banner487

HSYK eski üyesi: 'Sempatim vardı. Pişmanım'
banner488

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından tutuklanan eski Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Daire Başkanı Nesibe Özer, hakim karşısına çıktı.

Darbe girişimi sonrası meslekten ihraç edilen ve tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerinin yargılanmasına devam edildi.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince Yargıtay Genel Kurul Salonu'nda görülen duruşmaya, Nesibe Özer ve avukatları katıldı.

Duruşmada sanık hakkındaki iddianamenin özeti okundu. İddianamede, sanığın mesleğin ilk yıllarından itibaren örgüt içinde yer aldığı, gizli toplantılarına katıldığı, örgütün yargıya yerleşmesi için etkin rol üstlendiği, örgütün gizli haberleşme programı Bylock kullandığı, örgütün stratejisi ve amaçları doğrultusunda sıkı bir disiplinle hareket ettiği, örgüt hiyerarşisi içinde yönetici konumunda bulunduğu kaydedildi.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Nesibe Özer, silahlı örgüt üyesi olma suçundan gözaltına alındığını, hakkındaki iddianın daha sonra örgüt yöneticiliğine dönüştüğünü ancak suçlamanın hangi nedenle değiştirildiğine dair iddianamede somut bir gerekçe bulunmadığını savundu.

FETÖ ile ilgisinin bulunmadığını öne süren Özer, "Bu örgüt birtakım kurul işlerinde beni kullanmış olabilir. Bundan dolayı pişmanım. FETÖ mensubu değilim, dini seven, dindara saygılı bir kişi olarak biliniyorum. Benim burada yargılanmam ancak alçak FETÖ örgütünün işine gelir." savunmasını yaptı.

HSYK seçimleri sırasında örgüt adına faaliyet yürüttüğü, giderlerinin de örgüt tarafından karşılandığı iddiasını da reddeden Özer, sadece bir kez eski HSYK Genel Sekreteri Mehmet Kaya'nın kahvaltı daveti üzerine Yargıtay üyeliği seçiminden önce yapılan toplantıya katıldığını, buradaki ortamı görünce de yarıda bırakıp çıktığını iddia etti.

HSYK üyesi seçilmesi sürecine ilişkin suçlamalara cevap veren Özer, HSYK'de kürsü hakimi bir kadın bulunsun düşüncesiyle aday olduğunu, kendisiyle temasa geçen dönemin müsteşar yardımcısı İbrahim Okur'un da kendisinden birlikte hareket etmelerini istediğini anlattı.

Özer, 2014'te yine HSYK üyeliğine aday olduğunu, herhangi bir tanıtım faaliyeti yürütmediğini, bağımsız girdiği bu seçimi kazanamadığını söyledi.

Hakkındaki tanık beyanlarını kabul etmeyen Nesibe Özer, örgütün kriptolu haberleşme programı ByLock'u indirdiğini, fakat kullanmadığını savundu.

Özer, 2013'te Adli Kolluk Yönetmeliğine ilişkin Yargıtay açıklamasına da karşı çıktığını, açıklamayı radyodan duyduğunu, Adalet Bakanının bulunduğu bir toplantıda bu açıklamaya karşı olduğunu net bir şekilde ifade ettiğini ileri sürdü.

Kardeşinin itiraflarını da reddetti

Özer, HSYK üyeliği döneminde Yargıtay üyeliğine seçilen kardeşi eski hakim Necmi Özer'in, "Ablam Nesibe Özer Fetullah Gülen cemaati içerisindedir. Fethullah Gülen cemaatinin talimatı doğrultusunda da HSYK adayı olup, seçilerek bu kurulda görev yapmıştır" şeklindeki beyanlarını da reddetti.

Necmi Özer'in sadece kardeşi olması nedeniyle darbe girişiminin ardından tutuklandığını, uzunca bir süre cezaevinde kaldıktan sonra bu şekilde ifade verdiğini savunan Özer, "Kendini kurtarmak için bu şekilde ifade vermiş, kabul etmiyorum." dedi.

