'İÇ GÜVENLİK PAKETİ'NE TEPKİ YAĞIYOR!
Düzenlemeyle, ‘basit işçiliğin izlerini taşıyan bir düzeneği olan, komuta düğmeleri ellerinin altında bir ‘güvenlik makinesi’ icat edildiğini’ savunan YARSAV’ın tespitleri ‘ağır.’

Düzenleme faşizan karakter taşıyor

*Düzenleme ‘durdurma ve kimlik sorma yetkisi’ yönünden faşizan karakter taşımaktadır. Tasarıyla, kolluğun yargıç veya mülki idare amir kararı olmaksızın herkesi aramasının yolu açılmaktadır.

'İÇ GÜVENLİK PAKETİ' TAM METNİNE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN!

İdarenin arama kararı vermesi Anayasa’ya aykırı

*Yargıç varken, yargıca ulaşma olanağı varken, yargıç görevi başında iken, idari görevliler tarafından verilen önleme araması kararı anayasaya açıkça aykırılık oluşturmaktadır.

Gecikmesinde sakınca bulunan bir halin söz konusu olmadığı durumlarda bile önleme aramasına karar verme hususunda bir idari görevlinin yetkilendirilmesi kabul edilemez.

‘Koruma altına alma’ gerekçesiyle bireyi özgürlüğünden yoksun bırakma yetkisi

20140430 gözalti

*Düzenleme, ‘koruma altına alma ve tehlike yakalaması’ yönünden büyük sorunlara gebedir.Düzenlemeyle bireylerin koruma ve yakalama yoluyla özgürlüklerinin kısıtlanması son derece tehlikelidir.

Koruma altına alma, bireyi özgürlüğünden yoksun bırakma sonucunu doğuracak bir tedbir olduğundan, hukuk devleti ilkesi gereği bu konuda ancak adli makamlarca karar alınabilmesi mümkündür. Oysa bu tedbir uygulanmak suretiyle bireyi özgürlüğünden mahrum bırakma yetkisi, kolluk görevlilerine verilmiştir.

Keyfiliğe açık kapı

*Koruma altına alma ve tehlike yakalaması kavramının, koruma hukukumuzda karşılığı olmadığından bu korumanın ne kadar süreceği de belirsizdir. Koruma altına alma suretiyle bireyleri özgürlüklerinden yoksun bırakmanın süresi belirtilmemiş ve bu konuda keyfiliğe açık bir kapı bırakılmıştır.

Seyahat özgürlüğü de kısıtlanabilecek

*Yine bu düzenleme kolluğa, dilediği bireye tehlike oluşturduğu gerekçesiyle bir ile, ilçeye ya da bölgeye girmesini engelleme yetkisi vermekte ve bu şekilde seyahat özgürlüğünün de keyfi bir şekilde kısıtlanması olanağı getirilmektedir.

Boyalı su insanlık dışı küçük düşürücü muamele niteliğinde

*Tasarıyla polisin zor ve silah kullanmasına ilişkin olarak iki önemli değişiklik öngörülmektedir. Bunlardan ilki, polisin artık zor kullanma yetkisi kapsamında boyalı su kullanılabilecek olmasıdır. Bireylerin bedeninde ve kıyafetinde uzun süreyle kalacak olması nedeniyle boyalı su uygulaması, insanlık dışı kabul edilebilecek nitelikte küçük düşürücü muamele niteliğindedir.

Söz konusu düzenlemeyle, demokratik hakkını kullanmak isteyen bireyler toplum önünde teşhir edilmektedir. Bu uygulama, bireyleri insan onuru ile bağdaşmayan bir davranışa tabi tutmak anlamına gelmektedir. 

Orantısız güç kullanımına yasal zemin

*İkinci önemli değişiklikse, polisin silah kullanma yetkisinin genişletilmesidir. Bu düzenleme, silah kullanımını kolaylaştırmakta ve orantısız güç kullanımına yasal zemin oluşturmaktadır. Düzenlemede modern kolluk tarafından uygulanması gereken ateşli silah kullanım yetkisinin aşamaları yer almamaktadır. Tüm modern toplumlarda ateşli silah kullanım yetkisinde kademelendirme söz konusudur. Bu kademelendirme ile fiili durumun gerektirdiği oranda güç kullanımı hedeflenmekte ve gereksiz sert müdahaleler önlenebilmektedir.

