yere geldiğimizi ve toplum içindek ayrışmanın çok tehlikeli bir noktaya geldiğini bir vatandaş olarak kaygıyla izliyorum.''

Cari açıkla ilgili soru üzerine Boyner, bunun Türkiye için yapısal bir sorun olduğunu, büyümeyle orantılı olarak cari açığın da büyüdüğünü, Türkiye'nin yüksek katma değerli ürünleri ihraç ederek cari açıkla mücadele edebileceğini, çünkü cari açığın finansmanının önem taşıdığını, bu bakımdan da doğrudan yabancı yatırımı çekmenin önem kazandığını söyledi.

Boyner, İzmir'in EXPO 2020 adaylığına dair, ''EXPO İzmir ve Türkiye için çok büyük bir fırsat. Biz mutlaka TÜSİAD'ın gündemine alacağız ve elimizden gelen desteği vereceğiz'' dedi.

İZTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise Türkiye'nin içinde yer almaya çalıştığı dünyanın 10 büyük ekonomisinde insanların ortalama eğitim düzeyinin 10-12 yıl olduğunu belirterek, ''Türkiye'de bu rakam 6,5 yıl. Yani ülke olarak orta ikiden terkiz'' dedi.

TÜSİAD'ın İzmir'in EXPO 2020 adaylığını gündemine alması ricasında bulunan Kestelli, derneğin güçlü uluslararası ilişkileriyle Türkiye'ye destek çağrısı yapmasını istedi.

AA

Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Irmak 5 yıl önce

Ümit hanım ın askee gidecek oğlu var mı. varsa yaşı ne acaba...