Diyarbakır Barosu 'Kimsesizlerin Cenazesi' Düzenlemesini Danıştay'a Taşıdı
Ailesi tarafından üç gün içinde alınmayan cenazelerin, kimsesizler mezarlığına defnedilmesiyle ilgili düzenlemenin Anayasa’ya, insan haklarına ve uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulandı.

Danıştay’a gönderilmek üzere, Diyarbakır Nöbetçi İdare Mahkemesi'ne başvuran Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ahmet Özmen, daha önce 'Cenaze belediyeye teslim edilir' ibaresinin 'Belediyeye veya mülki idare amirliğine teslim edilir. Kimliği tespit edilmiş olmasına rağmen ailesi veya yakınları tarafından üç gün içinde teslim alınmayan cesetler de belediyeye veya mülki idare amirliğine gömülmek üzere teslim edilir.' şeklinde değiştirildiğini hatırlattı.

Av. Özmen, “Söz konusu düzenleme gerek idari işlemin unsurları açısından gerekse de Anayasal ve uluslararası hukuk kriterleri çerçevesinde hukuka aykırı olup iptali gerekmektedir.” dedi. 

Diyarbakır’ın Sur ilçesi ile Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinde yaşanan çatışmalar ve sokağa çıkma yasaklarında birçok vatandaşın ateşli silah yaralanmaları ve çeşitli şekillerde yaşamını yitirdiğini hatırlatan Av. Özmen, “Yaşamını yitirenlerin birçoğunun naaşları üzerinde cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalar neticesinde otopsi işlemleri yapılmış ve defin işleminin gerçekleşmesi için defin ruhsatları düzenlenmiştir. Ancak halen devam etmekte olan sokağa çıkma yasakları sebebi ile maktullerin aileleri hastane morgunda bulunan yakınlarının cenazelerini teslim alamamışlardır, alamamaktadırlar. 7 Ocak 2016 tarihli 29586 Adalet Bakanlığı Adlî Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik düzenlemesi ile maktul yakınları açısından ciddi hak ihlali doğuracak bir düzenleme yapılmıştır.” ifadelerini kullandı. 

Yönetmeliğin hukuka aykırı olduğunu savunan Av. Özmen, başvuru dilekçesinde şu hususlara dikkat çekti: “Değişiklikle, öncelikle Adli Tıp Kanunu’na tabi olan ve otopsisi gerçekleştirilen kimsesizlere ait cenazelerin defin işlemlerini gerçekleştirmek için belediyeye teslim edilmesi düzenlenmişken, değişiklikle, belediyenin yanında mülki idare amirine de teslim edilebileceği düzenlenmiştir. Buna ek olarak getirilen yeni cümle ile kimliği tespit edilmiş olmasına rağmen ailesi veya yakınları tarafından üç gün içinde teslim alınmayan cesetlerin de belediyeye veya mülki idare amirliğine, gömülmek üzere teslim edileceği düzenlenmiştir. Bir başka deyişle madde yalnızca kimsesiz cesetlerin belediye yanında mülki idari amirine teslimini değil aynı zamanda kimliği belli olan ancak yakınlarına ‘ulaşılamayan’ cesetlerin de belediye veya mülki idarelere, gömülmek üzere teslimini düzenler hale gelmiştir.

"CENAZEYİ ALMA KOŞULLARI OLUŞTURUMALI"

Düzenleme içeriğine bakıldığında, 'Kimliği tespit edilmiş olmasına rağmen yakınları tarafından üç gün içinde teslim alınmayan cesetlerin belediye veya mülki idare amirliklerine verilmesi' şeklindeki, yukarıda belirttiğimiz şekilde defin bekleyen cenazeler gibi kimliği ve yakını belli cenazelerin makul bir zaman ve süre tanınmadan, cenazeyi alma koşulları yaratılmadan ve idareye, yakınlara usulüne uygun yazılı haber verme yükümlülüğü getirmeyen cenazelerin, alelacele kimsesizler mezarlığına gömülmesi sonucu doğmaktadır. 

İnsan hak ve hürriyetlerine aykırı olan bu düzenleme, sebep ve konu açısından da ciddi bir sakatlık barındırmaktadır. Düzenleme, idareye değil tamamıyla vatandaşa sorumluluk yüklemektedir. Adli bir işlemde soruşturma konusu olan cesetlerde idarenin soruşturma, inceleme yükümlülüğü var iken ‘Cevap verilmesine rağmen 3 gün içinde gelinip teslim alınmayan’ demek sureti ile tüm yükümlülüğü mağdur müşteki tarafının üzerinde bırakmaktadır. Devletin ana görevlerinden olan bağımsız yargı ve soruşturma mekanizmalarının da işletilmesinin önüne geçen bu düzenleme ile idare sorumluluk alanını yönetmelik hükmü ile daraltmaktadır. Yönetmeliğin iptalini talep etmiş olduğumuz değişiklikten önceki halinde, belediyelere teslim edilecek olan cesetler sadece kimsesiz cesetlerle sınırlandırılmıştır.

"MAKTUL YAKINLARI SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI NEDENİYLE CENAZELERİ ALAMAMAKTADIR"

Maktul yakınları sokağa çıkma yasağı sebebi ile cenazelerini teslim alamamaktadırlar. Bu durumda mülki idarenin veya belediyenin cenazeyi yakınları olmaksızın gömmesi telafi imkânsız zararlara sebebiyet verecektir. Unutulmamalıdır ki yakınının gömme hakkı, kanuni düzenlemelerde dahi düzenlenmesine gerek olmayacak derecede doğal ve kadim bir haktır. Bu düzenleme sebep unsuru açısından da sakatlık barındırmaktadır. Zira defin işlemleri ile ilgili belediyelerin nakilden yıkamaya, kefenlemeden gömmeye kadar işlemleri gerçekleştirecek personeli ve organizasyonu zaten vardır. Ancak mülki idari amirlerinin böyle bir teşkilatı bulunmamaktadır. Hal böyle iken halihazırda işlemekte olan bir sistemi aksatacak bu düzenleme, hem kamusal hem kişisel yararı ortadan kaldıracak şekilde defin işlemi için organizasyonu olmayan bir idari birime yetki vermektedir. Anayasa‘nın başlangıç bölümünde insan onurundan madde 17’de işkence ve eziyet yasağından ve 20. maddesinde özel hayatın korunmasından bahsedilmektedir. Düzenleme; temel hak ve özgürlüklerin düzenlenmesinde gözetilmek zorunda olunan ölçülülük, zorunluluk, gereklilik ilkelerine de aykırılık taşımaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) de açıkça gömülme ve kişinin yakınlarını gömebilme hakkı düzenlenmemiştir. Ancak, aşağıda da detaylı olarak görüleceği üzere, konu AİHS’ın özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını koruyan 8. maddesi altında incelenmektedir.” 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.