Suçla hiç ilgisi olmayan tüm karşıt birey ve gruplar dinlenebilecek

*Benzer şekilde önleme dinlemelerine sınırsız bir kredi verilmektedir. Uzun zamandır herkesin dinlendiğinden yakınan yürütme, bu düzenlemeyle suç işlenmesinin önlenmesi adı altında, suçla hiç ilgisi olmayan tüm karşıt birey ve grupların telefonlarının kolluk tarafından dinlenmesini mümkün hale getirmektedir.

İşlenmiş bir suçun aydınlatılması amacıyla dahi telefon dinlemesi sıkı koşullara bağlanmış ve ortada hiç bir suç ya da suç şüphesi yokken, üstelik hiçbir koşula da bağlı olmaksızın, kişilerin telefonlarının dinlenmesi kabul edilemez. Bu düzenlemeyle haberleşme özgürlüğünün içi boşaltılmaktadır.

Dinlemeye karar veren yargıç numaranın kimin olduğunu kontrol edemeyecek

*Bilindiği üzere, adli amaçlı telefon dinlemelerde dinleme kararını ağır ceza mahkemesi heyet halinde ve oybirliğiyle vermektedir. Buna karşın ortada hiç bir suçun olmadığı bir aşamada telefon dinleme kararı Ankara ağır ceza mahkemesi üyesi tarafından verilecektir.

Yine önleme dinlemesine karar veren yargıç, hangi numaranın kime ait olduğunu kontrol edememektedir. Buna imkân sağlayan bir mekanizma bilinçli olarak kurulmamaktadır. Dolayısıyla MİT, polis veya jandarma kimin telefonunu dinlemek istiyorsa, farklı isimler üzerinden ya da hayali suç isnatlarıyla dinlenebilecektir.

Dinleme süreçlerinin denetimi mekanizması da son derece yetersizdir. Önleme amaçlı telefon dinlemelerini denetleyeceği belirtilen kurumlar, zaten yürütmenin emrinde olan kuruluşlardır. TBMM’de oluşturulan komisyon ise sadece kendisine bu kurumlarca sunulacak raporlar üzerinden denetim yapabilecektir. Bu durum da meclis denetimini etkisizleştirmektedir.

Haksız gözaltılara kapı açılıyor

*Gözaltı yetkisi kolluğa verilmektedir. Düzenlemeyle kolluğa istediği kişiyi, herhangi bir makama açıklama dahi yapmak zorunda kalmadan, suçüstü halinde 24 saate, toplumsal olaylarda ise 48 saate kadar gözaltına alma yetkisi verilmektedir. Cumhuriyet savcısının bilgisi ve onayı olmadan yapılabilecek haksız gözaltılara kapı açılmaktadır. Diğer bir deyişle gözaltına alma konusunda Cumhuriyet savcısının denetimi kaldırılmaktadır.

Polise savcılar yerine vali ve kaymakamlar talimat verecek

*Temel hak ve özgürlükleri kısıtlama konusunda mülki idare amirlerine yetkiler verilmektedir. Bunlardan ilki, adli kolluğa suç soruşturmasına ilişkin talimat verebilme yetkisidir. Düzenlemeyle valilere ve kaymakamlara kolluk amir ve memurlarına suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması için gereken acele tedbirlerin alınması hususunda doğrudan emir verebilme olanağı sunulmaktadır. Bu yetkinin mülki idare amirlerine verilmesi açık bir biçimde erkler ayrılığına ve hukuk devleti ilkesine aykırıdır.

İçişleri bakanına savcılık yetkisi

*Benzer şekilde, valilere ve içişleri bakanına suçun unsurlarını belirleme yetkisi verilmektedir. Düzenlemeye göre şiddet olaylarının yaygınlaşmasıyla kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylara yönelik olarak alınan ve usulüne göre tebliğ veya ilan olunan karar ve tedbirlere aykırı davrananlar hapis cezasıyla cezalandırılmakta; kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmuş olup olmadığı hususu ise ilde vali, birden çok ili kapsayan olaylarda içişleri bakanı tarafından tespit edilmektedir.

Bu maddeyle vali ve içişleri bakanına savcılık yetkisi verilmektedir. Hürriyeti bağlayıcı bir ceza müeyyidesine bağlanmış bir suçun maddi unsurlarının tespiti konusunda vali ve içişleri bakanı yetkili kılınmaktadır. Vali ve içişleri bakanının böyle bir yetki kullanımı açık biçimde ‘fonksiyon gaspı’ niteliğindedir.

‘Parti kolluk gücü’ kuruluyor

*Her şeyden öte ‘parti kolluk gücü’ kurulmaktadır. Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkelerine göre yönetilen gelişmiş demokrasilerde, devlet ve devlet organları hukuk ilkelerine göre yönetilir. Hukukun uygulamaya geçmesi için kurulan kolluk güçlerinin, hukuku uygulama ve gerekirse yöneticilerinin dahi keyfi iradelerine karşı koyma konusunda kurumsal bir kültür ve özene sahip olması da son derece önemlidir.

