İlker Başbuğ 24. maddeyi hatırlattı

Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda, "Atatürk Özel Anma Töreni" kapsamında, "Doğumunun 129. yıl dönümünde asker ve devlet adamı Atatürk" konulu panelin sonunda konuşma yaptı.

Orgeneral Başbuğ, panelde konuşan Altemur Kılıç'ın, "Orduyu yıpratmak için içeriden ve dışarıdan yapılan saldırılar beni çok üzüyor. Her asker tutuklandığında canımdan can gidiyor. Ordu-milleti kaybedersek geri almamız mümkün değil" sözleri üzerine, Kılıç'ın bu duygularına saygı duyduğunu ve paylaştığını belirtti.

Orgeneral Başbuğ, "Şundan emin olmalarını istiyorum; TSK bu süreçten daha güçlü olarak çıkacaktır" dedi.

Bugünkü Anayasa'nın 24. maddesine göre kimsenin devletin sosyal, ekonomik, siyasi, hukuki temellerini kısmen de olsa din kurallarına dayandıramayacağını, bunun çok açık olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, "Türkiye'de herkes Anayasa'nın 24. maddesine uygun hareket ederse Türkiye'de hiçbir sorun kalmaz" diye konuştu.

Panelde yapılan konuşmaları değerlendiren Orgeneral Başbuğ, panelde Prof. Dr. George Gawrych tarafından üzerinde konuşma yapılan Mustafa Kemal Atatürk'ün "Zabit ve Kumandan ile Hasb-ı Hal" adlı eserine değinerek, bu kitabın okunmasıyla Atatürk'ün düşünce sisteminin daha iyi anlaşılacağını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu ve gelişiminin "bir devrim ve mucize" olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, bu devrimi gerçekleştiren Mustafa Kemal Atatürk'ün çok büyük asker ve siyaset adamı olduğunu kaydetti.

"Atatürk'ü ne kadar anlatabiliyoruz?"

Üzerinde durulması gereken en önemli konulardan birinin Atatürk'ün üstün dehası olduğuna dikkati çeken Orgeneral Başbuğ, "Eğitimde, öğretimde Atatürk'ün bu boyutunu, dahiliğini, entelektüel birikimini yeni nesillere ne kadar anlatabiliyoruz?" sorusunu sordu.

Atatürk'ün neler yaptığını anlatma konusunda yeterli olunmadığını vurgulayan Orgeneral Başbuğ, Atatürk'ün dehasını verimli şekilde kullanmasına imkan veren bir yöntemi, sistemi olduğunu kaydetti.

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin bilim ve akılcılığı rehber aldığını ve dogmaları kabul etmediğini belirten Orgeneral Başbuğ, bilim ve akılcılığın rehber alınmasıyla ulaşılacak sonucun laik düşünce sistemi olduğunu söyledi.

Atatürk'ün dine ilişkin sözlerinden örnekler veren Orgeneral Başbuğ, bu sözlerde dinin önemli olduğunun vurgulandığını ve Cumhuriyetin ve demokrasinin sağlıklı işleyebilmesi için dini alanın nasıl sınırlandırılması gerektiğinin altının çizildiğini anlattı.

Orgeneral Başbuğ, sorunun din duygularının alet ve araç olarak kullanılması olduğunu belirtti.

"Keşke daha uzun yaşasaydı"

Atatürk'ün demokrat ve hürriyetçi bir kişiliğe de sahip olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, "Atatürk'ün yaptığı, attığı her adıma baktığınız zaman mutlaka her yaptığında hukukla bağlantı var. Örneğini bulmak çok zor" dedi.

Atatürk'ün her zaman, yaptığı bütün faaliyetleri kurumsallaştırmaya çalıştığını söyleyen Orgeneral Başbuğ, Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için İstanbul'dan ayrılırken dahi TBMM'yi kurma planları yaptığını söyledi.

Atatürk'ün gerçekçi ve pragmatik bir lider olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, Atatürk'ün ütopik ve hayaller peşinde konuşan bir kişiliğe sahip olmadığını söyledi.

Atatürk'ün, halka ulus bilincinin aşılanmasını sağlayan milli eğitimin başarının ön koşulu olduğuna inandığını vurgulayan Orgeneral Başbuğ, ulus devleti yaşatacak olan ulusu yaratmada öğretmenlere çok güvendiğine dikkati çekti. Orgeneral Başbuğ, "Keşke daha uzun süre yaşasaydı da şu milli eğitim konusunu istediği noktaya getirebilseydi" dedi.

Atatürk'ün topluma her zaman gerçekleri söylemenin, doğruları ifade etmenin önemine ilişkin sözü bulunduğuna da işaret eden Orgeneral Başbuğ, Atatürk'ün bir diktatör olmadığını çok sade bir insan olduğunu vurguladı.

Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay Karargahı'nda Atatürk Özel Anma töreni kapsamında düzenlenen panele verilen arada basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ege'deki uçuşlar

Bir gazetecinin, Ege'deki uçuşlarla ilgili daha önce açıklamalarının olduğunu hatırlatması ve bu konuda bir gelişme olup olmadığını sorması üzerine, Orgeneral Başbuğ, Brüksel'de 15 gün önce NATO Genelkurmay Başkanları toplantısı sırasında Yunanistan Genelkurmay Başkanıyla özel bir görüşme yaptığını söyledi.

Orada iki silahlı kuvvetler arasında güven artırıcı tedbirler kapsamında yapılanları konuştuklarını, bu tedbirler üzerinde daha da fazla durulması, genişletilmesi gerektiğini ifade ettiklerini kaydeden Orgeneral Başbuğ, bu konuda en büyük riskin hava kuvvetleri ve havada olan olaylar olduğunu söyledi.

Orgeneral Başbuğ, Türkiye'nin eğitim amaçlı uçan uçaklarının baştan beri silahsız uçtuğunu, sadece onları koruma görevi alan çok az sayıda uçağın silahlı uçtuğunu anlattı.

Yunanistan'a ait uçakların silahlı uçtuğu konusunu Yunan Genelkurmay Başkanına tekrar söylediğini, "kaldıralım bu silahları, ileride olabilecek tehdit derecesini azaltırız" dediğini ifade eden Orgeneral Başbuğ, Yunan Genelkurmay Başkanının buna karşılık, bu konuyu düşüneceğini ifade ettiğini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da Yunanistan ziyareti kapsamında benzer şeyleri dile getirdiğini söyledi.

Bu konunun yanında hava kuvvetlerinde karşılıklı tanıma, "code of conduct" diye bir konu olduğunu ifade eden Orgeneral Başbuğ, bunun da önemli olduğunu vurguladı. Hava Kuvvetlerinin uçuşlarının bazen yanlış değerlendirildiğine de dikkati çeken Başbuğ, şöyle devam etti:

"Hava kuvvetlerimiz varsa ki, var elbette. Bu pilotlarımızın savaş hazırlığını tutmak zorundasınız. Pilotlarınızın savaş hazırlığını nasıl tutacaksınız? Mutlaka pilotlarınızın belirli saat uçması lazım. Pilotu uçuramazsanız o zaman hava kuvvetinin anlamı kalmaz. Bazıları yanlış değerlendiriyor, 'şu kadar maliyeti var uçuşları azaltalım' diyor. Uçuşları en az limitte yapıyoruz. Onun altına düşürürsek, pilotlarımızın o zaman savaş hazırlık seviyesi düşecek, bu olmaz, kabul edemeyiz."

Uçuş saatlerinin azaltılması isteğine tepki

Uçuş saatlerinin azaltılması konusundaki yaklaşımın doğru olmadığını vurgulayan Orgeneral Başbuğ, Hava Kuvvetleri pilotlarının savaş hazırlık seviyesinin belirli bir noktada tutulması gerektiğini söyledi.

Orgeneral Başbuğ, "Biz uçuş saatlerini olabilecek en düşük uçuş saatleri seviyesinde tutuyoruz. Onun dışında tabii ki, Ege'nin uluslararası hava sahasında uçacağız. Çünkü bir noktada deniz üzerinde de uçuş eğitimini yapmak zorundasınız. Biz bir bölümünü yapıyoruz. Bir bölümünü de elbette Akdeniz'de yapıyoruz ağırlıklı olarak" dedi.

Özellikle Hava Kuvvetleri arasında karşılıklı ziyaretlerin olmasında yarar gördüğünü ifade eden Orgeneral Başbuğ, bunu her zaman teklif ettiklerini, Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetlerinin de önemli olduğunu söyledi.

Orgeneral Başbuğ, "Bizim hiç bir zaman amacımız Ege'de sorun, kriz çıkarmak değil. Sadece Silahlı Kuvvetler olarak Silahlı Kuvvetlerimizin, Hava Kuvvetlerimizin eğitim seviyesini tutmak amacındayız" diye konuştu.

Genelkurmay Başkanlığı düzeyinde Yunanistan'a ziyaret olup olmayacağı yönündeki soru üzerine Orgeneral Başbuğ, daha önce bir ziyaret planlandığını, davet aldığını ancak Yunan Genelkurmay Başkanı'nın görevden ayrılması sebebiyle bu ziyaretin ertelendiğini söyledi.

Orgeneral Başbuğ, "Davet gelirse seve seve ben de giderim, elbette diğer komutanlar da gider" dedi. (Cnn Türk)






Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.