Hukukçular: Fişleme anayasal suçtur, izahı olmaz
Fişlemenin itirafı olarak yorumlanan ifadelere, hukukçular sert tepki gösterdi. İşte hukukçuların, ‘anayasal suç’ dediği fişlemelerle ilgili görüşleri:

Somut bir suç delili olmalı,  yoksa keyfilik olur

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu:
“Özel hayatın gizliliği Anayasa’da birçok Avrupa ülkesinden daha yüksek hassasiyetle koruma altında. Ama fiiliyatta bunlar kevgir gibi. Anayasa’daki, yasalardaki güvenceler bu konuda rafta kalıyor. Sadece kendimize demokrat, kendimize özgürlükçü olmayacağız. Bunu herkes için isteyeceğiz. Fişlemeler özel hayatın gizliliğine aykırıdır. Burada Anayasa’da açıkça özel hayatın gizliliği güvencesi var. Suçların önlenmesi, takibi bakımından özel koşullarda mahkeme kararıyla müdahale edilir sadece.  İlke hakim kararıdır. Somut bir veri suç delili olmalı. Hakimin de bir gerekçesinin olması lazım suç şüphesi gibi. Hukuk devleti bunu gerektirir, keyfilik böyle önlenir.”

Yapılan uygulama hukuka aykırı

İnsan Hakları Gündemi Derneği Başkanı Doç. Dr. Günal Kurşun:
“İlk söylenecek söz; fişleme yapmak suçtur. Öyle görünüyor ki yapılan uygulama hukuka aykırı. Böyle bir şey doğruysa da hukuka aykırı, yanlışsa da hukuka aykırı. 12 yıldır bu hükümet iktidarda, böyle bir şey vardıysa bundan Başbakan’ın haberdar olmamasına imkan yok. Dolayısıyla bir liste hazırlanacaksa bu listenin en tepesine Sayın Başbakan’ın kendi ismini yazması gerekir. Eğer yoksa böyle bir şey o zaman da bu uydurma listeyi hazırlayanlar hakkında suç duyurusunda bulunması gerekir. Her açıdan bir açmazla karşı karşıya. Hükümet, içinden çıkamayacağı adımlar atıyor. Bu durum Anayasa’nın teminatı altındaki kişi özgürlüğüne aykırıdır. Dolayısıyla hukuka uygun değil. Bir devletin kendi vatandaşını fişlemesi söz konusu olamaz. Kaldı ki, insanların cemaat üyesi olmak hakları var; bu suç değil. Böyle bir listenin de oluşturulmasına imkân yok hukuken.  Eğer oluşturulmuşsa yapanlar suç işlemişlerdir.”

Devleti tahrip eder, telafisi zor sonuçlar doğar
 
Gazi Üniversitesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurullah Aydın:
“Kamu alanında 4 önemli kurumda yani yargı, Silahlı Kuvvetler,  MİT ve Emniyet  teşkilatında fişleme bir devletin çözülüşünü ve devlet disiplinini ortadan kaldıran bir uygulamadır. Dolayısıyla buralardaki fişleme toplumun tümüne hizmet anlayışını zedeler. Bugün Türkiye’de kamuoyunu meşgul eden yargı mensuplarının ve Emniyet yetkililerinin herhangi bir dini, siyasi nedenle fişleme ve itibarsızlaştırma faaliyeti çok ciddi devlet tahribatına yol açacaktır. Bugün belki de önümüzdeki günlerde bunun çok ciddi sonuçları ortaya çıkar. Son dönemde yargı mensuplarına ve Emniyet yetkililerine yapılan cadı avı durumu uluslararası sözleşmelere, Anayasa’ya, Hâkimler Savcılar Kanunu, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’na aykırıdır. Suçtur, tahripkâr bir yaklaşım biçimidir. Bu tür fişlemeler telafisi zor sonuçları doğuracaktır. Fişlemelerle ilgili o karar 2004 MGK kararlarında kalmamıştır, daha sonrasında da devam etmiştir.”

‘Demokratik’ iktidar bunu yaparsa!

Emekli Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu:
“Fişleme hiçbir izaha gerek olmadan suçtur.  Her şeyden önce ahlaki açıdan, diğer yandan kanunlar uyarınca suçtur.  Bunu kim yaparsa yapsın ister iktidar ister polis ister muhalefet ister şu bu. Bu insan haklarına aykırıdır. Kimsenin bu bilgileri toplayıp bir şantaj avantaj, olarak kullanma yetkisi yoktur.  Bu çok açık bir şekilde anayasal ve yasal bir suçtur. Demokraside ilerlediğini iddia ederken böyle bir şeyi iktidar partisi olarak yapıyorsan artık askeri vesayeti bile arayacak hallere geldik demektir.”

>> Başbakan'a 2 bin kişilik 'paralel yapı' raporu


Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.