Feyzioğlu: 'Arkadaşım geldi elleri titriyor; Başsavcıya birisi bunun ismini fısıldamış'

Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Metin Feyzioğlu, Can Erzincan TV'de dün katıldığı canlı yayında çarpıcı açıklamalarda bulundu. HSYK'nın kararnamesini eleştiren Feyzioğlu, hukukun içinde bulunduğu durumun hukukçuların değil siyasetin suçu olduğunu söyledi.

“Yargı sistemimizin bugün geldiği durum bir sonuç. Hukuk siyaset tarafından bu hale getirildi” diyen Feyzioğlu şu uyarıda bulundu:

SİYASİLER SORUMLU

“Yargıçlar siyaset yaptılar, siyaseti -seçilmedikleri halde- yönlendirmeye çalıştılar. Yanlıştı. 367 kararı yanlıştı. Bakın bizi buraya getirdi. Sonra siyasetçiler hukuk üzerinde siyaset yaptılar ve mazeret olarak da yargıçların siyaset yapmasını söylediler. Dibine kadar yaptılar. Bizi daha kötü hale getirdi. Ne yargıçlar siyaset yapmalı ne de siyaset kendi küçük kısa vadeli menfaatine göre yargıyı şekillendirmeye kalkmalı. Çağdaş devletler kuvvetler ayrılığını getirerek sorunu çözmüşlerdir. Bu tek çıkış noktamızdır.”

BAŞKA BİR ÖRGÜTLENME

Geçmişte yargıda ve emniyet içindeki örgütlenmeleri gördüklerini savunan Feyzioğlu, AKP iktidarının bu bahaneyle farklı bir örgütlenmeye gittiğini söyledi. TBB Başkanı, “Şimdi gördüğümüz ne biliyor musunuz? Bunun bahane edilmek suretiyle bir başka örgütlenme. Önceki her yanlış yeni bir yanlışın bahanesi yapılmakta. Olan bize oluyor, millete oluyor. Ben ciddi bir, herkes yanlış yaptı, cümlesini duymak istiyorum. Bakın ben yanlışı söylüyorum” dedi. 

HSYK kararnamesiyle ilgili de konuşan Feyzioğlu, ‘cemaat yapılanması' mazeretiyle yargının içinde yepyeni bir yapılanmaya gidildiğinden endişelendiğini söyledi. HSYK'nın anayasa değişikliğiyle siyasetin etkisinden kurtarılarak, yeniden yapılandırılması gerektiğini söyleyen Feyzioğlu, yargı sisteminin iktidarın müdahalesine açık olduğunu vurguladı. 

Feyzioğlu, “İster bir ister 4 bin hakimin yer değiştirmesi aynıdır. Güvence yoktur. HSYK ve yüksek yargı üyelerinin belirlenmesini oturup uluslararası kurallara göre belirleyelim. Yoksa o kararname yanlış bu kararname yanlışı tartışırız” dedi. “Yargıda benim kaygım şu” diyen Feyzioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: 

İKTİDARDAKİ YAPIYA BAĞLI

“Yargının içine yapılanmış olduğu söylenen bir grubu temizliyoruz iddiasıyla her yere kendi yapılanmalarını getirmek ve hakim kılmak. Ben bundan kaygılanıyorum. Yargının emniyetin istihbaratın içinde hiçbir grubun örgütlenmesine devlet içinde ayrı örgütlenmeye gidilmesine tahammül edemeyiz. Bu örgütlenmenin kime bağlı olduğu beni ilgilendirmiyor. Dün ona bağlıdır yanlıştır hem de vahim bir hatadır. Bugün iktidardaki bir yapıya bağlıdır. Hiç fark etmez aynı derecede yanlıştır. Korkum endişem bugün de cemaat yapılanması mazeret gösterilerek bunun sınırlarını çok çok aşmış şekilde yargının içinde yepyeni bir yapılanmaya gidiliyor olmasıdır.”

ZULÜM DEĞİŞMEDİ

Yargının siyaset tarafından şekillendirilmesine tüm kesimlerin karşı çıkması gerektiğini kaydeden TBB Başkanı, aksi halde bunun acısının herkesin yaşayacağını vurguladı.  Feyzioğlu, “Türkiye'de mazlumlarla, zalimler sürekli yer değiştirir durur. Zulüm hiç değişmez. Zulme uğrayan da hep vatandaş olur. Bunu kıralım diyorum” ifadesini kullandı. 

ARTIK ÇİVİSİ ÇIKMIŞ FRENİ BOŞALMIŞ…

Ortaçağ'ın cadı avına dönmüş durumda Yakın bir arkadaşının yaşadıklarını anlatarak, paralel safsatasıyla yürütülen soruşturmaların ulaştığı noktaya dikkat çeken TBB Başkanı Feyzioğlu, şöyle konuştu: 

ORTAÇAĞ'IN CADI AVI

“Bir cadı avı başlamıştır. İnsanlar artık ‘Kaşının üstünde gözün var demek ki sen bundansın' diye suçlanır hale gelmiştir. Benim çok sayıda avukat, hakim, savcı ve iş insanı arkadaşım var. Şu an Anadolu'da; valinin ya da emniyet müdürünün kulağına birisinin, ‘Bu, şu yapıdan, diye fısıldaması o kişinin hayatının karartabilir hale geldi. Geçen gün Anadolu'dan bir arkadaşım geldi, elleri titriyor. Yatıştırıcı ilaca başlamış. En az 15 senedir tanırım. Hiçbir şekilde herhangi bir yapıyla ilgisi yoktur. Merkez sağ görüştedir. Ne bir özel yurtta yetişmiştir ne de özel bir yerde eğitim almıştır. Olsa da zaten sadece bu sebeple bir etikete neden olmaz. 

Elleri titriyor, niçin? Başsavcıya o taraftan birisi bunun ismini fısıldamış. Bir şey olmaz diyemiyorum ki. Öyle bir şey ki bu artık çivisi çıkmış, freni boşalmış, cadı avı dediğimiz bu. Ortaçağ'ın bir cadı avına dönmüş durumda. Bu cadı avının bir benzeri hakimlerin kararnamesinde de yapıldı mı yapılmadı mı benim kaygılarım vardır. “

DİPLOMADAN MAĞDURİYET ÇIKARIR

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasıyla ilgili tartışmalara da değinen Feyzioğlu, diplomanın bulunmadığı iddiasını ispatlaması gereken yerin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) olduğunu belirtti. "YSK seçilme yeterliliğini tespit ederken bir diploma görmüştür tamam seçilebilir demiştir” ifadesini kullanan Feyzioğlu şöyle dedi: 

367 FELAKETİNİ Mİ TETİKLEMEK İSTİYORSUNUZ?

“Diplomanın bulunmadığı iddiasını ispatlaması gereken YSK ve yargıdır. Ama tecrübeyle bir şey söyleyeyim. Cumhurbaşkanımız her durumdan mağduriyet çıkarmakta mahirdir. Bu konuda üzerine gidildiğinde de 367 kararı gibi bir siyasi felaketi mi tetiklemek istiyorsunuz? Türkiye'nin en kudretli insanını sürekli mağdurmuş gibi bir noktaya sokmasın. Çünkü mağdur filan değil.” 

Anahtar Kelimeler:
Feyzioğlu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.