'Düzenlemeler evrensel hukuk normlarına aykırı' TEPKİLER DİNMEK BİLMİYOR
Bolu Barosu'ndan yapılan açıklama şöyle:

SON DÖNEMEÇ (IÇ GÜVENLIK PAKETI )

Kamuoyunda İç Güvenlik Paketi olarak bilinen, Polis Vazife ve Salahiyet yasası ile birçok yasalarda değişiklik yapan tasarı komisyonlarda kabul edildiği şekliyle meclise sunulmak üzeredir.

Bu tasarı bütüncül olarak değerlendirildiğinde tasarının demokratik yönetim biçimlerinin hiçbiri ile bağdaşmadığı, Türkiye Cumhuriyetinin Tanzimat’tan beri süregelen demokrasi yürüyüşünü de geriye taşıyacağı ve hukuk güvenliğini yok ederek keyfi bir yönetim anlayışını meşrulaştıracağı çok açıkça görülecektir. Tasarı 20 Yüzyılda tarihin sayfalarına gömülmüş totaliter anlayışın yeniden keşfidir(!).

*Bu tasarı ile temel hak ve Hürriyetlerin Kullanımı tamamen kolluğun keyfine terk edilmekte, yargıç kararı olmaksızın herkesin aranması, durdurulması, kimlik sorma bahanesiyle sorgulanmasının yolunu açmaktadır.

*Koruma altına alma ve yakalama gibi tedbirler bireyin özgürlüğünün kısıtlanması niteliğinde olup bu tedbirin uygulanması Hukuk Devletinde ancak Adli Makamların kararı ile mümkündür.

Yargıç kararı olmaksızın en basit temel hak ve hürriyetin kullanılması ve denetimi kolluğa bırakılmakta olup bu durum Anayasa mad.20 ye açık aykırılıktır.

*TASARI İLE KOLLUĞUN ZOR VE SİLAH KULLANMASI KOLAYLAŞTIRILMAKTADIR.

Demokrasiyi içselleştiren bütün ülkelerde polisin silah ve Zor kullanma yetkisi daraltılmakta iken bu tasarı tam aksine kolluğun sert ve orantısız güç kullanmasını genişletmekte ve meşrulaştırmaktadır. Özellikle Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü hakkını kullanan bireylere karşı sıkça alıştığımız şiddet adeta legalleştirilmektedir. Bu temel hak ve özgürlükler için ciddi bir tehlikedir.

*Toplumsal gösterilere katılanlara karşı süre gelen TOMA/GAZ/COP VE TEZZİKLİ SUYA BU KEZ BOYALI SU DA EKLENECEKTİR Kİ BU BİREYİ TOPLUM NEZDİNDE AŞAĞILAYAN VE İTİBARSIZLAŞTIRAN BİR UYGULAMADIR.

*Ülkemizde Dinleme ve teknik takip tam bir hukuk faciasına dönüşmüş ve siyasal iktidar bundan yakınmakta iken bu kez önleme dinlemesi adı altında farklı düşünenlerin, karşıt görüşlülerin özetle herkesin dinlenmesinin yolu açılmaktadır.

Önleme amaçlı dinleme kararı yargıç tarafından verilse dahi kontrol edilemediğinden ve HERKESİ GÖZLEYEN VEDİNLEYEN BİR DEVLET dolayısıyla korku salan devlet ortaya çıkacaktır.

*Şüphesiz ki bu tasarının en hukuksuz yanı “ Temel hak ve özgürlüklerin kullanılması için mülki İdare Amirlerinin yetkilendirilerek Adli Kolluğa suçun soruşturulması için talimat yetkisinin “ tanınmasıdır.

Mülki Amirin Cumhuriyet Savcısının görev alanına müdahalesine olanak verecek bu düzenleme aynı zamanda mülki amire suçun unsurlarını da belirleme gibi bir yetkiyi içermektedir.

Mülki idare amirlerine böyle bir yetkinin tanınması Yargıya, Yargısal faaliyete ve Hukuk Devletinin Erkler Aykırılığı ile de çelişmektedir.

*Düzenleme Teftiş ve Denetimde görev alan kamu görevlilerinin hatalı ve kusurlu davranışları sonucu eylemleri nedeniyle sorumlu tutulamayacaklarını öngörmektedir. Çağdaş ülkelerde yönetenlerin hesap verme yükümlülüğü yasa gereğidir. Hukuka aykırı eylem ve işlemde bulunan hiçbir kamu görevlisinin korunması düşünülemez. Bu suçun örtülmesi, delillerin karartılması ve yok edilmesi yolunu sıkça kullanılır haline getirecektir.

Türkiye Cumhuriyeti bu topraklarda yaşayan farklı kültür/farklı inançları taşımakla birlikte ortaklaşa ve barış içinde yaşama iradesinin birikimlerini taşımaktadır.

Bu tasarıdaki düzenlemeler toplumumuzu hiçbir şekilde geleceğe taşımayacağı gibi DÜZENLEMELER EVRENSEL HUKUK NORMLARINA, HUKUK GÜVENLİĞİNE İNSAN HAKLARI İLE İLGİLİ TEMEL METİNLERE AYKIRIDIR.

Antidemokratik ve hukuksuzluğa yatkın bu düzenlemelerin TBMM den geçmemesi içi Hukukçu milletvekillerinden direngenlik beklemek iyimserlik olsa da bu tasarıya evet diyenler tarih önünde sorumlu kalacaklardır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.