'Hâkimler açığa çıktı, ama TSK’daki Fethullahçılar açığa çıkmadı'
İZMİR’in Foça ilçesindeki Batı Görev Grup Komutanlığı’nda 3’üncü Hücumbot Komodoru olarak görev yapan Deniz Kurmay Albay Koray Eryaşa’nın başarılarla dolu meslek hayatı, 3 Ağustos 2010’da İstanbul merkezli ‘Askeri Casusluk’ soruşturmasıyla kabusa döndü. Eryaşa, gözaltına alınıp bu davada tutuksuz yargılanmaya başladıktan 1 yıl sonra, Eylül 2011’de ise Balyoz Davası kapsamında tutuklandı. ‘Askeri Casusluk’ davasının duruşmasında savunma yaparken “Genelkurmay bize ihanet etti” sözleri üzerine de Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği’nin şikâyeti üzerine hakkında bir de ‘hakaret’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle askeri mahkemede dava açıldı.

CEZASI ONANDI, EMEKLİ EDİLDİ

Peş peşe açılan 3 davada yargılanan Eryaşa ilk olarak İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki casusluk davasında 2012’de 5 yıl 7 ay ceza aldı. Bir ay sonraysa 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki Balyoz davasından 16 yıl ceza verildi. O dönem İzmir’deki Şirinyer Askeri Cezaevi’nde bulunan Eryaşa, Yargıtay’ın cezaları onaması üzerine emekliye sevk edildi. Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kapatılmasıyla bu kez de art arda sevindiren haberler geldi.

ÖNCE TAHLİYE SONRA BERAAT

Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararından sonra Balyoz Davası’ndan Haziran 2014’de tahliye edildi ancak casusluk davasındaki kesinleşen cezasından dolayı cezaevinden çıkamadı. Eryaşa, 6 ay sonra Aralık 2014 tarihinde casusluk davasındaki cezasının infazını tamamlayınca tahliye olabildi. Bu sürecin ardından da beraat kararları gelmeye başladı. İlk beraat 30 Mart 2015’te Genelkurmay’a hakaret ettiği iddiasıyla açılan davadan geldi. Bir gün sonraysa Balyoz Davası’ndan beraat etti. Son beraat da İstanbul merkezli ‘Askeri Casusluk’ davasından 29 Ocak’ta geldi. Eryaşa casusluk davasında, aldığı 5 yıl 7 aylık hapis cezasını 3 yıl 2 ay cezaevinde kaldıktan sonra, kalan son 1 yılı da denetimle serbestlikten yararlanıp tamamlayan tek asker oldu.

MÜCADELEYE BAŞLIYOR

Eryaşa, özetle şöyle dedi: “Bu davalarda Fethullahçı polisler ve hâkimler açığa çıktı, ama TSK içindeki Fethullahçılar açığa çıkmadı. Halbuki TSK içindeki Fethullahçılar, deliller hazırlanırken altına imzalarını attı. Anti virüs programı, denizde ilk yardım ders notları, sözde Ermeni soykırımı ile ilgili akademik tezlere ‘Devletin güvenliği açısından gizli bilgidir’ diye rapor veren Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve Genelkurmay Adli Müşavirliği hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Bunu 26 Temmuz 2012’de söylediğim için Genelkurmay, hakkımda dava açtı. Beraat ettim. Buna sebebiyet verenlere dava açılmadı. Genelkurmay, TSK ve milletine ihanet etmiş bu adamları niçin koruyor? Bu mahkemede suç duyurusunda bulundum. Pazartesi günü, detaylı bir suç davası açacağız bu kişiler hakkında. Ayrıca tazminat davaları için de çalışmalarımız olacak.” 

Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.