Hukukçular: O savunma geri çekilebilir

Devlet uzlaşma teklifini kabul edecek ya da Dink ailesine doğrudan dostane çözüm yolu önerilecek.

Türk hükümetinin, suikast sonucu yaşamını yitiren Hrant Dink’in ailesinin AİHM’ne açtığı davaya gönderdiği savunma büyük tartışma yarattı. AİHM’nin Nazilere ait düşüncelerle ilgili bir kararına atıf yapılarak hazırlanan savunmanın içeriği Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başta olmak üzere bütün kesimlerin tepkisini çekti.

Savunmayı hazırlayan Dışişleri Bakanlığı’nın başındaki isim olan Ahmet Davutoğlu ile Adalet Bakanı Sadullah Ergin de hoşnutsuzluğunu belirtenler arasında yer aldı.

SEÇENEKLER BELLİ
Savunmanın kabul edilmesi zor ifadeler içermesi, Dink ailesinde de haklı bir infial yarattı. Aile, isyanını dile getirirken, Davutoğlu ve Ergin’in beyanlarından sonra devletin olası uzlaşma teklifini kabul edebileceğini ancak bunun için bazı koşulların yerine getirilmesi gerektiğini duyurdu.

Bu koşullar, Dink’in hedef haline gelmesine neden olan TCK’nın Türklüğü aşağılamak başlıklı 301. maddesinden açılan davada aldığı mahkumiyetin kaldırılması, Cumhurbaşkanı’nın Devlet Denetleme Kurulu’nu çalıştırarak Dink’in ölümüne giden süreçteki ihmallerin ortaya çıkarılması ve Dink’in ölümüne seyirci kalan kamu görevlilerinin cezalandırılması olarak açıklandı. Hükümetin savunma ayıbını temizlemesi kaçınılmaz görünüyor. Savunmayı, bir bürokratın çalışması olarak nitelendirmenin ötesinde bir adım atması gereken hükümet ne yapacak? Masadaki seçenekler belli.

Bunlardan ilki; AİHM’ne gönderilen savunmaya ek olarak yeni bir görüş bildirilmesi. AİHM, Dink davasında, gelinen aşamada hem Dink ailesinden hem de Türkiye’den yeniden beyanlarını soracak. Bu aşamada Türkiye’nin, gönderdiği ve büyük tepki çeken savunmaya ek olarak, aileden gelen görüşlere karşı yeni bir görüş bildirmesi gerekiyor.

İKİ BAKANLIK ÇALIŞIYOR
AİHM’deki davalarda genellikle ülkeler savunmalarına paralel beyanlarda bulunuyor. Ancak Türkiye’nin rahatsızlık yaratan söz konusu savunmadaki ifadeleri gelinen noktada benimsemediğini gösteren ve Dink ailesini de tatmin edebilecek bir görüş bildirmesi mümkün.
Böyle bir görüş bildirilmesi, Türkiye’nin Dink’in öldürülmesi sürecinde, devletin hatalarını kabul ederek tazminat ödemeyi üstlenmesi anlamına gelecek. Bu durumda AİHM, Türk hükümetinin bu adımının sözleşmeye uygunluğu denetleyerek davayı kapatabilir.

İkinci seçenek ise Türkiye’nin Dink ailesine doğrudan dostane çözüm yolunu önermesi. Bu durumda, Türkiye yine Dink ailesine hangi hataları kabul ettiğini bildirecek. Aile, dostane çözüme yanaşırsa ki ortaya koydukları koşullar belli, AİHM tarafından dostane çözüme gidildiği belirtilerek dava sonlanabilir.

Bu seçeneğin işletilmesi, özellikle Dink’in 301 mahkumiyetinin ortadan kaldırılması koşulu nedeniyle ne kadar mümkün, bu tartışmalı. Türk mevzuatında, ölüm nedeniyle düşürülen bir dosyanın yeniden açılması neredeyse imkansız gibi. Açılsa bile AİHM’de yeni bir dava konusuna dönüşmesi bile mümkün. Buna karşın, dün bu satırlar yazılırken Cumhurbaşkanı Gül’ün, Dink’in kardeşini görüşmek için davet ettiği haberi geldi.

Yoğun eleştirilere hedef olan hükümetin de bunlara kayıtsız kalmayacağı anlaşılıyor. Aldığımız bilgilere göre, bu işin bir ve iki numaralı muhatapları olan Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarında ortak bir çalışma yürütülüyor. Bakanlık uzmanları, savunmanın büyük tepkiye yol açmasının ve devletin en üst düzeyinden eleştiri gelmesinin ardından bu garabetin nasıl ortadan kaldırılabileceğini tartışıyor. Dün görüştüğümüz hükümet kaynakları, çalışmanın hafta başında tamamlanacağını, her iki bakanlığın üst yönetiminin atılacak adım konusunda bir karara varılacağını kaydetti.