Polis ve jandarma tasfiye ediliyor

*Düzenleme ile polis ve jandarma kurumları tamamıyla tasfiye edilmektedir. Kolluğun tasfiyesine yönelik bu düzenleme bir ıslah, reform ya da iyileştirme amacı taşımamakta aksine cumhuriyetin iki önemli teşkilatının kurum kültürü ve gelenekleri yok edilmekte ve böylece bu kurumlar kimliksiz hale getirilerek birer iktidar aygıtına dönüştürülmek istenmektedir.

Hükümet gibi düşünmeyen herkes tehdit altında

*Düzenlemenin yasalaşması halinde ‘parti kolluk gücü’ kurulacak, hukuku, kamu yararını ve meslek ilkelerini önceleyen saygın güvenlik mensupları ötelenecek, bunların yerine biat kültürüne göre hareket edecek kişiler yerleştirilecektir. Bu takdirde hükümet gibi düşünmeyen tüm bireyler fiziki ve cebri karşılık bulacak ve zor kullanma ile de karşı karşıya kalacaktır. 

Sipariş raporlar yazan müfettişlere koruma zırhı

*Sorumsuz denetim birimleri kurulmaktadır. Kamuoyunda bilinen ve ısmarlama teftiş raporları düzenledikleri iddia edilen müfettişlere ve diğer kamu görevlilerine karşı, yürüttükleri bu görevden dolayı anayasaya açıkça aykırı biçimde aleyhlerinde tazminat davası açılamayacağı kuralı getirilmektedir. Bir başka deyişle sipariş raporlar yazan müfettiş ve kamu görevlilerine koruma zırhı getirilmektedir.

Delillerin karartılması, birilerinin aklanması sağlanacak

*Düzenleme ile hukuka aykırı eylem ve işlemlerin önü açılmaktadır. Denetim elemanlarının, herhangi bir kaygı yaşamadan hükümetin emir ve direktifi ile kanuna aykırı davranmaları olanağı sağlanmaktadır. Düzenlemenin yasalaşması halinde, denetim elemanlarınca incelenen olayların üstünün kapatılması, gerçeklerin gizlenmesi, delillerin karartılması, birilerinin aklanması ve bu suretle yolsuzluk ve usulsüzlerin kamuoyundan gizlenmesi sağlanacaktır.

Otoriter devlet modelinden totaliter devlet modeline

*Sonuç olarak, otoriter devlet modelinden totaliter devlet modeline geçiş yapılmaktadır. 

Devlet adı altında siyasal iktidarın yüceltildiği ve yöneticilerin arzularının, hukuka uygunluk değerlendirmesine tabi tutulmadan, kutsal irade olarak bireylere ve topluma dayatıldığı bu uygulamanın otoriterlik olduğu konusunda toplumun bütün kesimleri arasında bir düşünce birliği bulunmaktadır. Bununla birlikte, yürütme kaynaklı uygulamalarda gelinen nokta otoriterliği aşmış, totaliterliğe ulaşmıştır.

Tarihsel bir özentiyi de içinde barındıracak şekilde toplumun bütününün yeniden inşası amacına dayanan yönetim, dini bütün insan yetiştirme ambalajıyla itaatkâr kitleler inşa etmeye çalışmaktadır. 

Modernite öncesi bir hukuk ve devlet yönetimi

*Pakete genel olarak bakıldığında, modern toplumun egemen paradigması olan temel hak ve özgürlükler zayıflatılmakta, ancak yargı kararı ile getirilmesi mümkün kısıtlamalar idare tarafından alınabilecek hale getirilmekte, böylece tasarıyı yasalaşmak üzere parlamentoya gönderenlerin zihin kodlarında aydınlanma ve modernite öncesi bir hukuk ve devlet yönetimi olduğu ortaya çıkmaktadır.

Birey daha az özgür olacak

*Bu paketin yasalaşması halinde, modern ve genç Cumhuriyetin uzun yıllar ve büyük uğraşılar sonrasında elde ettiği kazanımlardan olan yurttaşlık bilinci, bireysellik, erkler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, hukuk devleti, modern devlet idaresi ve yerleşik kurumsal kültür, telafisi uzun yıllar alacak şekilde yara alacaktır. Birey daha az özgür olacak, toplumun huzur, mutluluk ve yaşam kalitesi daha da düşecektir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.