HSYK'nın bu kararına tepki yağdı! 'DARBE DÖNEMLERİNDE BİLE BÖYLESİ OLMADI'
Bugün Gazetesi'nden Gökhan Özdağ'ın haberine göre; HSYK’­nın hâ­kim­ler Me­tin Öz­çe­lik ve Mus­ta­fa Ba­şe­r’­i tu­tuk­la­yan mah­ke­me­nin gö­rev­siz ve yet­ki­siz ol­du­ğu yö­nün­de mü­ta­la­a ve­ren sav­cı Ha­san Ca­n’­ı sür­gün et­me­si hu­kuk­çu­la­rın tep­ki­si­ni çek­ti.

BASKININ GÖSTERGESİ

BU­GÜ­N’­ün gün­de­me ge­tir­di­ği skan­dal son­ra­sın­da hu­kuk oto­ri­te­le­ri, sür­gün­le­rin yar­gı üze­rin­de­ki bas­kı­nın açık gös­ter­ge­si ol­du­ğu­nu söy­le­di. Dar­be dö­nem­le­rin­de bi­le ör­nek­le­ri­ne rast­lan­ma­dı­ğı­nı vur­gu­la­dı.

YARGIYA KORKU SALIYORLAR

Eski Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar, yaşananlara darbe döneminde bile tanıklık etmediğini söyledi. Yaşananları üzüntüyle izlediğini belirten Coşar, “12 Mart, 12 Eylül’ü ve 28 Şubat dönemine tanıklık ettim.

HUKUK DEVLETİ YOK

Demokrasinin askıya alındığı bu dönemlerde bile bu tarz şeyler olmadı. Bu durum Türkiye’de hukuk devletinin olmadığının göstergesidir” dedi. Hakimlerin vicdani kanaatleriyle karar aldığına dikkat çeken Coşar, “Hakimler doğru veya yanlış karar verebilirler. Yanlış karar aldılarsa bu kararlara itiraz edersiniz. Ama kararından dolayı böyle tasarruflarda bulunamazsınız” ifadelerini kullandı.

Sürgünlerle yargı mensupları üzerinde korku oluşturulmaya çalışıldığı anlatan Coşar, “İstediğimiz kararları vermezseniz bu tasarruflarda bulunuruz anlayışı yerleştirilmeye çalışılıyor. Yargı mensupları buna alet olmamalı” dedi.

OTORİTE YARGIYI BAYPAS ETTİ

Devlet Gü­ven­lik Mah­ke­me­si eski Sav­cı­sı Me­te Gök­türk, yar­gıç gü­ven­ce­si­nin ulu or­ta ih­lal edil­di­ği­ni vurguladı.

Gök­türk, “Bu du­rum yar­gı ku­ru­mu­nun si­ya­si oto­ri­te ta­ra­fın­dan bay­pas edil­di­ği­ni gös­ter­ge­si­dir. Si­ya­si oto­ri­te­nin yar­gı­ya bu bi­çim­de mü­da­ha­le­si ada­let sis­te­mi­nin iş­le­mez ha­le ge­tir­me­yi amaç­la­mak­ta­dır. Böy­le bir ama­cı yok­sa bi­le bu uy­gu­la­ma­lar böy­le bir so­nu­cu or­ta­ya çı­ka­rı­r” de­di. 

Sür­gün­le­rin tas­vip edi­le­mez ol­du­ğu­nu be­lir­ten Gök­türk, “E­ğer yar­gı men­sup­la­rı ka­rar­la­rın­dan do­la­yı bu iş­lem­le­re ma­ruz kal­mış­sa tas­vip edi­le­mez bir du­rum­dur. Bir an ön­ce dü­zel­til­me­si ge­re­kir. Çün­kü hal­kın ada­let me­ka­niz­ma­sı­na gü­ven­me­me­si gi­bi kö­tü bir du­rum ola­ma­z” di­ye ko­nuş­tu.

YAŞANANLAR ÜZÜNTÜ VERİCİ

Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk, HSYK’nın tutumunun yargı bağımsızlığı ile bağdaşmadığını söyledi.

Vicdani kanaatleriyle karar veren hâkim ve savcıların sürgün edilmesinin yargı üzerinde açık bir baskı olduğunu anlatan Türk, “Siyasi iktidarın hoşuna gitmeyecek kararlar veren yargı mensuplarının böyle durumlarla karşı karşıya kalması üzüntü verici” ifadelerini kullandı.

GÜVENİ SIFIRLADILAR

Yargıtay ve Sulh Ceza eski Hakimi Kemal Karanfil, aynı konuda yüzlerce kararda imzası varken 49 hakim ve savcının savunması bile alınmadan idari tasarrufla açığa alınmasının ayrımcılık ve nefret suçunu oluşturduğu gibi fişlemelerle iş yapıldığının açık bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Karanfil, "Bir hakim, 148 klasörden oluşan İran ajanlar ile ilgili dosyada, şüpheliler hakkında ‘dinleme kararı’ verdi diye açığa alınmasını alkışladığınızda aslında size olan güveni sıfırladığınızın farkında değilsiniz" dedi.

KUŞKU UYANDIRIYOR

Yargıtay eski Baş­ka­nı Sa­mi Sel­çuk da sür­gün­le­ri Tür­ki­ye açı­sın­dan hoş ol­ma­yan bir du­rum ola­rak de­ğer­len­dir­di. Hâ­kim ve sav­cı­la­rın ka­rar­la­rı son­ra­sı gö­rev yer­le­ri­nin de­ğiş­ti­ril­me­si­nin kuş­ku uyan­dır­dı­ğı­nı be­lir­ten Sel­çuk, “Yar­gı­nın gö­rün­tü­sün­de bi­le kuş­ku du­yul­ma­ya­cak. Av­ru­pa İn­san Hak­la­rı Mah­ke­mesi’nin bu ko­nuy­la il­gi­li em­sal ka­rar­la­rı var. Her­kes yar­gı­ya gü­ve­ne­cek. Ben­zer de­di­ko­du­la­rın yar­gı­yı yıp­rat­tı­ğı açık­tır. Böy­le bir du­ru­mun or­ta­dan kalk­ma­sı ge­re­ki­r” de­di. (Kaynak: Bugün)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.