'Darbe mağdurları da esas mahkemede dinlensin'
Çeşitli sivil toplum örgütünü bünyesinde bulunduran 28 Şubat Platformu, sabah saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde 28 Şubat davasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı okuyan emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, bütün darbeler gibi, 28 Şubat darbesinin de sosyal, siyasal, hukuki, ekonomik yıkımlarının yanı sıra, yüz binlerce kişinin mağduriyetine, travma geçirmesine sebep olduğunu söyledi. Darbenin aktörlerinin, devletin bütün kurumlarının üzerine çökerek, yasama, yürütme ve yargı organlarını işlemez hale getirdiğini ifade eden Petek, “Bu kurumlar üzerinde kurdukları baskı ve otorite sayesinde, hak ihlallerini, Türkiye’nin her yanına yaymayı başarmışlardır.” diye konuştu.

Yapılanların hukuk ve insanlık dışı olduğunu dile getiren Reşat Petek, “Zalimlerin ‘bin yıl süreceğini’ öne sürdükleri iktidarları, sadece bir seçim dönemi sürmüştür. 28 Şubat darbesinin emir erleri, şimdi siyaset mezarlığında yatıyorlar.” şeklinde konuştu. Petek, açıklamada özellikle 28 Şubat davası üzerinde durdu. Reşat Petek, “28 Şubat darbesi, milyonlarca kişinin gözleri önünde gerçekleştirildiği halde, failleri de mağdurları da açıkça belli olduğu, darbeye teşebbüs davalarının dahi yüzlerce sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde, yargılamayı yürüten mahkeme, 75 tutuklu sanıktan 70’inin tahliyesine karar vermiştir. Bu tahliyeler bizlere, ‘sadece sanıkların savunmalarına dayanan’ bir yargılama sürecinin, doğru yargılamaya (adil yargılamaya) katkı sunamayacağını, davanın taraflarının tümünün katılmasının ve tüm boyutlarıyla ele alınmasının zorunlu olduğunu göstermiştir. Milyonlarca mağduru olan ve gerçekleştirilmiş bir darbe davasında, mahkemenin görevi, adalet terazisini davanın her iki tarafı için de dengede tutmak olmalıdır.” diye konuştu.

Petek, sanıklar gibi, mağdurların da talimat mahkemesinde değil davanın görülmekte olduğu esas mahkeme olan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda dinlenmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. 28 Şubat darbesi mağdurlarının 481 kişiyle sınırlı olmadığının altını çizen Reşat Petek, “Milyonlarca, yüz binlerce mağdurun olduğu açıktır. Failleri de, bu iddianamede isimleri yazılı 103 sanıkla sınırlı değildir. Darbenin diğer failleri, medya, sermaye, yargı, siyaset ayağıyla ilgili soruşturmanın en kısa zamanda tamamlanarak darbenin diğer failleri hakkında da bir an önce dava açılmasını bekliyoruz.” dedi. Petek sözlerini, “Rövanş değil, adalet istiyoruz” diyerek tamamladı.

Basın açıklamasına katılan 28 Şubat Platformu üyeleri, ‘Sivil darbeciler de yargılansın’, ‘Brifingli yargı kararları iptal edilsin’, ‘Bir daha asla’, ‘Adalet cesaret ister’, ‘Darbeciye acımak adaleti katletmektir’, ‘Darbe soygundur’ ve ’28 Şubat medyası, sermayesi, yargısı hesap verecek’ yazılı dövizler taşıdı. Grup ayrıca üzerinde ‘Rövanş değil, adalet istiyoruz’ yazan pankart açtı.

Açıklamanın ardından grup olaysız dağıldı.

 
28 ŞUBAT PLATFORMU
BASIN AÇIKLAMASI
“RÖVANŞ DEĞİL, ADALET İSTİYORUZ!”
 
