Defne Joy için çarpıcı iddia!
Kerem Altan hakkında yardım ve bildirim görevini yerine getirmediği iddiasıyla Kadıköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde bir yıldan üç yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. Dava kapsamında savcılığa ifade veren Altan, bütün bunları muhalif bir gazetede çalıştığı için yaşadığını öne sürdü. Foster'la olay günü barda tanıştıklarını yineleyen Altan, "Barda tanıştık. Ben gördüğümde dans ediyordu ve sağlıklıydı. Hastalığı hakkında hiçbir bilgim yoktu. Bir iki saat önce dans ederken gördüğüm genç bir kadının hasta olduğunu bilme imkanına sahip değildim. Evde oturduk. Kötüleştiğinde ben bunun içkiyle ilgili olduğunu düşündüm. Çok içmiş birini ayıltmak için gerekenleri yaptım. Hastalık aklıma bile gelmedi. Kendisi de böyle bir şey söylemedi. Ayılması gecikince telaşlandım ve hemen evin 200 metre ötesindeki özel hastaneye gittim. Geceleyin kapatmışlar. Eğer o hastanede nöbetçi bir doktor bulunsaydı, Adalet Bakanlığı bugün beni suçlamak için bahane bulamayacaktı. Yeni tanıştığım, hasta olduğunu bilmediğim çok sağlıklı görünen birkaç saat önce dans eden, zaten de o sırada sürmekte olan bir dans yarışmasının yarışmacılarından biri olan genç bir kadının hasta olacağı aklıma gelmezdi. Düşünün ki, bu genç kadın büyük bir enerji gerektiren bir dans yarışmasına katılıyordu. Bir sağlık sorunu olduğunu kimse bilmiyordu" diye konuştu.

"YAZARI OLDUĞUM TARAF GAZETESİ..."

Daha önce Foster'ın kesin ölüm nedeniyle ilgili Adli Tıp'tan alınan "Astım, alkol ve ilaçlar reaksiyon oluşturarak müşterek nedenle ölüme neden olmuş" şeklindeki rapora göre savcılığın hukuka uygun bir karar verdiğini belirten Altan, sözlerini şöyle sürdürdü:"Şimdi Adalet Bakanlığı ve Yargıtay benim ihmalden yargılanmamı istiyor. Bu trajik olayın neresinde ihmal var? Yanımda bir insan öldü. Bunun için çok üzüldüm ama hangi davranışım bir suçluluk psikolojisiyle izah edilebilir? Dikkat çekmek istediğim diğer konu da, savcının takipsizlik kararına ve bu kararını savunan ikinci mülaasına, mahkemenin de bu yoldaki kararına rağmen bu davanın yeniden açılmasını Yargıtay'dan isteyen Adalet Bakanlığı bir siyasetçi tarafından yönetiliyor. Adalet Bakanlığı iktidardaki partinin üyesi. Benim yöneticilerinden ve yazarlarından biri olduğum Taraf gazetesi ise bu iktidara ciddi biçimde muhalefet ediyor. Burada hukuksal, mantıksal veriler değil, bir baskı görülüyor. Adalet sisteminin hukuktan ayrılmamasını, siyasete alet olmamasını, bağımsızlığını korumasını ve savcının daha önceki mütalaları doğrultusunda takipsizlik kararı verilmesini talep ediyorum."

DHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.