Kardeşinin Yargıtay üyesi seçilmesini istemediğini, bu nedenle aralarında "gönül kırgınlığı" olduğunu ileri süren Nesibe Özer, "Aramızda çekişmeler vardı. O inanan biri değil, ben inanan biriyim. Aramızda anne ve babamın ölümünün ardından mirasla ilgili de sorunlar oldu. Kendisiyle çocuklarım da ben de görüşmüyorum." diye konuştu.

Aleyhinde ifade veren eski kurul üyelerinin beyanlarını da kabul etmeyen Özer, "Bunlar suç ortakları. Kendi yaptıklarını kapatmak için suçluyorlar. Hepiniz oradaydınız. Ne halt ettilerse birlikte etmişler. Kurulun iş ve işlemleri sırasında bilmeden bu insanların yanlış yönlendirmesiyle örgüte yardım etmiş olabilirim ama gerçekten pişmanım." ifadelerini kullandı.

ByLock kullandığı tespitini de reddeden Özer, bir gün HSYK'de kim olduğunu hatırlamadığı üyelerden birisinin kendisine uygulamadan bahsettiğini, "Çok güzel yazışma, ücretsiz mesajlaşıyorsun, sana da indirelim." dediğini anlattı.

Bu telkin üzerine uygulamayı telefonuna indirdiğini savunan Nesibe Özer, programı indirirken odasında eski HSYK üyeleri Ahmet Kaya, Hüseyin Serter ve eski HSYK Genel Sekreteri Muzaffer Bayram'ın bulunduğunu bildirdi.

Özer, "Programı indirdim ama pek aklıma yatmadı. Kurul'dan çıktıktan sonra Kızılay'da bir telefoncuya gidip programı gösterdim, 'bu casus yazılım olabilir mi, telefonlarım dinlenir mi, mesaj ve maillerim görülür mü?' diye sordum. Telefoncu 'bu programı hiç görmedim olabilir' deyince ByLock'u sildim. İçim rahat etmediği için ardından İstanbul'a gittiğimde bilgisayar mağazasına gittim. 'Bir program indirdim sonra sildim, yine de casus yazılım telefonumu kopyalar mı?' diye sordum. 'Olabilir' yanıtını alınca telefonu kırdım attım, yenisini aldım. Çünkü o dönemlerde hep dinlendiğimi, takip edildiğimi düşünüyordum." şeklinde konuştu.

Nesibe Özer, örgütün kendisiyle uğraştığına inandığını, 2012 yılı Ocak ayında devlet memuru olan diğer kardeşinin "sahte çek" iddiasıyla FETÖ'cü polisler tarafından tutuklandığını iddia etti.

Kardeşinin gözaltına alındığı anda kendisini arayarak, "Ablan seni kurtarabilir diyorlar, birilerini ara" dediğini anlatan Özer, "Kardeşimi haksız yere tutuklayıp beni kullanmak istiyorlardı. Onlardan bir şey istememi, böylece ipimi ele geçirmeye çalıştılar. Kimseyi aramadım. Gözaltı süresini uzattılar, sonra da kardeşimi tutukladılar. Kardeşim, 3 yıl önce çek koçanını kaybettiğini ilgili yerlere beyan etmesine rağmen, bu çek koçanı yüzünden 2 yıl hapis yattı. Cezaevinde görüşe gittiğimi kimseye söylemedim. İşinden istifa etti, eşinden boşandı. Örgüt üyesi olsam kardeşimi bu vaziyetlere düşürür müydüm?" dedi.

Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in, dershanelerin kapatılması sürecinde ağlayarak beddua ettiği şeklindeki görüntülerin yayınlanmasının ardından Kurul yemekhanesinde, "Hani bu adam hoşgörülüydü, ağlayarak beddua da neyin nesi?" şeklinde tepkisini dile getirdiğini ileri süren Nesibe Özer, bu sözlerinin ardından bir kaç kişinin odasına gelerek, "Her aklına geleni her yerde söyleme" diye uyardığını öne sürdü.

