‘Demokratikleşme olmazsa; bir partinin yargısı olur’


ANKARA- Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Osman Can, düzenlediği basın toplantısında yargı bağımsızlığını güçlendirmek amacıyla hazırladıkları Hakim ve Savcılar Kanunu’nda değişiklik yapılmasına hazırladıkları yasa teklifi hakkında bilgi verdi. Can, HSYK’ya Avrupa’daki gibi Parlamento ve Cumhurbaşkanı tarafından üye seçilebileceğini, ancak Kurul’un yapısının özellikle hakim ve savcıların seçimine dayalı hale getirilmesi gerektiğini belirtti. HSYK’nın şu andaki yapısının, hakim ve savcıları hiçbir şekilde temsil etmediğini savunan Can, bunun “utanç verici bir durum” olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Matbaanın gelişi gibi...

HSYK’nın yapısı konusunda Yargıtay ve Danıştay ile Adalet Bakanlığı arasındaki mutabakatın nasıl sağlanacağı sorusuna karşılık da Can, şunları söyledi: “Avrupa yargı sistemini demokratikleştirdi, Türkiye’de özellikle yüksek yargı mekanizmaları buna ayak diremeye çalışıyor. Bizim aklımıza matbaanın Türkiye’ye getirilmesi konusundaki dirençler geliyor. Demokratikleştirmediğiniz sürece, bu iktidarları ya da Danıştay, Yargıtay veya HSYK’da yer alan üyelerimiz bu iktidarlarının devam edeceğini mi düşünüyorlar. Zaten Anayasa gereği belli politik duruşları olan kurumlar” dedi. Can, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ile Başbakan Erdoğan arasındaki “yargı-hükümet kuşatma altında” şeklindeki sözlerin hatırlatılması üzerine, şöyle dedi: “Demokratikleşme kuşatma değil, tam tersine kuşatmanın parçalanmasıdır, ne yargı içinde ortaya çıkmış olan güçlerin kuşatmasına ne de hükümetin, partinin kuşatmasına imkan sağlar. Demokratikleştirmediğiniz sürece bir kaç kuşak sonra bir partinin yargısı olabilir.”

Hükümet’in yeni HSYK önerisi

Adalet Bakanlığı’nın yeni HSYK yapısı önerisi şöyle:

- 15 yılını dolduran avukatlar, üst düzey yöneticiler (vali, genel müdür gibi) ve Türkiye Adalet Akademisi arasından seçilecek üyeler. Bu gruptan seçim ve atama işini Cumhurbaşkanı yapıyor.

- Hukukçu öğretim üyeleri arasından TBMM tarafından seçilecek üyeler.

- Yargıtay üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulu’nca seçilecek üyeler.

- Danıştay üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulu’nca seçilecek üyeler.

- Birinci sınıf adli yargı hakim ve Cumhuriyet Savcıları arasından meslektaşlarınca seçilecek üyeler.

Demokrat yargının önerileri

- HSYK’nın suç oluşturmasa bile “mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte gördüğü” fiiller için hakim ve savcıları meslekten ihraç yetkisi kaldırılsın. (Özel yetkili Van Savcısı Ferhat Sarıkaya, bu düzenlemeye dayanılarak ihraç edilmişti.) Suç teşkil etmeyen bir fiilden dolayı ihraç kararı verilmemesi istendi.

- Meslekten atılmış hakim ve memurların avukat olmaları önündeki tek engel ’yüzkızartıcı bir suçtan dolayı kesinlenmiş disiplin kararı’olmalı. Bunun dışındaki nedenlerle meslekten ihraç edilenler avukat olabilsin.

- HSYK önünde dosyası görüşülen hakim ve savcılar, belirlenen süre içinde savunma yapmadıkları takdirde bu haktan vazgeçmiş sayılıyor. Savunma alınmadan disiplin cezası verilememeli.

- Hakim ve savcılarla ilgili yürütülecek soruşturmada adalet müfettişlerine verilen yetkilerin sıradan vatandaşlar hakkında uygulanan CMK’da savcıların sahip olduğu yetkiler kadar olsun.

- Hakim ve savcıların kongre, konferans vermek için Adalet Bakanı’ndan izin alma şartı kaldırılsın.

- Hakim ve savcıların gizli sicil dosyalarında, müfettişler tarafından tutulan “hal kağıtları” yer almasın. Müfettişlerin denetimden sonra “hal kâğıtları” düzenlemelerine son verilsin.

- Hakim ve savcıların derece yükselmesinin koşulları arasında sayılan “düzenlenen hâl kâğıtları ve sicil fişleri, kanun yolu incelemesinden geçen iş sayısı ve bu inceleme üzerine verilen notları” kriteri yerine sadece “kararlardaki isabet oranı” kriteri olsun.

- Yargıtay, Danıştay ile bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinin hakim ve savcılara “çok iyi, iyi, orta ve zayıf” gibi not vermelerine son verilsin.

YARGIDA İŞ YÜKÜ

Bozma kararları, onamanın 3 katı


ANKARA- Yargı ile hükümet arasında Anayasa değişiklikleri nedeniyle çıkan kriz devam ederken iş yükü başta olmak üzere yargının sorunları giderek büyüyor. 2009 yılında, Yargıtay’ın hukuk ve ceza dairelerinin önüne, önceki yıldan devreden dosyalarla birlikte 1 milyon 7 bin 23 dosya geldi. Bunlardan 553 bin 168 dosya görüşülüp karara bağlanırken 453 bin 855 dosya bu yıla devretti. Yargıtay’da 11 Ceza Dairesi ve 21 hukuk dairesi bulunuyor. Bu sayılara göre, ceza dairelerinde ortalama 5 dakikada bir dosya karara bağlanırken hukuk dairelerinde 7 dakikada bir dosya karara bağlandı. Ceza kanunlarındaki değişiklik ve son olarak dolaylı af olarak bilinen 2 yılın altındaki cezalarda, sabıkasız sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kuralı nedeniyle ceza dairelerindeki bozma kararları da olağanüstü arttı. Önceki yıllarda neredeyse başa baş olan onama-bozma dengesi, 2008’de bozma lehine 3 kat arttı. 2008’de 37 bin 501 dosyada onama kararı verilirken 116 bin 217 dosyada bozma çıktı. 2009’da ise 42 bin 613 onama, 127 bin 298 dosyada bozma kararı çıktı.

2006’da 7 bin civarında olan zamanaşımı sayısı, 2007’de 9 bin, 2008’de 11 bin ve 2009’da 14 bine yükseldi. Son 4 yılda zamanaşımına giren dosya sayısı toplamı 43 bin 892 oldu.


Vatan

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.