Değerli Basın Mensupları,
Bizler, 28 Şubat darbesinin sorumlularının tespiti ve yargı önüne çıkarılması için mücadele eden sivil toplum kuruluşların temsilcileri olarak, 28 Şubat darbesini gerçekleştirenlerden “Batı Çalışma Grubu” hakkında Ankara 13.Ağır Ceza Mahkemesinde açılmış olan kamu davasının yakından takip edilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Yüzlerce müştekinin şikayeti sonucunda, 103 sanık hakkında düzenlenen iddianamede, 481 müştekinin de isimleri ve mağduriyetleri yer almaktadır. Bütün darbeler gibi, 28 Şubat darbesi de, sosyal, siyasal, hukuki, ekonomik yıkımlarının yanı sıra, yüzbinlerce kişinin mağduriyetine, travma geçirmesine sebep olmuştur.
Bu davanın sanıkları, insanların temel hak ve özgürlüklerini hiçe sayarak, on binlerce üniversite öğrencisinin yüksek öğrenim hakkını elinden alınmasının, katsayı uygulamasıyla imam hatip liseleri ve meslek liseleri mezunlarının yüksek öğrenim hakkını elinden alınmasının, binlerce kamu görevlisinin memuriyetten çıkarılmasının, geçmişi takdir beratlarıyla dolu yüzlerce subay ve astsubayı meslekten çıkarmasının, “asli failleri” ve “azmettiricileri”dir. Bu darbenin aktörleri, devletin bütün kurumlarının üzerine çökmüşler, yasama organını, yürütme organını, yargı organlarını işlemez hale getirmişlerdir. Bu kurumlar üzerinde kurdukları baskı ve otorite sayesinde, hak ihlallerini, Türkiye’nin her yanına yaymayı başarmışlardır.
İnsanlık tarihi, 28 Şubat darbesi gibi, nice zorbalıklarla ve zorbalarla doludur. Yine tarih, bu zorbaların hazin sonlarının hikayeleriyle doludur. Bu darbe sürecinde, “her zulmün bir sonu olduğu gibi, bu zulmün de bir gün mutlaka sona ereceğini, ve bu kişilere yaptıklarının hesabının sorulacağına” olan inancımızı hiçbir zaman kaybetmedik. Mücadelemizi, tamamen meşru zeminlerde yürüttük. Yapılanların hukuk ve insanlık dışı olduğunu dile getirdik. Israrla, bu haksızlıkların, zulmün hesabının sorulmasını talep ettik! Toplumun her kesiminde yankı bulan bu talep, darbecilerin ve tetikçilerinin sonu olmuş, milletin güçlü iradesi, Türkiye’deki darbe geleneğine son vermiştir. Zalimlerin “bin yıl süreceğini” (!) öne sürdükleri iktidarları, sadece bir seçim dönemi sürmüştür! 28 Şubat darbesinin emir erleri, şimdi siyaset mezarlığında yatıyorlar! Hukukun adalet kılıcı, 12 Eylül darbesi ve darbe teşebbüsleri gibi, 28 Şubat darbesini de soruşturmaya başlamıştır! İşte O gün, bugündür! Şimdi, bu darbenin aktörlerinden, mahkeme önünde, yaptıklarının hesabı sorulmaktadır.
Ülkemizi büyük bir cezaevine çeviren, kadınlarımızın, erkeklerimizin, çocuklarımızın umutlarını karartan, ülkemizin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürten, ülkemizi milyarlarca lira zarara uğratan bu darbecilerin yaptıklarını hiçbir zaman unutmayacağız, asla affetmeyeceğiz. Ama, hiçbir zaman, adaletten de ayrılmayacağız. 28 Şubat davası sanıklarının, (bizzat uyguladıkları yargısız infazlarının aksine) evrensel hukuk ölçüleri içinde yargılanmalarına destek vereceğiz, katkı sunacağız. Doğrudan doğruya halkın temel hak ve özgürlüklerini hedef alan bu darbe davasını kişiselleştirme gayretlerine izin vermeyeceğiz.
Ankara 13.Ağır Ceza Mahkemesinde 2 Eylül 2013 tarihinden itibaren seri yargılama süreci başlamış ve sanıklar savunmalarını yapmaya başlamıştır. 28 Şubat darbesi, milyonlarca kişinin gözleri önünde “gerçekleştirildiği”, failleri de mağdurları da açıkça belli olduğu, “darbeye teşebbüs” davalarında dahi yüzlerce sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde, yargılamayı yürüten mahkeme, 75 tutuklu sanıktan 70’inin tahliyesine karar vermiştir. Bu tahliyeler bizlere; “sadece sanıkların savunmalarına dayanan” bir yargılama sürecinin, doğru yargılamaya (adil yargılamaya) katkı sunamayacağını, davanın taraflarının tümünün katılmasının ve tüm boyutlarıyla ele alınmasının zorunlu olduğunu göstermiştir.
Milyonlarca mağduru olan ve gerçekleştirilmiş bir darbe davasında, mahkemenin görevi, adalet terazisini, “davanın her iki tarafı” için de dengede tutmak olmalıdır. Sanıklar aleyhine bir yargılama istemediğimiz gibi, müştekileri ve mağdurları yok sayan, değer vermeyen, mağdurlar aleyhine bir yargılamayı da doğru bulmuyoruz. Sanıklara gösterilen nezaketin ve saygının, müşteki vekillerine de gösterilmesini istiyoruz.
Bu davanın safahatı, “sanıkları gibi, mağdurlarının da talimat mahkemesinde değil davanın görülmekte olduğu esas mahkeme olan Ankara 13.Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda dinlenmesinin zorunlu olduğunu” ortaya çıkarmıştır.
28 Şubat Darbesi mağdurlarının 481 isimle sınırlı olmadığı, milyonlarca, yüzbinlerce mağdurunun olduğu açıktır. Failleri de, bu iddianamede isimleri yazılı 103 sanıkla sınırlı değildir! Darbenin diğer failleri, medya, sermaye, yargı, siyaset ayağıyla ilgili soruşturmanın en kısa zamanda tamamlanarak darbenin diğer failleri hakkında da bir an önce dava açılmasını bekliyoruz.
Ülkemizdeki darbelerin yer yüzünün en derin yerine gömülmesi, 28 Şubat darbesinin “son darbe” olması, bu darbenin hesabının sorulmasıyla mümkündür! Toplumun bütün kesimlerini, duyarlı olmaya ve bu davaya destek vermeye davet ediyoruz.
Hukuk devletinin gereği, rütbesi, statüsü ne olursa olsun, suç işleyen herkesin, işlediği suçun hesabını vermesini gerektirmektedir. Suç işleyenlerin cezalandırılmasını talep etmek, intikam/rövanş değil, kamu düzeninin gereğidir! Bizler de, işlenen suçun hesabının sorulmasını istiyoruz!
Tek kelimeyle, “Rövanş değil, Adalet istiyoruz!”




CHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.