Hakimden sendika çıkışı: Adliye Sendikaları Federasyonu'na ne dersiniz?
İşte Köse'nin o yazısı:

 Değerli arkadaşlar bugüne dek memurlar, politikacı ve yüksek bürokratlar tarafından sinek gibi görüldüler. 1990’lardan sonra bir ara sendikalar vasıtasıyla bu algıda bir gerileme olur gibi oldu. Ancak, bu kez de iktidarlar sarı sendikaları keşfetti. Her gelen iktidar, kendi sarı sendikasını kurdurdu. Birçok arkadaşımız, mevcut sendikaların mesleki sorunları bırakıp kaba siyasete soyunması, sürgün edilmeme ve yükselme kaygısı gibi nedenlerle inanmadıkları halde sarı sendikalara üye oldular.

Gelinen noktada maalesef sendikacılık da kar etmiyor.

Oysa politika için yüz binlerce örgütlü oy demek olan sendikalar, demokratik toplumlarda iktidarların gözlerinin içine baktıkları sivil toplum kuruluşlarıdır.

Mademki iktidarlar sesimizi duymuyorlar, madem ki adam kayırmacılık had safhada, madem ki iktidarların gözünde binlerce üyesi olan sendikaların muhtarlar kadar sözü geçmiyor. O zaman durup düşünmek zamanı gelmiştir.

Yüz binlerce memurun mesleki kaygılarla konfederasyonlaştığı bir yapıyı düşünün. Birlikte karar alıp;

- Mesleki etik ilkelerini kendileri belirleyip, takipçisi olacakları,

- Mesleki yükselme kriterlerini kendilerinin yakından izleyecekleri,

- Bakanlıkları atama, mesleğe alma, disiplin gibi konularda denetleyecekleri,

- Eğitim ve mesleki gelişim, mobing gibi konularda birlikte hareket edecekleri,

- Kimseye boyun eğmeden kendi sağlık ünitelerini kuracakları,

- Konut sorunlarını, çocuklarının eğitim sorunlarını el ele çözümleyecekleri,

- Tatillerini, kendi tesislerinde birlikte organize edebilecekleri,

- Uluslararası meslek örgütleri ile dayanışma içinde olabilecekleri bir birlik kurduğumuzu düşünün.

Neden Olmasın?

Diğer tüm memurları şimdilik böyle bir yapıya dahil etmek güç. Ancak; adliyecilerin birlikte örgütlenip, yasamaya, Kamu Sendikaları Yasası’na ''Adalet hizmetleri işkolu'' nu eklettirmeleri mümkün. Bunu, örgütlü yapının üye sayısı ve dolayısıyla gücüne göre, 657 sayılı yasaya da adalet hizmetleri sınıfını eklettirmek izleyecektir. Yukarıdaki ilkelere ek olarak;

- Mevcut adliye çalışanlarının tamamının adalet ve hukuk lisans eğitimi edinmeleri,

- Meslekte yetkinleşen, hukuk fakülteli katip ve müdürlerin yargıç ve savcı yardımcısı, yargıç, savcı olmalarının önünün açılması,

- İnfaz koruma memurlarının güvenlik ve hukuk eğitiminden geçirilerek; kabadayı mahkumun, bürokrat ve politikacının şamaroğlanı gibi görülmelerinin önüne geçilmesi,

- Mübaşirlerin daha da saygın görev yapma ve yükselme olanaklarına kavuşturulmaları,

- Yargı bağımsızlığının yalnızca Yargıç ve savcıların değil, Fransa benzeri Avrupa ülkelerinde de olduğu gibi; infaz koruma memurları ve adliye personeli tarafından korunmaya çalışılması,

- Adliyecilerin, ekonomik gelir düzeylerinin en altlardan yukarılara çekilmesi için

yargıç-savcı, cezaevi personeli ve adliye personellerinden kurulu bir Adliye Sendikaları Federasyonu ne dersiniz?

Neden olmasın?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.