Erdoğan'dan 'Kuvvetler Ayrılığı' yorumu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yıllar boyu "kuvvetler ayrılığı" denilerek yürütmenin yargının yedeği haline dönüştürülmesine karşı çıktıklarını belirtti. CHP Genel Başkanı'nın kendilerine siyasete giriş dersi vermeye çalıştığını söyleyen Erdoğan, "Malum kendisi bu dersten sürekli bütünlemeye kalıyor" dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, son günlerde tartışma konusu olan kuvvetler ayrılığı ilkesi ile ilgili sözlerine açıklık getirdi. Konya'da söylediği sözlerin önüne ve arkasına bakılmadan fırtına kopartıldığını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu da muhalefetin eski hastalıklarından. Geçmişte bunu her siyasetçiye yaptılar. Bir konuşmanın içinde cımbızla çekilen ifadeyi aldılar bunun üzerinden senaryolar ürettiler. Şimdi ana muhalefet Genel Başkanı çıkıyor bize siyasete giriş dersi vermeye çalışıyor. Malum kendisi o dersten sürekli takılıp kaldı. Bütünlemeye kalıyor, bir türlü geçer not alamıyor. Ama biz kırk yıldır siyasetin içindeyiz. Biz kuvvetler ayrılığını çok çok iyi biliriz. Biz kuvvetler ayrılığının onların bildiği gibi değil, bir demokraside olması gerektiği şekilde biliriz. Zira ana muhalefetin zihniyeti ile geçmişini karıştırdığınızda onlar kuvvetler ayrılığını savunan bir zihniyet değildir. Onlar kuvvetler birliğini savunmuşlardır bu ülkede. Bunu çok iyi bilmemiz lazım." 

"BEDEL ÖDEYENLERDEN BİRİ BENİM"


Geçen günlerde partisinin bir genel başkan yardımcısının, "Onlar 1960 askeri müdahalesinden beri kuvvetler ayrılığı dendiğinde; hava kuvvetleri, kara kuvvetleri ve deniz kuvvetlerini anlarlar" şeklindeki sözlerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: "28 Şubat'ta da yasamaya müdahale etmek suretiyle alkış tuttular. Yürütmeyi bir erk bir kuvvet olarak kabul etmediler. Merhum Menderes ve arkadaşları idam edilirken bunlar ellerini ovuşturdu. Yıllarca yargıyı kendi yedekleri olarak gördüler. Bunun bedelini ödeyenlerden bir tanesi de benim. Biz kuvvetler ayrılığı denip sivil ve askeri bürokrasinin bu kuvvetlere baskı kurmasına karşı çıktık. Biz yıllar boyunca kuvvetler ayrılığı denip yürütmenin yargının yedeği haline dönüşmesine karşı çıktık. Sadece şu on yılda hem biz hem de sizler işadamları kuvvetler ayrılığının tam anlamıyla işlemiyor olmasının çok ağır bedelini ödedik" 

"YARGININ MÜDAHALESİNE ŞAHİT OLDUK"

Başbakan Erdoğan, yapılan özelleştirilmelerde önlerine engellerin çıkarıldığını anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüpraş'ın, Tekel'in, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde biliyorsunuz yargı devreye girdi. Kimi zaman iptal, kimi zaman geciktirmek suretiyle ağır bedel ödetti. Cumhurbaşkanlığı seçiminde, anayasa değişikliğinde yargının yasamaya müdahalesine şahit olduk. Yıllar yılı birinci ve ikinci turda Mecliste yeterli çoğunluk alınamaz ise en fazla oyu alan cumhurbaşkanı seçilirdi. Buna da hayır dediler. Ne olacak 'halka gidilsin' dediler. Bunu da kabul ettik. Şimdi halka gidilmesine karşı çıkıyorlar 'halkla olmaz tekrar Meclis'te yapalım' diyorlar." Yargı'nın denetim hakkına sahip olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siz kalkıp her şey yerindeyse hukuka uygunsa kalkıp da bunu yok farz edemezsiniz ama onlar bunu yaptı. Bütün süreçlerde susan, onaylayan hatta Danıştay'ın, Anayasa Mahkemesinin bahçesine çadır kuran muhalefet bugün bize kuvvetler ayrılığı dersi vermeye kalkıyor. Sivilleşme adına bugüne kadar attığı tek adım şu, 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' solganını 'Mustafa Kemal'in yurttaşlarıyız' diyorlar. Sivilleşme de demokratikleşme de bunların anlayışında budur. Böyle bir anlayış bize demokrasi dersi veremez." 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.