Bursa Barosu Başkanı'ndan Yargı Paketi Yorumu: Bu Bir Darbedir
Hükümetin özgürlükleri sınırlayan 35 maddelik yeni bir yargı paketini dün gece Meclis’e sunmasına yönelik tepkiler sürüyor. Bursa Barosu Başkanı Ekrem Demiröz, "Arama koşulları genişletiliyor. Bu kişilerin özgürlüğüne, konut dokunulmazlığa karşı bir darbedir. Bütün bu gelişmelerin ileri demokrasi diye tanımlanan süreci ve iddiayı nasıl yalanladığının da en önemli kanatlarıdır. Bu girişimden iktidar vazgeçmeli." dedi.

Hem TCK da hem de CMK'da çok köklü değişiklikler öngören yargı paketine yönelik tartışmalar sürüyor. Komisyondan Meclis'e yollanan taslağı incelediğini belirten Bursa Barosu Başkanı Avukat Ekrem Demiröz, paketi ‘savunmayı kısıtlamak ve yargılamak sürecinin dışında bırakmak amaçlı bir girişim’ olarak nitelendirdi. Demiröz şunları kaydetti:

"Sadece avukatlar için değil, vatandaşlar açısından da tehlikeli maddeler içeriyor yeni girişim. Daha önce bir kişinin tutuklanabilmesi için somut delillere dayalı kuvvetli şüphe ilkesi vardı. Biz, tutuksuz yargılanmayı esas alan bir ilkeye sahibiz. Bir insan tutuklandığında sonradan aklansa bile o tutuklulukta ve hapishanede geçen günler verilemiyor o insanlara, asıl olan tutuksuz yargılanma olmalıdır derken mevcut girişimde kuvvetli şüphe’ sözcüğü yerine ‘makul şüphe’ getirildi. Makul şüphe sözcüğünün hiçbir sınırının olmadığını söylemeye gerek yok. Üstelik gerekçe olarak uygulamadaki ortaya çıkarılan güçlüklerden bahsedilmiş, kuvvetli suç şüphesinin uygulamaya engel olduğu, peki zaten tutuklu yargılanmalardan şikayetçiyiz."

Teklifin tam metni için tıklayınız

'GİZLİLİK KARARI YENİDEN GETİRİLİYOR'

2014 yılının Mart ayında ‘gizlilik kararı’ diye tanımlanan uygulamanın son paketle yeniden getirileceğini anlatan Baro Başkanı Ekrem Demiröz şunları söyledi: "Henüz soruşturma kovuşturma aşamasında bir avukatın dosyayı incelemede sakınca görülmesi halinde savcı talebiyle hakim karar verebilecek. Biz yargının eşit kurucu unsuruyuz ve mevcut süreci vekilinizle, vekalet aldığınız kişiyle ilgili soruşturma yürürken o dosyaya bakmayı sakıncalı sayan bir zihniyetle karşı karşıyaydık. Mart ayında bu kaldırılmıştı, gizlilik kararı verilemiyordu. Şimdi yeniden getiriliyor; ‘Avukatın dosya incelemesi soruşturmanın amacını tehlikeye düşürecekse savcının talebi üzerine hakim kararıyla bu engellenebilir’ deniliyor. Geçmişte de bu vardı gizlilik kararı alınabiliyordu. Hiçbir dosya gizli kalmadığını hatırlatmak istiyorum. Bütün kamuoyunu ilgilendiren davalarda çarşaf çarşaf manşetlere taşınıyordu, yaygın medyada detaylarına kadar tüm ifadelerine kadar açıklanıyordu ve avukat yoktu bu işin içinde. Avukata güvenmemek, Cumhuriyet savcısına güvenmek, hakime güvenmek gibi bir şey olmaz. Biz de hakim savcı gibi yargının eşit kurucu unsuruyuz. Bu savunmayı kısıtlamayı amaçlıyor."

Yargının yaz boz tahtasına döndürüldüğünü öne süren Baro Başkanı Ekrem Demiröz, "Asliye ceza mahkemelerinde savcı vardı, kaldırıldı sonra tekrar konuldu, şimdi bununla tekrar konuluyor. Özetle savunmayı yargının dışında bırakmak amaçlanıyor. Mevcut iktidar, yargıyı denetim altında tutmak ve mevcut muhaliflere iktidar aleyhine söz söyleme ihtimalinde bulunan kişilere tavırla beraber yargıyı kullanmak hevesinin ne kadar yaygın ve ne kadar kararlı olduklarını gösteriyor. Bütün bunlara karşı şunu söylüyorum; bu yargıyı daha çok denetim altında tutmak ve yargıda olan bağımsız yargıya adil yargılama hakkına yönelik kısıtlamalara karşı ses çıkarma olasılığı en yüksek kurum olan barolar ve avukatların haklarını sınırlamak için bir adımdır. Meclis'in bu yanlış maddeleri değerlendirip reddedebileceğini umut ediyoruz. Avukat milletvekillerine sesleniyorum; lütfen lütfen bu girişimi engelleyin. Sizden tüm istediğimiz bu." diye konuştu.

'BU BİR DARBEDİR'

Polisin arama yetkilerinin genişletilmesini de değerlendiren Demiröz, şöyle devam etti: "Bunların ne kadar tehdit içerdiğini söylemeye gerek yok. Mesela katalog suçlar yaygılaştırılıyor. Devlet diyor ki, ‘Şu konuyla ilgili suça ben katalog suç diyorum.’ Bu suçtan şüpheli olarak ifadenize başvurulduğunda tutuklanmayı neredeyse esas kabul eden bir anlayış benimsendi. O zaman polis yetkilendirilecek. Arama koşulları genişletiliyor. Bu kişilerin özgürlüğüne, konut dokunulmazlığa karşı bir darbedir. Bütün bu gelişmelerin ileri demokrasi diye tanımlanan süreci ve iddiayı nasıl yalanladığının da en önemli kanatlarıdır. Bu girişimden iktidar vazgeçmeli. Kobani nedeniyle olan olayların bahanesi bizim gibi insanların özürlüklerin kısıtlanmasının dayanağı olamaz. Vandallık yapan, kıran döken insanlara zarar verenler için amenna ama fırsat bulmuş gibi bu dayanaktan yola çıkıp tüm özgürlüklere karşı tavır alma hakkını hiçbir iktidar elinde göremez. Buna karşı halkın tepki göstereceğinden emin olsunlar, biz avukatlar olarak bunu kabul etmeyiz."

Teklifin tam metni için tıklayınız


CHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.