Hukukçulardan sert tepki: Yargı emir komutayla hareket eder hale geldi
HSYK’nın emir-komuta ile hareket ettiğini belirten hukukçular, artık hiçbir hakimin hükümet aleyhine karar veremeyeceğini belirtti. Hukukçuların tutuklama kararı hakkındaki görüşleri şu şekilde:

25 yıllık ceza hakimiyim, somut delil görmüyorum

Eski ceza hakimi ve Yargıtay Savcısı Beyazıt Boran: Savcı ve hakimlerin azli konusu Anayasa’da teminat altına alınmıştır. Hakim ya da savcılara en az 3 gün savunma süresi verilmesi gerekir. O savcı ya da hakim savunma yapmadıkça ifadesi bile alınamaz. Ancak savcı ve hakimin suçüstü yakalanması bunun dışındadır. Bu 4 savcının tutuklanma talebinin suçüstü yakalanma haliyle ilgili olmadığı açık olarak ortada. Aylar önce olmuş bir olaydan dolayı, suçüstü olmayan bir durumdan dolayı haklarında savunma alınmadan tutuklamaya sevk edildikleri ortada. Dolayısıyla savunma hakkı kesin verilmesi gerekir. Adana’daki MİT TIR’larının savcılar tarafından aranması ile hükümeti devirme suçlamasının suç unsurlarının nasıl oluştuğunun somut delillerle ortaya konulması gerekir. Ama bu ortaya konulamıyor, açıklanamıyor. 25 yıllık ceza hakimliği, Yargıtay savcılığı yapmış biri olarak o konuda somut delil göremiyorum. Bundan sonra hakim ve savcıların karar verirken nasıl adil ve tarafsız olacağını, egemen gücün aleyhine nasıl karar vereceğini ben bilemiyorum. Hukuk adına son derece üzgünüm.

Bu dönemde görevde olmadığım için şükrediyorum

Emekli Cumhuriyet Savcısı Mete Göktürk: Baştan sona kadar büyük bir hukuksuzluk yaşanıyor. HSYK savcı ve hakimleri direkt mahkemeye veremez, bunun bir prosedürü var. Hazırlık soruşturması sırasında ise tutuklamak ancak ağır cezalık suç hallerinde mümkün. Bunun dışındaki bir durumda, böyle bir tehdit ve baskı altında hiçbir hakim ya da savcı yargı görevini yerine getiremez. Bu bakımdan eğer ortada bir suç bile olsa, ağır cezalık suç haricinde, üstünden bir yıl geçmiş, tutuklamanın hiçbir fonksiyonu kalmamış. Ne kaçma şüphesi, ne delillerin karartılması ihtimali yok. HSYK başmüfettişinin tutuklama talebinde bulunması ve Savcıların tutuklanması Türkiye’de yargının ne kadar zavallı bir hale geldiğinin göstergesidir. Türkiye’de yargı eskiye göre çok geri bir konuma düşürüldü. İyi ki bu dönemde görevde değiliz diye şükrediyorum. HSYK’nın yetkileri belli, ama maalesef emirle komutla yürütülen bir süreç var, yazıklar olsun diyorum, ne diyeyim.

Tutuklamalar hâkim ve savcılara gözdağı

Avukat Celal Ülgen: Bu bir taraftan siyasi iktidarın emrini yerine getirmeyecek hâkim ve savcılar için gözdağı niteliğinde, diğer taraftan yargı içerisine doğrudan doğruya el atmadır. Normal bir yargıda, HSYK müfettişinin böyle çok çabuk bir talebiyle ne savcılar tutuklanır ne de yargıçlar. Siyasi iktidarın gözü hiçbir şey görmüyor, yalnızca iki şeye odaklanmış durumda: ‘Eskiden bu yana beni sorgulayan, bana karşı takip yapan ve benden kuşku duyan hâkim savcıları nasıl devre dışı bırakırım?’ demekte. Diğer taraftan da ‘Giderek eriyen oyları nasıl toparlarım?’ peşindeler. Bir yandan mitinglerde Kur’an gösterisi yapmaya çalışıyorlar, diğer yandan kendilerini koruma inisiyatifiyle hâkim ve savcıları tutukluyorlar. Özellikle yurtdışında çok absürt görünecek olaylar bunlar. Yargı sistemi giderek kan kaybediyor. Kaybediyor diyorum ama bence kaybedecek hiçbir şeyi kalmadı artık. Bundan sonra siyasi iktidara dokunacak, onun aleyhine karar verecek bir hâkim ve savcı tanımıyorum.

Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.