Başbakan Erdoğan’ın da onayı alınacak. Bu adımın Dink’in ölümüyle ortaya çıkan ve yargılama sürecine de damgasını vuran skandallar zincirini ne kadar kıracağını hep beraber göreceğiz.

HOSROF DİNK: GÜL'LE ACIYI PAYLAŞTIK
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, davet ettiği Hrant Dink’in kardeşi Hosrof Dink ile dün Tarabya Köşkü’nde bir görüşme yaptı. Uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in kardeşi Hosrof Dink, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün daveti üzerine dün saat 18.15’de Tarabya Köşkü’ne geldi. Basına kapalı görüşme yaklaşık bir saat sürdü.

Çıkışta gazetecilere  açıklama yapan Hosrof Dink, Cumhurbaşkanı Gül’ün davetine teşekkür ederek, “Yalnız çok özel konular konuştuk. Bu özel konular bir acı paylaşımıydı, bir dertleşmeydi. Hepsi bundan ibarettir”  dedi. Dink,  gazetecilerin  sorularını yanıtsız bıraktı. Bu arada, Tarabya Köşkü’ne taksiyle gelen  Hosrof Dink, görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığının tahsis ettiği bir  araçla ayrıldı.  

"TÜRKİYE SAVUNMAYI GERİ ÇEKEBİLİR"
Hukukçular, Hrant Dink’in ailesinin AİHM’de açtığı davalar ile ilgili olarak hükümetin yaptığı tartışmalı savunmanın geri çekebileceğini belirterek, “Savunmayı artık geri çekemeyiz çünkü hukuken o aşama geçmiş” diyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yanlış bilgilendirildiğini söyledi. Hükümetin yeniden savunma hazırlatabileceğini ya da Dink ailesiyle uzlaşma yoluna gidebileceğini belirten hukukçuların görüşleri özetle şöyle:

‘Her aşamada çekilebilir’
Dink ailesinin avukatlarından Kezban Hatemi: “Türkiye’nin savunmayı geri çekmek için önünde bir engel yok. Davanın her aşamasında savunma geri çekilebilir, yeniden verilebilir ve hatta davadan feragat edilebilir. Bu kadar basit. Gerekçeye dahi gerek yok. Ama derin devletin sarmalı orada duruyor. Bürokratlar Davutoğlu’nu yanlış bilgilendiriyorlar sanırım. Bir an önce gerekeni yapmalıdır. Söz konusu savunma derhal geri çekilmeli, bu konuda bir engel yok. Savunmayı yapanlar hakkında da işlem yapılması gerekir. Kim yazdı ya da kim bu talimatı verdi? Böyle savunma olur mu? ‘Hak etti’ diyor kısaca. Bu nasıl izah edilebilir?  Bunu yazan kimse bulunmalı.”

‘Savunma düzeltilebilir’
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: Sözleşmede savunmanın geri çekilmesine olanak veren ya da engelleyen bir hüküm yok. Pekala düzeltilebilir. Sonuçta bu davacının lehine bir geri çekme olacağı için savunmayı geri almanın mümkün olacağını sanıyorum. Geri alınması durumunda sonucun değişeceğini düşünmüyorum. Belki bir imaj konusu olabilir, devletin özeleştiri yaptığı kabul edilmiş olur..”

‘Anlaşmaya gidilebilir’
Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen: “Savunma, verilmişse verilmiştir. Ancak eğer savunmayı veren, geri çekmek istiyorsa, buna ihtiyaç yok. Bu noktada bir beyanda bulunur, ‘İddiaları kabul ediyorum, sözleşme ihlal edilmiştir’ der ve dava anlaşmayla sona erdirilebilir. Davacılar, hükümetin savunması kendisine bildirildikten sonra görüş verir. Bu durumda hükümetin de ikinci kez görüş bildirme durumu ortaya çıkar. Ancak asıl olan, bu savunmadan sonra başka şeyler yapabilir. Davayı sona erdirmek için dostane çözüme gidebilir. Tek taraflı bir beyanda bulunarak, sözleşmeyi ve tazminat ödemeyi kabul eder.”

‘Çekmeye bir engel yok’
Prof. Dr. Bakır Çağlar: “Savunmayı geri çekip, tekrarlamanız için hiçbir engel yoktur. İşleme alınmadıysa bir geçerliliği yoktur zaten. Ancak işleme koyulduysa, ailelere görüş sorulduysa mesela, o taktirde ikinci savunma yapmanın da bir manası yok. Bu aşama yapılması gereken çözüm önerisinde bulunmak, uzlaşmak.” (Milliyet)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.