Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, başörtüsü konusunda devletin kamusal alan diye bir yöntemle yanlış yaptığını savundu. Feyzioğlu, o dönemlerde üniversitelerin nizamiye kapılarından öğrencilerin geri çevrilmesinin haksızlık olduğunu ifade etti.
Metin Feyzioğlu, İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen bir söyleşiye katılarak, başörtüsünden kamusal alana, Suriye'deki gelişmelerden mezhepçiliğe kadar birçok konuda düşüncelerini öğrencilerle paylaştı.

Başörtüsü konusunda devletin kamusal alan diye bir yöntemle yanlış yaptığını belirten Feyzioğlu, o dönemlerde üniversitelerin nizamiye kapılarından öğrencilerin geri çevrilmesinin haksızlık olduğunu söyledi. Suriye'de yaşanan çatışmalarda her kesimden ölen insanlar bulunduğunu belirten Feyzioğlu, bir tarafın yaptığına katliam deyip diğer tarafın yaptıklarının görmezden gelinemeyeceğini kaydetti. Başkan Feyzioğlu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerinin organize ettiği söyleşiye katıldı. Güzel Sanatlar Bölümü konferans salonunda 'Diren hukuk, adalet yüksekten düştü' afişleriyle karşılanan Feyzioğlu, öğrencilere sohbet havasında seminer verdi. Türkiye'de mezhepçilik ve etnik ayrımcılık konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirten Feyzioğlu, devletin insanların inancına, ibadetlerine ya da inançsız oluşuna karışamayacağını söyledi. Toplumda farklı kesimlerden, köklerden gelen insanlar bulunduğunu ve bunun önemsenmesi gerektiğini ifade eden Feyzioğlu, aksi halde toplumsal çöküş yaşanabileceği uyarısında bulundu.

"DEVLET KAMUSAL ALANDA YANLIŞ YAPTI"

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun üzerinde durduğu konulardan biri de 'kamusal alan' oldu. Başörtüsüne atıfta bulunarak "Kamusal alan diye bir yanlışlık yaptı bu devlet. Ne demek bazı öğrencilerin nizamiyeden girerken sen giremezsin denmesi. Ne hakkımız var, samimi söylüyorum ne hakkımız var? Hiç hakkımız yoktu" diyen Feyzioğlu şunları söyledi: "Ama o gün yapılan yanlışlıklar bugün yapılan tam karşıt yanlışlıkları hiçbir şekilde haklı kılmaz. Tam aksine daha da haksız kılar. O gün bir haksızlığa uğrayan bugün daha fazla haksızlık yapıyorsa bana göre bu tam ceza hukuku terminolojisi ile ya taammüttür ya da bilinçli taksirdir."Baro başkanı olan bir arkadaşının, mezun olduğu okuldan diplomasını alırken yaşadığı sorunu dile getiren Feyzioğlu, eşinin başörtülü olması gerekçe gösterilerek arkadaşının eşiyle birlikte okula girişine izin verilmediğini anlattı. "Diplomasını alabilmek için eşini kapıda bırakmak zorunda kaldı" diyen Feyzioğlu, "Eşinin yanında mezun olduğu okula girerken paramparça edildi. Kimse bana bunlar bu ülkede yaşanmadı diyerek hikaye anlatmasın, yaşandı." dedi. Bugün gelinen noktada bu uygulamalara maruz kalan insanların şimdi aynı haksızlığı başkalarına yaşatmaması gerektiğini vurgulayan Feyzioğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Çünkü sen eğer bu haksızlığı yaşamışsan asla ve kat'a bir başkasına yaşatamazsın, yaşatıyorsan eğer öç alıyorsun demektir. Öç almanın da dinde, ahlakta yeri yoktur."

DÜNYA İLE BİRLİKTE

Feyzioğlu, Suriye'deki çatışmalara yönelik tespitlerde de bulundu. Suriye'de kimyasal saldırı ile ya da diğer silahlarla öldürülenlerin dramlarını kabul etmemenin mümkün olmadığını söyleyen Metin Feyzioğlu, oradaki ölümlerin mazeretlendirilemeyeceğini ifade etti. Feyzioğlu, "Kim öldürdüyse dünya ile el birliği ile gereği yapılır. Dünya ile birlikte. Peki sarin gazı ile yapılan katliam katliam da ekmek parası için bindikleri TIR kamyonlarından indirilip sabah namazı kaç rekat sorusuna cevap veremedikleri için asfaltın ortasında Nusayri'sin diye kurşunlananlar, bu katliam değil mi? Var mı bunun yeri. Bu da katliam." diye konuştu. Feyzioğlu, konuşmasına "Bunu söylemem Adeviye'de yaşanan katliamı görmeme engel mi?" şeklinde devam etti. Feyzioğlu, bir öğrencinin Suriye ile ilgili yorumu ve sorusuna da cevap verdi. 'Suriye'de Şam yönetiminin bir azınlığın elinde olduğunu, çoğunluk olan kesimin rejimden kurtulmak istediğini söylediğinde dünyadan da destek alamadığını' belirten bir öğrenciye cevap veren Feyzioğlu, "Eğer Suriye'de dünya bir değerlendirme yapıyorsa bu değerlendirmeleri hiç dinlemeden sadece hükümetlerin değerlendirmesi değil, Habil-Kabil diye eğer bir sıcak cepheye girerseniz orada ne Habiller ne Kabiller gider farkında mısınız? şeklinde cevap verdi. CİHAN


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
RIDVAN TARHAN 3 yıl önce

benım o haberlen bir alakam yok sadece basit bir tazminat davasının 13 yıl sürmesı normalmı buluyorsunuz yoksa bu ülkede adalet bu kadarmı yoksa adalet avukatlarmı veya her avukat kendi kafasına göremı takılıyuorlar veya bu sonuçlanmıyan dosyaları hiç kimse ilgilenmiyormu

Avatar
TBB ve RAROLAR NE YAPIYOR PEKİ? 3 yıl önce

sayın başkan baroların ve tbb'nin yanlışlarını da devam ettirecek mi?
devlet yaptı ama barolar devam ettiriyor. barolar statükonun yeni bekçileri midir.