Özer, "Ben bütün Türkiye'nin inandığı gibi bunları inançlı insanlar, iyi işler yapıyorlar zannediyordum. Sempatim vardı. İnançlıyım diye beni kullandılar." savunmasını yaptı.

Nesibe Özer, cezaevinde bazı sağlık sorunları yaşadığını dile getirerek, tahliyesini istedi.

 "Gizli bir örgüt toplantısı"

Sanık Özer, savunmasının ardından mahkeme heyetinin sorularını yanıtladı.

Eski HSYK Genel Sekreteri Mehmet Kaya'nın evinde yapılan toplantının cemaat toplantısı olup olmadığı yönündeki soru üzerine Özer, bu toplantıya yüksek yargıdan gelen ya da Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerin çağrılmadığını söyledi ve "Dini bir toplantı değildi, gizli bir örgütlenme toplantısıydı. Birileri çağrılıp birileri çağrılmadan bir toplantı yapılıyorsa bu gizli örgüt toplantısıdır." dedi.

Bir başka soru üzerine Özer, HSYK'deki görevine başladıktan sonra cemaat mensubu kurul üyelerinin kendisinden "yardım" adı altında para istediğini ancak kendisinin durumunun uygun olmadığını belirterek, vermediğini söyledi.

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyip istemediği sorulan Özer, örgüt üyesi olmadığını, örgütün kendisini kullandığını savunarak etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtti.

HSYK üyeliği için 2014'te yapılan seçimde cemaat mensubu olduğu belirtilen diğer adaylarla aşağı yukarı aynı oyu aldığı hatırlatılarak, neden ısrarla bağımsız aday olduğu sorulan Özer, Yargıda Birlik Platformundan da teklif geldiğini ancak "Hep kazanacağını bildiği listeye geçiyor" denilmemesi için bağımsız aday olduğunu iddia etti.

Özer, örgütün kendisi gibi seçime bağımsız giren İbrahim Okur'u aklamak için Okur'un seçimde çok daha düşük oy almasını sağladığını ileri sürdü.

964 ByLock bağlantısı

Daha sonra dava dosyasına gelen yazı cevapları okundu. Özer'in 25 Ağustos 2014'ten sonra 964 kez ByLock'a girdiğinin tespit edildiği belirtildi. Özer, bu belgeden yeni haberi olduğunu savunarak, incelemek istediğini söyledi.

Avukatları da Özer'in savunmasının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesini ve tahliyesini istedi.

Verilen aranın ardından toplanan mahkeme heyeti, sanığın tahliye talebini reddederek tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Sanık hakkında ifade veren aralarında eski HSYK üyeleri İbrahim Okur, Kerim Tosun, Mustafa Kemal Özçelik ve eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem'in de bulunduğu bazı isimlerin tanık olarak dinlenmesi, duruşmanın 12 Kasım'a bırakılması kararlaştırıldı. (AA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hem 2 hafta önce

Bu namussuzlar sureti Haktan gözükmeye çalışan tipler O zaman bizim haklarımızı parça parça edip yiyen bu şerefsizler bir gidin e'telu toplanmış çakal sürüleri şunu savunma diye söylediği şeylere baktım inanırlar bir şeyin yargılama yapanların çok akıllı olmaları gerekiyor Dursun genel

Avatar
Kardeşim dediği hödük okuldan diye haber önüne gelene Yargıtay Üyesi yapmışlar Biz gerçek komşular Hayret içerisinde olayı izledik ben ve benim gibilere yazık olmadı mı Bu şerefsizlerin hepsinin davalarla müdahil olacağım yasanın öngördüğü en ağır cezayı 2 hafta önce

Bir itin etrafımda toplanmış çakal sürüleri demek istemiştim şunun savunma diye söylediği şeylere bak devletin parası ile yediklerin lokmalar Haram Olsun bunlara bir sümüklü onun kulu olmuşlar