Ertuğrul Özkök'ün 5 yıl 4 ay hapsi isteniyor
İddianamede, Özkök'ün avukatına davetiye gönderildiği ancak şüphelinin savcılığa gelmediği, savunmasını yapmadığı ve delillerini sunmadığı kaydedildi.

TCK'nin 299. maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanı'na hakaret suçunun, birden çok hukuki varlığı ve değeri koruduğu, doktrinde çok ihlalli suçun çarpıcı bir örneği olarak gösterildiği ifade edilen iddianamede, şöyle denildi:

"Maddi konusu Cumhurbaşkanı olan ve mağdur açısından özgü suç niteliği taşıyan bir suçtur. Suçun bu yapısal özelliğinden dolayı mağduru aynı zamanda devlettir. Ancak kişiye de saldırı olduğundan, suçun ikinci pasif süjesi kişi olarak Cumhurbaşkanı'dır. Dolayısıyla soruşturma için Cumhurbaşkanı'nın bizzat veya vekili marifetiyle şikayetçi olmasına gerek yoktur. Suçun maddi unsuru ise Cumhurbaşkanı'na hakaret edilmesiyle oluşmaktadır. TCK'nın 299. maddesi, Cumhurbaşkanlığı fonksiyonlarını korumayıp Cumhurbaşkanı'nın şahsını korumaktadır. Bu nedenle suçun görevle ilgili veya görev nedeniyle işlenmesi zorunlu değildir. Hakaret içeren sözlerin Cumhurbaşkanı'na karşı söylenmesiyle suç tamamlanmış olur. Suçun manevi unsurunun oluşması bakımından failde kastın bulunması yeterli olup, failin saiki önem taşımaz. "

Soruşturmaya konu yazıda şüphelinin Cumhurbaşkanı'ndan söz ederken toplumda kabul görmeyen ifadeler kullandığı ve muhatabını küçük düşürdüğünün açık olduğu vurgulanan iddianamede, "Değerlendirilmesi gereken husus, bu sözlerin eleştiri sınırları içinde kalıp kalmadığıdır. Yazının amacı ve şüphelinin kastı, şüphelinin savunması alınamadığı için belirlenememiştir. Söz konusu yazıda yer alan ifadeler, soruşturma makamınca görüş açıklama ve eleştiri sınırını aşan ifadeler olarak değerlendirilmiştir'' denildi.

"İfade özgürlüğü olarak değerlendirilmemeli" 

İddianamede, yazıdaki sözlerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek, genel olaylar ve siyasi tartışma konularında yazılar yazılabileceği, bunun demokratik toplumun önemli bir işlevi olduğu kaydedildi.

Ancak bu değerlendirmelerin, muhatabı olan kişilerin itibarı ve hakları konusunda belli sınırlamalara tabi olduğu anlatılan iddianamede, "Kendisine hakaret edilen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'dır. Bu hususta kabul edilebilir eleştiri sınırlarının normal bireyden daha geniş olması savunulabilir. Ancak Cumhurbaşkanı ve temsil ettiği makamın yasa tarafından sağlanan yasal korumadan da faydalanması gerektiği unutulmamalıdır" ifadeleri kullanıldı.

İddianamede, Özkök'ün yazısındaki ifadelerin kabul edilebilir eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın kişisel haklarına haksız saldırı niteliği taşıdığının kabul edilmesi gerektiği iddia edilerek, Özkök'ün ''Cumhurbaşkanı'na basın yoluyla hakaret etmek'' suçundan 1 yıl 4 aydan 5 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Hakkındaki iddianame Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen Özkök'ün yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.